Haber Detayı
29 Temmuz 2016 - Cuma 09:43 Bu haber 1855 kez okundu
 
Yalçın: 15 Temmuz bir milattır
15 Temmuz darbe kalkışmasını ve halkın milli iradeye sahip çıkmasını HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Lokman Yalçın ile konuştuk.
Röportaj Haberi


 Röportaj:  İshak Polat /  Darbeye ilk tepkiyi verenlerin başında gelen HÜDA PAR camianın darbelere ilişkin görüşlerini sorduğumuz Lokman Yalçın’dan aldığımız cevaplar

15 Temmuz darbe gecesinde neler yaşadınız?

Darbe gecesi misafirlikteydim. Bir ilçe başkanımız beni arayarak sosyal medyada darbe söylentilerinin olduğunu, Boğaz Köprüsünün kapatıldığını söyledi. Önce şaşırdım ve böyle bir şeşin olmayacağını düşündüm.  Ama TV’yi açınca ciddi bir darbe kalkışması olduğunu görünce hemen eve dönerek Genel Merkez ile görüştüm. Genel Merkezimiz ile görüşme sırasında ve henüz Cumhurbaşkanımız halkı meydanlara davet etmeden birçok ilde parti mensuplarımız sahaya, meydanlara inmişti bile. Batman, Diyarbakır, Bingöl, Mardin gibi illerde partililerimiz meydana çıkmışlardı. Bizde HÜDA PAR ( Hür Dava Partisi) olarak aldığımız kara ile çeşitli sosyal medya araçları vasıtası ile üyelerimize ve partililerimize meydanlara inmeleri konusunda mesaj verdik ve meydanlara indik. Şanlıurfa’da il teşkilatı ve partililer olarak ilk meydanlara inenler arasındaydık.

Meydana ilk inen ilk siyasi partilerdensiniz. Neden böyle bir tepki verdiniz?

Biz parti olarak darbelerin sonuçlarını en iyi bilen bir camiayız. Gerek 90’lı yıllarda gerek 28 Şubat sürecinde 25.000 Müslüman, mütedeyyin insanımız gözaltına alındı. Ve aynen bu yapı tarafından gözaltına alındı. Tabii o zamanlar daha bu yapının çok fazla ismi, cismi yoktu. Ama biz camia olarak bu yapının varlığından haberdardık. İşte bu süreçlerde 25.000 camilerde Kur-an dersi veren Kur-an dersi alan insanımız çeşitli kumpaslarla gözaltına alınarak çok ağır cezalara çarptırıldı. Bu insanların arasında işkencelerde hayatlarını kaybedenler, sağlıklarını yitirenler oldu. Biz bunu bildiğimiz için yani kimler tarafından yapıldığını ve ilk ipe çekileceklerin, zulüm göreceklerin Müslümanlar olduğunu, darbe sonrasında mağdur edilecek kesimin İslami kesim olacağını anladığımız için darbe girişimine karşı meydanlara inmesi gereken kesimin İslami camia ( STK, Dernek; Siyasi Parti, Cemaat, gibi) olması gerektiğini düşünerek ve bizde İslam’ı referans alan bir parti olmamız ve geçmişte bu yapının mağduru olarak ilk bizlerin meydana inmesini gerektiğini düşünerek hemen tepkimizi gösterdik.  Bu şuurla meydanlara indik ve hatta Genel Merkezimizin kararını açıklayana kadar defalarca telefon edilerek kararın ne olduğunu heyecanla camiamız mensupları sabırsızlıkla sordu. Öyle ki birçok yerde Genel Merkezimizin kararı açıklanmadan meydanla inen camiamız insanı oldu.

15 Temmuz darbe girişiminin amacı ve perde arkası konusunda sizin düşünceleriniz nelerdir?

Öncelikle ; Syks- Picot anlaşmasında bu yana bu bölgede bir çok ayak oyunun oynandığını ve oynanacağının altını çizmek istiyorum. Osmanlı yıkan, bölgeyi parlayan bu oyunlar, planlar bölgeyi istikrarsızlaştırmak, İslamsızlaştırma ve insansızlaştırmak projesinin birer parçası olarak uygulanıyor. Mısır, Suriye, Irak gibi bölge ülkelerinde yaşanan, Ülkemizde yaşatılmak istenen ve Ülkemizin doğusunda yaşananlarda bu projenin ürünüdür. Bu bölgede yapılan tüm darbeler, darbe girişimlerinin arkasında Amerikan ve Batı Emperyalizmi, İsrail vardır. Mısır’da Sisi, Türkiye’de FETÖ gibi yetiştirdikleri insanlar ise sadece bunların piyonudur. 15 Temmuz darbe girişimin arkasındaki FETÖ örgütü İslam’ı, Allah’ı kullanarak bir camia oluşturarak ülkenin en zeki, dinamik ve gelecek vaat eden çocuklarını, gençlerini alıp yetiştirip belli bir eğitimden geçirerek bu duruma geldiler. ( Ki biz hala bu insanların bu çocukları nasıl bir eğitimden geçirdiğini ve beyinlerini nasıl bu kadar yıkayabildiklerini anlayabilmiş değiliz) İşte özetle bu darbe girişimi Batı emperyalizminin ve onların ağa babası İsrail’in FETÖ eli ile uygulamaya koyduğu bir girişimdir. Yoksa bu işin arkasında sadece Pensilvanya Zatı yoktur. Bunlar sadece figürdür. Bu darbenin arkasında nasıl PKK’nın arkasında başka ülkeler varsa aynı ülkeler de bu darbenin arkasındadır. C.I.A, Mossad gibi örgütlerde işin içersindedir ve ileriki günlerde bu konular daha da netleşecektir.

Güneydoğu illerimizde Kürt sorunun kaşınmasında, Barış Sürecinin sabote edilmesinde ve tekrar çatışma ortamına dönülmesinde FETÖ/PDY’nin provokasyonları gün yüzüne çıkıyor. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Bu örgütün en mağdur ettiği camia bizim camiamızdır. Bu örgüt yıllardır Amerika’nın, C.I.A’nın bölgede uygulamak istediği projelerin uygulayıcısı oldu. Biz bu yapının varlığından haberdardık. FETÖ/PDY örgütü bölgede tehdit olarak algıladığı insanları birçok kumpaslarla içeri aldılar, cezalandırdılar. İnsanımız çok ağır travmalar yaşadı. İşte bölgede projelerini uygulamaya koymaya çalışan bu örgüte karşı İslam’ı referans alan bir parti ve cami olarak teslim olmadığımız, boyun eğmediğimiz için hedef alındık. Bundan dolayı bizim camiamızın üstüne geldiler. Bu güne keder bu örgütle dirsek teması olmayan tek camia HÜDA PAR camiasıdır ve bunun bedelini de ağır ödedik. Bundan da hiç pişman değiliz. İşte yıllar öncesinde Müslümanlara yönelik kurulan bu tuzağı anlattığımızda,  insanlarımızın bir kısmını ikna ettik ama büyük bir çoğunluğu da bunu görmemezlikten geldi. Yani biz bu tehlikenin boyutlarını yıllarca halkımıza anlatamadık, kendimizi ifade edemedik. . Anlattığımız zamanda bu örgüt tarafından fitneci, provokatör olarak nitelendirildik. Hatta bizi yalancılıkla suçladılar ve bizde HÜDA PAR camiası olarak konuşmama kararı aldık. Er-geç  Allah-u Teala bi zalimlerin maskesini ortaya çıkartacaktır dedik. Özellikle 90’lı yıllarda Diyarbakır’da PKK’nın önün açan, gençleri PKK’nın kucağına iten bir çok olayın failleri arasında bu örgütte vardır.  . Dindar insanlar cezalanılırken, faili meçhule kurban giderken yapılan hukuksuzluğu ifade edemedik. Ben kendimde gerek 90’lı yıllarda gerekse 2000’li yıllarda gözaltına alındım, orada neler yaşandığını  gözlerimizle gördük. Gözaltlarında bizlere şunları söylüyorlardı; “sizi öyle itibarsızlaştıracağız ki insanlar sizi  gördüklerinde yüzlerinize tükürecek. Çocuklarınız sizi babalıktan reddedecek” diyorlardı. Biz o zaman Allah’a sığındık. Çünkü zayıftık, gücümüz yoktu. Devletin bütün gücü onlardaydı ve insafsıca saldırıyorlardı. Hamd olsun bugün darbe kalkışması ile bu yapının kirli yüzü ortaya çıktı. Onlar dün bize bu lafları söylerken bugün kendileri zillete düştü, halk onların yüzüne tükürüyor, eşleri kendilerini boşuyor. 

Günümüzde referansını İslam’dan aldığını söyleyen bazı örgütler masum kanı akıtıyor. Bu konuda sizin düşünceleriniz nelerdir?

Bir insanda izzet varsa o insan mümindir. İzzeti veren ise Allah’tır. Zelil eden de Allah’tır.  Eğer bugün bu zillet yaşanıyorsa demek ki bunların müminlikle bir alakası yok. Ben referansımı İslam’dan alıyorum demek o insanın İslam yolunda gittiğini göstermez.  Söyleme değil amele bakmak gerekir. Müslüman feraset sahibi, akil sahibi olmalıdır. Allah bizi düşünmeye, akıl etmeye davet eder. FETÖ/PDY’nin bir çok medya kuruluşu vardı. Bu medya kuruluşlarının dizileri vardı, reklamları vardı, Pensilvanya Zatı dönem dönem gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyordu. Feraset sahibi insanlar bunların İslam ile alakasının olmadığını görebilirdi. Mesela; “Tek Türkiye” dizisi ile tüm Kürtler terörist gibi gösterilirken hiç kimse bu fitneyi görmedi mi? Biz bu yapıyı 20 yıldır biliyorduk ve sesimizi kimseye duyuramadık. İşte bu takkiyeciler uçaklarla, helikopterler ile insanımıza saydırdı ve bir çok masumun kanını akıttı. Belki darbede başarılı olsalardı binlerce insanın kanını akıtacaklardı. Kısacası Referansını İslam’dan aldığını belirtmelerinin çok önemi yok, icraata bakmak lazım.

Sizin gücünüz yetmedi diyelim Devlet, AK Parti hükümetleri bunu görmedi mi?

Bu yapı 40 yıldır faaliyette. Bir üst akılın projesidir ve öyle ince hesaplanmış ki yıllarca insanlar bundan şüphelenmedi. Ama daha sonra benim kanaatime göre devlet ve AK Parti Hükümetleri bu tehlikenin farkına vardı ve müdahale için doğru zamanı bekledi. Çünkü adamlar devleti ele geçirmişler. Bunlarla mücadele etmek için kamuoyunun hazır olması ve yapının tam anlamı ile ortaya çıkartılması gerekiyordu. Çünkü yıllardır bu yapının uyguladığı öyle kirli ve karmaşık bir durum vardı. Bu yapının ortaya çıkartılmasın mücadelesinde Hükümetin yanında olduğumuzu da ifade etmek isterim.  Çünkü FETÖ/PDY çok insanın canını yaktı, itibarsızlaştırdı. Bugün farkına bakıyoruz ki bir çok karanlık bu örgüt var. Belki Roboski katliamının, Rus uçağının düşürülmesi, Cizre’deki saldırının, 6-7 Ekim vandalizminin altyapısın oluşturulmasını emrini bunlar vermiştir. Bunların açığa çıkartılması devletin görevidir ve biz bu konuda hükümeti  destekliyoruz. 

PKK ve FETÖ/PDY’nin işbirliği iddiaları konusundaki düşünceleriniz öğrenebilir miyiz?

Biz bunların aynı merkezden yönetildiğine inanıyoruz. Öyle  biliyor ve görüyoruz. 6-8 Ekim olaylarında Van’da TOMA aracı sağlam aracı yanan araca doğru itip alevlerin daha da artmasını istiyorsa, sokakların daha da karışmasını istiyorsa durup düşünmek lazım. Bölgede 30 yıldır kan ve şiddetin sona ermemesinin sebebi de bu karanlık ilişkilerdir. Bugün ortaya çıkanlar devede kulaktır. 35 yıldır çocuklarımızı aldılar yetiştirdiler istedikleri eğitim verdiler ve istedikleri kuruma yerleştirdiler. Bu öyle bir organizasyon ki sadece Pensilvanya Zatının yapabileceği bir iş değil. Bu zatın arkasında büyük bir ekip ve bu ekibin içinde C.I.A, Mossad, İnsan Mühendisleri gibi bir çok kurum, kuruluş var. İşte bu organizasyon bölgeyi karıştırmak için elinden gelen her şeyi yapar. Bu ilişkilerin ortaya çıkması için Fetullah Gülen’nin teslim edilmesi ve itiraflarda bulunması gerekir. Ama ben bu zatın teslim edileceğine inanmıyorum. Çünkü bu Pensilvanya Zatı son 35-40 yılın kara kutusudur. Amerika bu adamı Türkiye’ye teslim etmez. Amerika’nın bu zatla işi bitti ama gerçeklerin ortaya çıkmaması adına belki de öldürür. Çünkü FETÖ/PDY sadece Türkiye’yi dizayn etme projesi değildi. Dünyayı dizayn etme projesiydi ve bir çok ülkede FETÖ/PDY tarafından okullar açılarak bu proje taa çekirdekten uygulamaya konuldu. Bu proje belki son 100 yılın en büyük projesidir ve bunu üzerine çok yatırımlar yapılmış. Türkiye ayağı belik 50 yıl önce planlanmış ve dizayn edilmiş, uygulamaya konulmuş. Eğere bu adam teslim edilir ve konuşursa iddia ediyorum dünyada yer yerinden oynayacaktır. Çünkü Türkiye ve diğer ülkelerin bilgisi direkt Amerika’nın elinde toplanmaktadır. Dolayısı ile Gülen’i Türkiye’ye teslim etmezler

FETÖ/PDY’nin en güçlü olduğu illerden birisin Urfa olduğu biliniyor. Sizin bu konudaki izlenimleriniz nelerdir?

Urfa peygamberler şehridir. Urfa halkı dindar ve İslamiyet’i seven bir halktır. Urfalı İbrahimi bir halktır ve Hz. İbrahim’in özelliklerini taşır. Urfalı iyi niyetli ve İslamiyet’e gönül vermiş bir halk olduğu için Allah, Peygamber gibi kutsallarla konuşan insanlara karşı bir sempati beslemiştir. Urfalılar duygusaldır. Bu zat dünyanın en iyi hatiplerindendir  ve konuşurken ağlaması, duygu sömürüsü yapması elbette Urfalıları etkilemiştir. Bu etkilenme sonucunda bir çok Urfalı bunlara inandı ve destek verdi. Çocuklarını onlara teslim etti ve yardım ettiler. Taaki Cumhurbaşkanlığı referandumunda gerçek yüzleri ortaya çıkana kadar. Gerçek yüzleri ortaya çıkınca bir çok insan bunlardan yüz çevirdi. Ama içerinde hala bu zata toz kondurmayan kişiler de yok değil. Ama biz bugün sonuçları konuşuyoruz. Asıl konuşmamız gereken sebeplerdir. Bu canavarı biz büyüttük. Kendi elimizle çocuklarımızı onlara teslim ettik. Biz bu gerçeği hep söyledik. Ama fitne çıkmaması adına da sonradan sustuk. Ama tuzakların en hayırlısını kuran Allah bunlara öyle bir tuzak kurdu ki bu yapıyı yok etmek için Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lideri bunları yok etmek üzere var etmiş, göndermiştir. Biz beklide Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin var olma sebebini Paralel yapıya borçluyuz. Biz böyle görüyoruz ve Türkiye’yi kanser gibi saran bu yapı ile mücadelede hükümeti destekliyoruz ve dik duruşundan ötürüde Sayın Cumhurbaşkanını gerçekten tebrik ediyoruz.

Her siyasi görüşten vatandaşlar meydanlarda milli irade nöbeti tutuyor. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Öncelikle şunu ifade edeyim; 15 Temmuz darbe girişimine karşı her siyasi görüşten vatandaşlarımızın darbeye karşı meydanlara inmesine çok şaşırdım. Şahsen halkımızın bu derece tepki ve direniş göstereceğini düşünmüyordum. Çünkü ne 80 darbesinde ne 28 Şubat sürecinde nede başka süreçlerde böyle bir tepki görmedik. Halkımızın bu tepkisi bizi ziyadesi ile memnun etmiştir. Bu halkın sağcısı ile, solcusu ile, laiki, dindarı ile Türkü, Kürdü, Arabı , Çerkezi ile meydanlara inmesi daha önce görülmüş bir olay değil. Bu kadar insanın aynın duygu ve düşünce içersinde omuz omuza tanklara karşı durması başka ülkelerin yanı sıra Türkiye’de de görülmüş değildir. Bu birliktelik müthiş bir olaydır ve bunu kelimeler ile izah edemem. İşte bundan dolayı bütün halkımıza teşekkür ediyorum çünkü 150 yıldır böyle bir direniş görülmüş değildir.  Mesela bir bayanın tankın karşısına yatıp;” Ben ölmeye hazırım. Peki sen ezmeye hazır mısın?” demesi tarih kitaplarına girecek bir cümledir.

15 Temmuz bir milattır. 15 Temmuz bütün İslam coğrafyası adına bir milattır ve örneklik teşkil ediyor. Bakın Mısır halkı bize bakıp gıpta ediyor. 15 Temmuz halkın kendi iradesine sahip çıkması açısında bir milattır. Artık darbe yapacak güruhlar bundan sonra defalarca düşünecektir. Bundan sonra hiçbir darbe kolay olmayacaktır. Tabi bu olayda liderde çok çok önemlidir. Liderin tutumunu gören halk buna çok güzel tepki vermiştir. Bakın şunu da ifade etmem gerekir; halkımız yıllardan beri emperyalistlere karşı dik durmaya, kendi değerlerine sahip çıkmaya yıllardan beri hazırdı. Ama lider yoktu.  İşte sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi lir lider gelince her siyasi görüşten insan etrafında kenetlendi, darbecilere karşı meydanlara indi. Bakın daha önce liderler şapkasını alıp kaçarken Erdoğan; “ Ben kefenimi giydim, öyle yola çıktım demesi” ve halkın arasına inmesi ile birlikte halkta ona sahip çıktı. Çünkü halkımız dik duranı, mert olanı seviyor, seviyoruz. Ama hainleri, halkını satanları sevmemiştir, sevmiyoruz.

Darbelerin önlenmesi için neler yapılmalıdır?

Bu darbenin akamete uğraması artık darbe olmayacağı anlamına gelmiyor. Bilakis tehlike geçmiş değil. Hele hele karşınızda amacına ulaşmak için içki içmeyi, namazı terk etmeyi, eşini başkası ile dansa kaldırmayı, yalan söylemeyi mubah görecek kadar alçalmış insanlar var. Bunun yanı sıra Türkiye’yi çökertmeye çalışan güçler piyon bulamazsa kendi öz güçleri ile bizzat Türkiye’ye savaş açacak, müdahale edecek durumdadır. Hatta bunu ufak ufak dile de getiriyorlar. Bu ülkede bir daha darbe olmaması için de halkımızın bir birine kenetlenmesi gerekir. Yoksa hiç kimse bu darbelerdin önüne geçemez. Hükümetimiz ve devletimizde şuna dikkat etmeli ki bunu Sayın Cumhurbaşkanımızda dile getirdi;” Dindar bir nesil yetiştirmemiz gerekir. Bunun yanı sıra ahlaklı, erdemli, milletlin seven, ihanet etmeyecek bir nesil yetiştirmeliyiz”  dedi.

Acizane ben Allah’ı seven bir nesil yetiştirmeliyiz. Bunun yanı sıra sürekli dile getirdiğimiz bir şey var o da eğitim sisteminin değişmesidir. Bakın yanlış bir eğitim sistemi insanları nasıl canavara dönüştürüyor örneği ortadadır.  Eğitim sistemimizde özümüze dönmeliyiz pozitif ilimlerin yanı sıra İslami ilimler çocuklarımıza öğretmelidir.

HÜDA PAR olarak OHAL’i nasıl değerlendiriyorsunuz?

OHAL dediğiniz zaman bizim tüylerimiz diken diken oluyor. Çünkü biz bunu ilklerimize kadar yaşamış bir camiayız. Yaşamayan bilmez. Ağzımız sütten yanmış yoğurdu üfleyerek yiyoruz. OHAL durumuna iyidir dememiz mümkün değil çünkü bu durum geçmişte hep hürriyeti kısıtlamıştır. İnşallah bu OHAL o durumda olmaz ve Sayın Cumhurbaşkanımız da açıkladı;” Bu OHAL halka karşı değil, darbecilerde karşıdır” diye. İnşallah bu çizgide devam eder ve en kısa sürede kaldırılır.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle bu röportajdan dolayı size ve gazetenize teşekkür ediyorum. Bunu herkesin bilmesini isterim; İslam beldelerinde, coğrafyasında 15 Temmuz darbe girişimine karşı halkımızın bize gösterdiği bir şey var; halkımız emperyalistlere karşı durmaya, kendi değerlerine sahip çıkmaya hazırdır. Halk kendi görevini yapmaya hazırdır. Yeter ki kendi değerlerine sahip çıkan liderler olsun yeter ki bu halk dik duran, yiğit, sağlam bir lider görsün yeter. Bu darbe bize gösterdi ki; 90 yıldır bu halkı bozmak istemelerine karşın bu halk dimdik ayaktadır. Bir vücut kolsuz, bacaksız yaşar ama gövde başsız yaşayamaz. İşte Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almalarını sebebi budur. Ama biz bunun gibi dik duran tüm liderlere her zaman destek vermeye hazırız. Kim olursa olsun.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: 15, Temmuz, darbe, kalkışmasını, halkın, milli, iradeye, sahip, çıkmasını, HÜDA,
Diğer Fotoğraflar








Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 22.01.2018
Bugün
- 13°
Salı
-
Çarşamba
- 12°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.01.2018
İmsak
06:02
Sabah
07:28
Öğle
12:43
İkindi
15:22
Akşam
17:47
Yatsı
19:05
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
39
34
3
3
12
18
2
Fenerbahçe
36
36
2
6
10
18
3
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
4
Beşiktaş
33
31
3
6
9
18
5
Trabzonspor
30
35
4
6
8
18
6
Göztepe
30
31
6
3
9
18
7
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
8
Sivasspor
27
24
7
3
8
18
9
Bursaspor
25
28
7
4
7
18
10
Yeni Malatyaspor
23
21
7
5
6
18
11
Kasımpaşa
22
28
8
4
6
18
12
Akhisarspor
20
23
8
5
5
18
13
Alanyaspor
18
30
10
3
5
18
14
Osmanlıspor FK
18
26
10
3
5
18
15
Gençlerbirliği
17
22
9
5
4
18
16
Antalyaspor
17
20
9
5
4
18
17
Atiker Konyaspor
16
18
10
4
4
18
18
Kardemir Karabükspor
9
14
13
3
2
18
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı