Haber Detayı
08 Aralık 2016 - Perşembe 09:05 Bu haber 1924 kez okundu
 
Uceyli: İnsan vatanını özlemez mi?
Bu haftaki röportajımızın konuğu Suriye asıllı A.B.D. vatandaşı Fedva Uceyli oldu.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak Polat / Suriye’ye yönelik Amerikan politikası, ve Uceyli’nin Suriye hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için sorduklarımız ve aldığımız cevaplar

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim; Fedva Uceyli. Suriye kökenli A.B.D vatandaşıyım. 3 Çocuk annesiyim ve 1978 yılından bu tarafa Newyork, A.B.D’de yaşıyorum. Siyasetçi ve aktivistim.

Sizi A.B.D.’ye götüren hikayenizi öğrenebilir miyiz? Orada yaşamak ile Suriye’de yaşamak arasında ne gibi farklılıklar var?

Eşim A.B.D.’de üniversite okuyordu. O vesile ile gittim ve yerleştim. Ama Suriye ile bağım kopmadı ve sürekli olarak vatanıma gidip geliyordum. Farklılıklar konusuna gelince Suriye’de Baas Rejimi nedeni ile sürekli bir baskı vardı ama Amerika’da özgürlükler konusunda insan odaklı bir demokratik bir yaşam söz konusu. Amerika ile Suriye arasında böyle bir farklılık var. Ama hiçbir zaman Suriye ile bağım kopmadı ve Suriye’de insan haklarının yerleşmesi için mücadele ettim ve etmeye de devam ediyorum.

Arap Baharı başladığında ve aynı akım Suriye’ye ulaştığında neler hissetiniz?

Öncelikle bunu iki başlık altında cevaplamak istiyorum. Birincisi; Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde Arap Baharına gerçekten ihtiyacımız vardı.  Çünkü bu coğrafyadaki ülkelerde baskı ve zulüm ile hükmeden iktidar ve diktatörler vardı. Ama bu baharı Batı ülkeleri sömürülerini devam ettirmek için kışa çevirmeye hazırlıklı idi ve maalesef bizim insanımıza hürriyet ve adalet getirecek bu hareketi kendi sömürülerini devam ettirmek için rayından çıkartarak kaosa çevirdiler.

Suriye’ye gelince; bizim insanımız yıllarca Baas Rejimi ve Esed diktası ile yönetilmekteydi. Arap Baharı özgür ve demokratik bir Suriye için umut oldu. Ama bizde de bahsettiğim nedenlerden ötürü ve Esed Rejiminin zulüm politikasına devam etmek istemesinden dolayı  Suriye halkının katledildiği bir sürece dönüştü.

En ağır darbeyi Suriye ve Suriyeliler aldı. Bunun sebebi nedir?

Suriye stratejik olarak çok önemli bir bölgede. Tunus, Cezayir gibi bir ülke değil.  Suriye’de Baas Rejimi ve Esed diktatörlüğü iktidar gücünü bırakmak istemedi ve Libya, Mısır, Tunus gibi ülkelerde edinilen tecrübelerden dolayı Rejim bu özgürlük hareketine karşı büyük tedbirler aldı. Özellikle Rejimin büyük destekçisi İran bu konuda Esed’e önemli destekler vermeye başlamıştı. Daha sonra Rusya’nın, Lübnan’ın desteği ile maalesef Suriye’de 6 yıldır devam eden bir katliam süreci başladı ve devam ediyor. Yalnız bu süreçte de hemen hemen hiç sesi çıkmayan İngiltere  ve diğer batılı ülkeleri, A.B.D.’yi ve bunların çıkar çatışmalarını unutmamak gerekiyor.

A.B.D’nin Suriye politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu ikiye ayırmak gerekiyor. Amerikan vatandaşları açısından bakarsak Suriye’de olup bitenler kimse için önemli değildir. Hükümetin yürüttüğü politikalar konusunda çok ilgili değillerdir. İnsani dramlar konusunda basına çıkan haberlere insani bir bakış ve duruş gösterirler ve durumdan üzgün olduklarını ifade ederler.

Hükümet konusunda ise Obama yönetimi “ Suriye’ye asker göndermeyeceğiz” diye zaten fikrini belirtmişti ve oğul Bush’un kendisine bıraktığı mali enkazı temizlemek için uğraş verdi. Yani Obama yönetimi iki dönem boyunca Bush’un Afganistan, Irak gibi ülkelere müdahale ederek batırdığı ekonomiyi toparlamaya çalışarak Suriye’de belirleyici bir rol almaktan çekindi. Ama aynı A.B.D. bu coğrafyada Arap Baharı sürecinde silah satarak ta büyük kazançlar elde etti.  Bir A.B.D. vatandaşı olarak Obama’nın Suriye iç savaşının bitirilmesi konusunda büyük yalanlar söylediğini ifade edebilirim. Obama’nın yalanları Suriye iç savaşının uzamasına ve daha da kanlı bir hale dönüşmesine sebep oldu. Hatta bu konuda şahsi bir tecrübemi aktarmak isterim; Zibari Katliamı ile ilgili geniş bir dosya hazırlayarak ilgili temsilciye gittim. Temsilci dosyaya bakmak yerine duvarların güzelliğinden, havanın güzelliğinden bahsetmeyi tercih etti.

Siz bir siyasetçi, aktivist olarak Suriye’deki gerçekleri anlatmak için Temsilciler Meclisi, Pentagon, C.I.A. gibi kurumlar nezdinde girişimlerde bulundunuz mu?

Bir çok girişimimiz oldu. Amerikan hükümetinin şöyle bir durumu var; sizi dinlerler ama yürüttükleri politika konusunda yine kendi bildiklerini okurlar. Biz bu durumu bildiğimiz için ve istediğimiz adımlar atılmadığı için Newyork Times, Times gibi uluslararası medya kuruluşlarını ziyaret ettik, makaleler yazdım, demeçler verdim. Bunların yanı sıra Suriye Konsolosluğun önünde, çeşitli parklarda gösteriler yaptık. Beyaz Saray’ın önünde hanımlar ayakkabısız, erkeklerde yarı çıplak halde günlerce protesto gösterilerinde bulunduk, Suriye’de şehit olanların resimlerini sergiledik. Bu gösteriler medyada geniş yer buldu.  

Donald Trump’ın Suriye politikası ne olacak. Trump’tan umudunuz var mı?

Bildiğiniz üzere Trump bir işadamı ve egosu çok yüksek. Bu güne kadar egosunu tatmin etmek için her şeyi yaptı ve bunu da başardı. Trump çok çılgın ve tehlikeli bir tip ve yarın ne yapacağını kestiremiyorsunuz. Eğer  Amerika milyon dolar kazanacaksa ve Suriye’nin yakılması gerekiyorsa tereddütsüz “ Suriye’yi yakın” emrini verebilir yani.  Şunu da ifade etmek isterim; yürütülen politikalar konusunda Obama veya Trump’ın çok önemi yok. Amerika’nın çıkarı konusunda ortaya çıkan politika kim olursa olsun o yürütülür. Ama Trump seçildikten sonra bir çok noktada İsrail’e yakın isimleri iş başına getirmeye başladı. Bu isimlerin çoğu “ Şahinler” kanadından ve bu insanların beyanatları hep İsrail’i korumaya yönelik. Sanırım bu secim ve atamalar önümüzdeki günlerde Amerika’nın Suriye Politikasına yön verecektir ve bunun içinde bir şeyler söylemek için henüz çok erken.  İleriki zamanlarda ne olacağını göreceğiz.

Oluşturulan veya oluşturulmak istenen politikalar konusunda Suriyeli aydınlara danışılıyor mu?

Bir A.B.D. vatandaşı olarak  Amerika’yı çok sevdiğimi belirterek ifade edeyim ki; hemen hemen bütün Amerikan vatandaşı ülkesini çok sever. Amerika’nın kendi menfaati o kişinin etnik olarak bağlı olduğu ülkeden daha önce gelir. Bu bir çok Amerikalı için aynıdır. Bunların ışığında şöyle söyleyeyim; Evet Amerikan hükümet yetkilileri   bir politika oluştururken bir çok Suriyeli insan ve oluşumla görüşür, onları dinler ama ortaya konulan politika, yol haritası öncelikle Amerika’nın menfaatlerini ön planda tutar. Yani öncelikle Amerika’nın menfaatidir. Bu bilinç aynı zamanda Amerika vatandaşlarında da bulunur ve bende vatanı sevmeyi en çok Amerika’da öğrendim diyebilirim.

Amerika’nın politikalarına baktığımız zaman Rusya, İran gibi ülkeler ile aynı paralelde. Bir birine düşman görünen bu ülkelerin aynı çizgi üzerinde olması bir çelişki değil mi?

Normalde büyük bir çelişki görünüyor ama icraata baktığımız zaman menfaatler daha ön plana çıkıyor.

Türkiye’nin Suriye politikasını ve Suriyeli Mültecilere yönelik tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin Suriye politikasını doğru buluyor ve onaylıyorum. Türkiye’nin Suriye politikası Suriye halkının arzu ve istekleri doğrultusundadır. Suriye halkını istediği Suriye’de demokratik bir yönetim ve kişi hak ve özgürlerinin yerleşmesi idi. Türkiye’de başından bu tarafa bunu ve Suriye’nin bütünlüğünü korumasını arzu ediyor. Suriyeli mülteciler konusuna gelince; bugün Türkiye en çok Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Bunu yaparken de kimseden her hangi bir destek almadan yapıyor.Suriye halkı Türkiye ve Türk halkını gerçekten çok seviyor. Ama birileri bu sevginin ve işbirliğinin devamını istemiyor.  Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devletinden ve Türk Halkından Allah Razı olsundan başka söylenecek bir söz bulamıyorum.

Almanya, Fransa gibi AB ülkelerinin tutumu konusundaki görüşünüz nedir?

AB’nin tutumu kendi içinde çok çelişkili değil aslında. Şöyle ki; kendi menfaatleri doğrultusunda kapıları açtılar ve Suriye’nin yetişmiş iş gücünü bünyelerine aldılar. Bir nevi Suriye’nin beyin takımını aldılar. Maalesef aynı tutumu Türkiye sergileyemedi yani Suriye’nin yetişmiş beyinlerini burada muhafaza edemedi. Aynı tutumu Arap ülkeleri de sergileyemedi. Bunların ışında AB politikalarını okumak gerekiyor.  Yine’de Suriyelilere kapılarını açtığı için teşekkür etmek gerekiyor.

Başka ülkelerdeki Suriyeli mültecilerin durumu izlenimleriniz neler?

Ürdün’de Suriyeli mültecilerin durumunu yerinde görme imkanım oldu. Oradaki Suriyelilerin durumu cidden çok ağır. Ürdün Devleti imkansızlıklardan dolayı Suriyeli mültecilere çok fazla bir imkan sunamıyor maalesef. Halbuki Türkiye’deki Suriyeliler bir çok anlamda rahat ve güvendeler. Türkiye’de gördüğüm kamplar çok iyiydi mesela.

Arap ülkelerinin Suriye Devrimine  ve Suriyelilere karşı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maalesef Arap ülkeleri Suriyeli kardeşlerine yardım etmek istiyor ama onlarda başta Amerika olmak üzere bir çok batılı ülkenin baskısı altında. Aynı ülkeler Türkiye ile daha iyi ve güçlü ilişkiler kurmak istiyor ama yine aynı ülkelerin baskısı altındalar. Şunu da belirtmekte fayda var; Arap ülkelerinden gelen desteklerde Suriye’de yanlış gruplara gitti. Bu yardım Devrimi yapan güçlerden ziyade radikal unsurlara gitti  ve bu durum Suriye’deki durumu daha da içinden çıkılamaz hale gelmesine sebep oluyor.

Bir anne ve hanım olarak Suriyeli kadınların halini gördüğünüz zaman neler hissediyorsunuz?

Bizde bir deyim vardır; “ Yürek gözden önce ağlar” diye. Suriyelilerin halini görünce gözyaşı döküyorum ama öncesinde yüreğimiz yanıyor, parçalanıyor.  Ben kendimi size nasıl ifade edebilir ki. Kendi insanımı katledilmiş, yaralanmış görünce, aç açıkta görünce neler hissettiğimi  size nasıl anlatacağımı inanın bilemiyorum. Bu dram karşısında söylenecek bir söz bulamıyorum.

Sizi Urfa’ya getiren bu duyguları mı?

Elbette. Bakın ben her hangi bir siyasi oluşumun üyesi değilim. Bana önerilen herhangi bir görev de kabul etmedim. Ben Suriyeli kadınların ve mazlumların sesi olmaya gayret ediyorum. 6 yıldır halkımın sesini nasıl duyurabilirim, uluslar arası kamuoyunda nasıl bir farkındalık  oluşturabilirimin gayreti içersindeyim. Bunun içinde Amerika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde basına makaleler yazıyorum, demeçler veriyorum.

Batı basını bu konuda objektif mi?

Şöyle söyleyeyim; Suriye’de yaşananları olduğu gibi aktarıyorlar ama bunu iç savaş diye tanımlıyorlar. Bizim gibi Suriye Devrimi demiyorlar.

Urfa’daki Suriyelilerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyler neler?

Öncelikle iş. Suriye halkı çalışkandır. Suriyeliler kimseye yük olmadan alın terleri ile çalışarak geçimlerini sağlamak istiyorlar. Bu konuda Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var. Çok fazla ücrette istemiyorlar.  Bunun yanı sıra Suriye’nin çok iyi yetişmiş insanları var. Türkiye bu insanlara iş imkanı oluşturabilirse hem Türkiye ekonomisine katkı olur hem de Suriyeliler geçimlerini sağlayabilirler. Birde Suriyelilerin Suriye’de güvenli bölge beklentisi var. Eğer Suriye’de güvenli bir bölge oluşturulabilirse bu hem Suriyeliler için iyi olur hem de Türkiye’nin yükü hafiflemiş olur.

Suriye hakkında hayalleriniz neler? Bizimle paylaşır mısınız?

Suriye devrimi elbette başarıya ulaşacaktır. Er veya geç. Bu rejim gidecek ve özgür Suriye kurulacaktır. Şimdi Suriye’de kaos hakim ve  belki yıllar sürecek ama ben insanların hür ve adalet içersinde yaşadığı bir Suriye hayal ediyorum. Bunu da gerçekleştirecek olanların Suriye’nin kendi evlatlarının olacağının da altını çizmek istiyorum.

Suriye’yi özlüyor musunuz?

Suriye benim vatanım, Suriye benim annem. İnsan vatanını, annesini özlemez mi? Suriye güzel bir ülke ve bu güzel ülkenin güzel  insanları zulüm görüyor. Öyle ki bu zulmün arkasında bir çok ülke ve terör örgütü var. Temennimiz şudur; Suriye’de bu kan ve göz yaşı bir gün biter ve biz güzel ülkemize döneriz.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle duygu ve düşüncelerimizi Türk insanına aktarma fırsatı verdiğiniz için size ve gazetenize teşekkür ediyorum.  Suriye halkına özgürlük mücadelesinde verdiği destekten ötürü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a necip ve kardeş Türk halkına en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum.  Ben Suriye halkı ile iftihar ettiğim gibi Türk halkı ile de iftihar ediyorum ve Suriye halkının Türk halkını gösterdiği bu kardeşlik duygularını asla unutmayacağını belirtmek istiyorum.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Bu, haftaki, röportajımızın, konuğu, Suriye, asıllı, ABD, vatandaşı, Fedva, Ucey
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Hafif Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.04.2018
Bugün
13° - 22°
Pazar
12° - 23°
Pazartesi
12° - 27°
Şanlıurfa

Güncelleme: 21.04.2018
İmsak
04:08
Sabah
05:36
Öğle
12:31
İkindi
16:11
Akşam
19:13
Yatsı
20:34
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı