Yazı Detayı
10 Nisan 2017 - Pazartesi 09:19 Bu yazı 488 kez okundu
 
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 1
Emine GÜLLÜOĞLU
eminegulluoglu@gmail.com
 
 

Kış gecelerinin en zevkli yanı hikayelerdi. Bu kurtuluş savaşı hikayesi olunca daha da bir güzel oluyordu. Hele onu anlatan kurtuluş savaşını yaşamış biri olunca bu daha da anlam kazanıyordu.
Halam kız Fatma 20 yaşlarında kurtuluş savaşını, Urfa'nın acı,tatlı bütün yaşadıklarını bu kadim şehirle birlikte yaşamış bir kadındı. Ne zaman kurtuluş savaşını hatırlasa göz yaşları yanaklarını yalayarak aşağılara süzülür dururdu.
Mercimek unundan, arpa unundan nasıl ekmek yapıp yediklerini bunları Fransızlarla savaş halinde olan çetelere gizlice nasıl gönderdiklerini anlatırken gözleri yaşarırdı. Halam bunları anlatırken nasıl kötü günler yaşadığı yüz hatlarından mimiklerinden belli oluyordu. Sanki hala o günleri yaşıyor gibiydi.
Çift kubbeye ve kalenin arkasına karargah kuran çetelere kırk elli metrelik kuyulardan nasıl su çektiklerini bu suyu çetelere taşıdıklarını büyük bir gururla anlatırdı . O günleri yeniden yaşıyormuş gibi gözyaşı dökerdi .Urfa nın kurtuluşunda payı olan Amcası Güllü zade Osman efendiden gururla bahsederdi.
1-Güllü zade Osman Efendi,
2-Belediye Reisi Hacı Mustafa Efendi,
3-Barutçu Zade Hacı İmam Efendi,
4-Molla oğlu Mahmut Efendi,
5-Polis Komiserliğinden müstafi Arabî zade Şakir Efendi,
6-Tüccar Kamil zade Hacı Mustafa Reşit Efendi,
7-Esnaftan Şelli zade Ali Efendi,
8-Tüccardan Nebo Zade Hacı İmam Efendi,
9- Eşraftan Hacı Bedir ağa zade Halil Ağa,
10-Jandarma Tabur Mülhakı İzmirli Adil Hulusi Efendi,
11- Takım Kumandanlarından mülazımı evvel Hüseyin Pertev Efendi,
12-Jandarma Çavuşu Sofi oğlu Hacı Mustafa Çavuş.
Güllü zade Osman efendi. Fransızların Urfa halkının toplanmalarını yasakladığı bir dönemde On iki arkadaşıyla olan ilk toplantılarını büyük
bir cesaret göstererek 4 eylül 1919 da kendi evinde yapmıştır. Komşusu Ali Şelli aracılığıyla bu kişilere haber göndererek toplanmalarına vesile olmuştur. Hacı Mustafa'ya Urfalılar yan gelip yatmaktan başka bir şey yapmıyor diyen bir zatı da davet etmiştir Yatsı namazından sonra oğlu Müslüm'ü Hasan paşa camisine gönderir. Camide bulunan mermer sütünün yanında biraz bekledikten sonra caminin batı tarafına geçmesini orada da biraz durduktan sonra tekrar mermer sütünün yanına gelmesini ve biraz durduktan sonra eve dönmesini söyler . oğlu Müslüm kendisine tembihlenenleri aynen uygular ve eve döner. Eve girer girmez arkasından kapı çalınır. Babası kapıyı açmasını söyler kapıyı açınca hiç tanımadığı bir adam ve kendisine doğrultulmuş bir silahla karşılaşır. Babasının sesi onu kendine getirir.
"oğlum misafirimizi kapıda bekletme, içeriye alsana.
Gelen kişi sonradan öğrendiğine göre Ali Rıza diye biridir. O gece kapıyı çalıp parola süngü diyen bir gurup insan Güllüzade Osman ın evinde toplanmış. Urfa nın kurtuluşuna kadar mücadele edeceklerine dair Kuran-ı Kerim üzerine yemin etmişler. On ikilerin toplandığı gece bir şeyler olacağını sezen kadınlar bile gizlice(bu konuyu romanımda teferruatlıca anlatacağım) gözcülük yapmışlar. Kelle Bakır adında on bir, on iki yaşlarında bir çocuk on ikiler arasında kuryelik yapmış. çocuk olduğu için kimse kendisinden şüphelenmemiş. On ikiler ikinci toplantılarını Ömer iye camisinde , üçüncü toplantılarını da eski davar mezat nın yanındaki kahvede yapmışlar. Değişik yerlerde toplanmalarının amacı kimsenin kendilerinden şüphelenmemesi ve her hangi bir baskına maruz kalmamaları içindi. Şehit kanıyla sulanan bu Vatan toprağının altında yüzlerce Mehmetçik yatmaktadır. Atatürk bu güzel cennet Vatanı siz geleceğin gençlerine armağan etmiştir. Düşmandan kurtardığımız bu Vatan nın kıymetini bilin. Atatürk ün dediği gibi. Bundan sonra muhafaza ve müdaafa etmek siz gençlere düşer derdi.
Güllü zade Osman efendinin karne zamanında ambar ettiği bütün Buğdayını öğütüp çuvallarla halka dağıttığını ballandıra, ballandıra anlatırdı. Onun üstüne çıkan manileri de büyük bir zevkle söylerdi. O günlerde Urfa kan ağlıyordu. Müslüman halk savaştan sonra aç, işsiz, perişan ve sefil olmuştu. Urfa lılar o güne kadar kaybetmiş oldukları değerlerini yavaş, yavaş yeniden kazanmaya başlamışlardı. Ama tutunacak dalları kalmamıştı. Şimdide yoksulluk başlamış, geçim derdine düşmüşlerdi. Kimsenin elinde avucun da bir avuç unları yoktu ki ekmek yapıp yesinler. Karne ile verilen ekmek kimseyi doyurmuyordu. Dağlarda ot kalmamıştı. halk dağlardan toplanan çistok adlı bir dikenli ot ile bulamaç yapıp açlıklarını bastırmaya çalışıyorlardı. Dağlardaki otları yiyen insanların elleri ayakları şişiyordu. Açlık hat safhada idi. Açlıktan bir sürü insan hayatını kaybetmişti. Nerede bir At, Eşek, Deve görülse hemen kesiliyor etleri iki dakikada kapışılıyordu. kıtlık senesini de 1942 de ki karne senesini de yaşayan Komşumuz Rebey Haşim vardı. her zaman o günleri anlattığında gözyaşlarına boğulurdu. çünkü kız kardeşi açım diye, diye can vermiş. Dayısı, dayısının eşi, ve çocukları da ailece açlıktan ölmüşler. Rebey Haşim in Anne side
çocuklarına kesilen hayvanların etinden eline geçmeyince. kanından bile çoraba yapıp çocuklarına içirmişti. Karne senesi başlamıştı. Kerkes bir parça ekmeği karneyle alıyorlardı.
Urfa'nın ileri gelenleri ellerinden geldiği kadar halka yardım etmeye çalışıyorlar ellerindeki yiyecekleri onlarla paylaşıyorlardı. Hacı Hamza efendi her sabah evinde yaptırdığı ekmekleri adamı İbo safi eliyle fakir halka dağıttırıyordu. Güllü zade Osman efendi de kendi imkanlarıyla halka yardım etmeye çalışıyordu. Kurtuluş savaşından sağ kurtulan Urfa halkı bir lokma ekmek için ölemezdi. Osman efendi buğdaylarını koyduğu ambarların kapılarını duvarla ördürmüştü. Ördürdüğü Ambarların kapılarını açtırdı. ambar ettiği buğdayını kendi un fabrikasında un haline getirip halka dağıtmaya başlamış. Bunu duyan belediye zabıtaları Güllü zade Osman nın un fabrikasına mühür vurup gitmişler. Onlar gittikten sonra Güllü zade Osman efendi kapatılan fabrikanın mühür üne el vurmamış ama fabrikanın kapısını yerinden söktürmüş. bütün unlukları çıkarmış. Hiç bir kargaşa ya meydan vermeden unlukların hepsini fakir fukaraya dağıtmış. Çuvalları teneke ve kutularla doldurmuş. Kapıyı yeniden yerine taktırmış. Daha sonra fabrikaya gelen belediye yetkilileri çuvalların içinde un yerine eski tenekelerle karşılaşmışlar. Fabrikayı mühürlerken torbaların içine bakmayan belediye memurları bir şey ispat edememişler. Bu olay Urfa halkının çok hoşuna gitmiş olmalı ki ondan sonra Güllü zade Osman efendinin üstüne mani çıkarmışlar

Hayatları değil mi ?
Taşını saydım yüz yirmi.
Güllüler de bir gül var.
Güllüzade Osman değil mi?

Merdiven basamak, basamak
Çıkma yukarı yasak
Güllü Osman'ı çağırın
Unluğuna mühür basak

Fabrikanın başıdır
El vurmayın taşıdır
Güllü Osman'ı sorarsanız
Belediyenin başıdır

Güllü zade Osman efendi belediyede sözü geçen bir insandı . Urfa nın kurtuluşunda rol oynayan büyük insanlardan biri idi. Urfa nın tanınmış eşraflarındandır bileği ve yüreği güçlü bir insandı. Çeteler için zenginlerden yiyecek topluyorlardı. Çok zengin olan bir zatın bir şey vermek istemediğini duyan Güllü zade Osman buna çok kızmış bu vatan hepimizin, hepimiz gücümüzün yettiği kadar değil. Hatta gücümüzün üstünde yardım etmeliyiz demiş. Ertesi gün sabah damdan adamlarını Hasan efendinin evine indirmiş. Kilerinde bulunan bir kazan yağın kulpuna adamlar sopa geçirip kadınların şaşkın bakışları arasında sırtlarına alıp kapıdan çıkmışlar. Eve geldiğinde olanları duyan Hasan efendi evime girecek kadar cesaretli olan bu kişi
Güllü zade Osman dan başkası değildir. Demiş ve işin ciddiyetini anlayıp evinde bulunan ne kadar erzak varsa hepsini kendi elleri ile Güllü zade Osman'a göttürmüş ve yaptığı yanlışlıktan dolayı affını rica etmiş. Güllü zade Osman ve arkadaşları Bir gece Arabi zade Reşit efendi ve Urfa'nın diğer zenginleri gibi kendilerine devamlı maddi yardım sağlayan Amcazadesi Hacı İbrahim Güllü oğlunun evine davetliydiler. Bütün arkadaşlar zamanında geldiği halde Belediye Reisi Hacı Mustafa gelmemiş herkes merak içinde onu bekliyordu. Nihayet Hacı Mustafa teşrif etmişti. Rengi ben beyaz olmuştu çok üzgün ve kederli bir hali vardı. Arkadaşları bir şey olduğunu anlamışlardı. Telaşla sordular.
"Hayrola Hacı ne oldu"
"Sormayın bu gün Fattaney Behiye si adında bir kadın yanıma geldi. bana
"Hacı Mustafa. Hacı Mustafa siz iş yapamıyorsanız al bu baş örtümü sen ört , fesini de ver ben takayım.
"kadın sen ne biçim konuşuyorsun delirdin mi? "
"tabi ki deliririm bugün Vezir hamamında kadınlar yıkanırken oraya yakın postane yi bekleyen iki Fransız Askeri hamama girdiler kadınlara el atmaya kalktılar. Bizde onları peştamal ve hamam taslarıyla kovaladık. Anlayacağın namusumuz elden gidecek efendiler " Dedi .
Herkes şaşkın vaziyette Hacı Mustafa yı dinliyordu. Hacı Mustafa "Arkadaşlar bu güne kadar namusumuzla şerefimizle yaşadık . bizim bu memleketten göçüp gitmemize imkan yok hepimiz toprak sahipleri insanlarız. Şunu iyi bilin ki bu gün hamama giren Fransız yarın kapınızın önüne çatmasını asar içeriye girer, o zaman eviniz size haram olur." Devamı yarın...

 
Etiketler: 11, NİSAN, , KURTULUŞ, HİKAYESİ, , 1
Yorumlar
Diğer Yazılar
HİÇ BİR GÜÇ TÜRKİYE’Yİ DURDURAMAZ
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 3
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 2
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI 11 NİSAN 1920
TERZİ KIZI
KOMŞULUK HAKKI
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
KOMŞULUK HAKKI
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 3
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 2
BU NE ŞİDDET BU CELAL
REFERANDUMDA EVET Mİ HAYIR MI?
BU MİLLET YENİ BİR TARİH YAZMIŞTIR
KOMŞULUK HAKKI
HAİN İÇERİDEN OLUNCA KAPI KİLİT TUTMAZMIŞ
KÜRT, TÜRK, ARAP HEPİMİZ KARDEŞİZ
NASIL BİR GENÇLİK YETİŞİYOR
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
BOŞANMALAR NEDEN FAZLALAŞTI
11 NİSAN KURTULUŞ SAVAŞI VE KÖRELEN MİLLİ DUYGULARIMIZ
ÖLDÜRÜLEN BİN KADIN VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
BERDEL
SİGARA=ÖLÜM
TERZİ KIZI
SEN HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN
DERDİNİZ ÖZGÜRLÜK DEĞİL
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
SEÇİMİN ARDINDAN
İSTANBUL DENİNCE AKLA FATİH SULTAN MEHMET GELİR
SEÇİM ARENASI RİNG BAŞLADI
KENDİ MEMLEKETİMİZDE YABANCI OLDUK
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ
KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN İKİ KAHRAMAN KADINI
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
KARACADAĞ’A SAHİP ÇIKMAYANLAR UTANSIN
AVRUPALILAR KENDİLERİNE OSMANLIYI HATIRLATAN TÜRKLERİ SEVMEZ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ ROMALI PUTPEREST VE AZİZLERDEN KALMA BİR GÜN
KAZANCI BEDİH EFSANESİ
KADIN CİNAYETLERİNİN KORKUTUCU BOYUTLARI
DUYURULUR BELEDİYE’NİN SORUMLULUKLARI VE GÖREVLERİ
URFA'YI ANLATAN REZİL DİZİLERE KİM DUR DİYECEK
YÖREMİZDE KADININ HAYATINDA YOK, YOK
ÖLÜMLERİNİN 6. YILIDA ANNEM VE SERDAR GÜLLÜOĞLU
BABALAR GÜNÜ
12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
URFA KURTULUŞ SAVAŞINDAN KURTULUŞ MÜZESİNE
URFA YİNE SİYASET DERSİ VERDİ
SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 17.08.2018
Bugün
25° - 41°
Cumartesi
26° - 42°
Pazar
28° - 39°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.08.2018
İmsak
04:05
Sabah
05:36
Öğle
12:36
İkindi
16:19
Akşam
19:24
Yatsı
20:47
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı