Haber Detayı
01 Eylül 2016 - Perşembe 09:24 Bu haber 719 kez okundu
 
"Suriye örgütler cennetine dönmüş"
Hüda Par Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, "Suriye örgütler cennetine dönüşmüş durumdadır. Yüzün üzerinde örgüt bulunuyor. Hem birbirleriyle savaşan, birbirlerinin kanını akıtan hem de rejimle bu örgütler arasında devam ede gelen bir meseledir" dedi
Siyaset Haberi

Enes POLAT/ Hüda Par Şanlıurfa İl Başkanlığında düzenlenen kahvaltı programıyla yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya gelen Hüda Par Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Hür Dava Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz Hüda Par Şanlıurfa İl Başkanlığında düzenlenen kahvaltı programıyla yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kahvaltı programında basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamada buluna Mehmet Yavuz Türkiye'nin Cerablus'sa girmesi ve 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Cerablus'taki operasyonu Suriye sorunlarından bağımsız düşünülmediğini, Cerablus'taki mesele Suriye meselesinin bir sonucu olduğunu kaydeden Yavuz, "Biz meseleyi sonuçlarına odaklanmaktan ziyade sebepleri gözden uzak tutmadan meselelere yaklaşımı değerlendirmek zorundayız. Numan Kurtulmuş'un 'Suriye hakkında herkesin suçudur. Bu konuda Türkiye'de suçludur. Bizim başımıza ne geliyorsa Suriye meselesi nedeniyle geldi' sözlerini benimsiyoruz. Bu hatalarla yüz yüze gelmenin göstergesidir. Bu da çok önemli bir gelişmedir. Çünkü hatalarla yüz yüze gelinmezse yanlışlar düzeltilemez " dedi.
Ortadoğu konusunda bir takım hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, bunlardan birinin de sorun ne kadar büyük olursa olsun çözümü asla silah olmaması gerektiğinin altını çizen Yavuz, "Sorunların çözümü hiçbir zaman silahla olmamalıdır. Biz bu topraklara silahla asla yaklaşmamalıyız. Çünkü burası evimizin içidir. Burada patlayacak bir bomba hepimize zarar verecektir. Cerablus'ta tanka karşı yapılan bir saldırı ya da atılan bir bomba ister istemez olumsuz etkiliyor. Cizre'de, Gaziantep'te, Diyarbakır ve Elazığ'da patlayan bir bomba Şanlıurfa'nın kalbini vurur. İstanbul hava limanında patlatılan bir bomba Hakkâri'yi de etkiliyor. Onun için birinci kırmızıçizgimizin bu olması lazımdır" ifadelerinde bulundu.
İkinci bir diğer hususunda bölgedeki sorunların Emperyalistlere ve yabancı güçlere havale edilememesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, "Biz bu topraklarda organik, yerleşik olan insanlar olarak kişi ya da kurumlar olarak parti veya örgütler olarak kendi aramızdaki sorunları hallede bilme becerisini bilmeliyiz. Biz bu toprakların çocuklarıyız. Bu toprakların çocuklarları kendi sorunlarını kendileri çözer. Bu sorunları çözmek için Amerika'yı davet edersek, İngiltere'yi davet edersek, Rusya'yı davet edersek işte o zaman bölgemiz ateş topuna döner. Onun için Cerablus'taki meseleyi bu meselelerden bağımsız ele alamıyoruz. Eğer Cerablus'taki mesele Türkiye'nin müdahalesi son dönemlerde İran ve Rusya ile olan yakınlaşması, Suriye'deki bu ateşi dindirmeye hizmet edecekse elbette bu ateşin bir an önce dinmesi gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye muhalifler üzerindeki gücünü kullanarak, İran ve Rusya'da rejim üzerindeki gücünü kullanarak ateşkese gidilmelidir
Suriye'de birçok örgüt bulunduğunu bu nedenle birçok hatalarında yapıldığını aktaran Yavuz, "Suriye örgütler cennetine dönüşmüş durumdadır. Yüzün üzerinde örgüt bulunuyor. Hem birbirleriyle savaşan, birbirlerinin kanını akıtan hem de rejimle bu örgütler arasında devam ede gelen bir meseledir. Suriye'deki mesele nihai ve kalıcı anlamda bölge ülkelerindeki kendi araklarında anlaşmalarıyla mümkündür. Öteden beri söylediğimiz şeyi yine tekrar ediyoruz. Bölge ülkeleri özelliklede Türkiye ve İran kilit noktadaki iki ülkedir. Türkiye'ye İran'ın yakınlaşması Türkiye'ye Suriye'nin yakınlaşması bu ateşin sönmesine hizmet edecekse biz bu yakınlaşmaların biraz daha artarak deva etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Öncelikle ateşkesin sağlanması gerekiyor. Türkiye muhalifler üzerindeki nüfuz ve gücünü kullanarak, İran ve Rusya'da rejim üzerindeki gücünü kullanarak ilk olarak bir ateşkese gitmelidirler. Meydana gelecek bu ateşkes öncelikle bu akıl tutulmasının bu ateş topunun dinmesine vesile olacaktır. Daha sonra ise siyasi bir çözümle ülkenin seçimlere götürülmesi gerekiyor. Böyle bir durum oluşursa memleketimizde bulunan ve kendilerinin de huzursuz olduğu 3 milyon Suriyeli memleketlerine dönecek ve insanlar oradan çıkmak zorunda kalmayacak. Her gün bizi insanlığımızdan utandıran manzaraları seyretmek zorunda kalmayacağız" diye konuştu.
Türkiye'nin Cerablus'ta yaptığı operasyonda çok dikkatli adımlar atması gerektiğini belirten Yavuz, "Suriye sahası mayınlı tarla gibidir. Mayınlı tarlada yürümek oldukça zordur. Bir ülkenin kendi sınırlarının güvenliğini sağlamak istemesi elbette en tabii haklarından bir tanesidir. Ama orada meydana gelecek bir hareketlenme başka felaketlere kapı aralayacaksa bu çok daha kötü olur. Onun için Suriye sahası başka felaketlere kapı aralayabilecek tehlike ve tuzaklarla doludur" ifadelerinde bulundu.

Keşke duvar örmek yerine duvarları kaldırabilecek politika ortaya koysaydık
Yavuz, "Türkiye'nin özelliklede sınırımızda örmeye çalıştığı duvarı örmek zorunda kalması bizim açımızdan son derece üzücü olmuştur. Prensip olarak bir ülkenin kendi, ülkesinin sınırlarını korumak gayesiyle adımlar atması doğrudur. Ancak biz özellikle komşularımızla iyi geçinme onların gönlünü kazanma eşit ve adil bir şekilde her yaşam hakkında saygı gösterme noktasından e bu duruma keşke gelmeseydik. Keşke duvar örmek yerine duvarları kaldırabilecek politika ortaya koysaydık. Biz yine bu meseleyi de Suriye meselesindeki yanlışlığın tabii bir sonucu olarak gördüğümüzü özellikle ifade etmek isteriz. Burada hükümetin ortaya koyduğu anlayışları değil örgütlerin özellikle de PYD'nin ve İŞİD'in orada ortaya koyduğu şiddet sarmalını kendi eliyle büyütmesinin de ciddi anlamda bir payı var. Ama eğer bizler kendi meselelerimizi emperyalizme havale etmeseydik bölge ülkeleri kendi aralarında bu meseleleri çözmüş olsalardı, Suriye meselesinde devletler yanlış politikaları izlemeselerdi belki bu meseleyle bu duvar örme meselesiyle de karşılaşmayacaktık. Çünkü açıktır ki Suriye'de siz rejime karşı tavır aldığınız zaman rejimde orada PYD'ye açık bir alan bıraktı. Orayı onlara terk etti onları sizin başınıza bela etti. Dileriz ki bu bir an önce sona erer" dedi.

15 Temmuz Kanlı Darbe girişiminin püskürtülmesi Ümmeti Muhammed'inin zaferidir
15 Temmuz gecesinde batı destekli cunta askerlerin kanlı darbe girişimini de değerlendiren Yavuz, "15 Temmuz gecesinde Emperyalist işbirlikçi bir darbe girişimi teşebbüsünde bulunuldu. Hamdolsun Cenabı Allah'ın yardımı, ikramı ve halkımızın destansı direnişi ve fedakârlığıyla başarısızlığa uğratıldı. Bunun adını koyacaksak bu halkın zaferidir, Ümmeti Muhammed'in zaferidir. Bu Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın ve bu memlekete yaşanan farklılıkların zaferidir. Bu darbe girişimi karşısında hayatını kaybedenleri Allah'tan rahmetle ve şehitler zümresine katmalarını temenni ediyor yaralılara acil şifalar diliyor hayatını kaybeden ailelere taziyelerimizi sunuyor ve sabrı cemil dilediklerimizi ifade etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
15 Temmuz kanlı darbe girişiminde halkın üzerine düşen görevi yerine getirdiğini sözü siyasette olduğunu belirten Yavuz, "Siyasetin ortaya konulan bu mutabakata göre yeni bir politikanın ve siyasetin şekillenmesine hizmet etmesi gerekir. Eğer siyaset kurumu bunu doğru olarak okuyamazsa o zaman bu vesayetçi sistemlerden kurtulmamız mümkün olmayacaktır. Öncelikle iktidarı yürütmeyi elinde bulunduran hükümetin bu darbeciliği besleyen vesayet sistemiyle hesaplaşması bu vesayet kurumlarını bir an ortadan kaldırması gerekiyor.
FETÖ örgütünün gerekçe gösterilerek bütün cemaatlerin karalanmasının çok yanlış ve tehlikeli bir davranış olduğunu bunun önüne biran önce geçilmesi gerektiğini söyleyen Yavuz, Bizle Müslüman olarak Kur'anı Kerim'i kendimize ölçü almak zorundayız. Kuran'ı Kerim'de Allah'u Teâlâ diyor ki 'Eğer birileri müminleri bırakıp kâfirleri dostlar ediniyorlarsa o zaman onlardan uzak durun' Demek ki buradaki ölçümüz budur. Eğer birileri müminleri bırakıyorsa, müminlere tuzak kuruyorsa, müminlerin yaptığı işi eleştiriyorsa, onları kendilerine rakip olarak görüyor, onları bastırma sindirme için her türlü hukuk dışı yönteme başvuruyorsa o zaman onlar deşifre olmuştur. Bu gerçeği bu vesileyle hep beraber anlamamız gerekiyor. O konudaki ölçümüz budur. Bu bağlamda FETÖ yapılanmasını gerekçe göstererek Türkiye'deki bütün cemaatlere yönelik olumsuz bir algı oluşturulmasını son derece yanlış ve tehlikeli bulduğumuz özellikle ifade etmek istiyoruz. Neticede bu darbe girişiminin püskürtülmesinde işte bu üzerinde yanlış algı oluşturulmaya çalışılan o sakallı, cübbeli, çarşaflı tesettürlü insanların her birinin bir cemaat ve tarikat mensup olma gerçeğini özellikle hatırlatmak isteriz. Bu darbe karşısında destansı bir direniş yapmış halka yapılacak en büyük kötülüktür" diye konuştu.

FETÖ mağdurlarına adil bir yargılanma getirilmelidir
15 Temmuz kanlı darbe girişimiyle karanlık yüzlerinin ortaya çıkmasıyla halkı ve devleti karşılarına alan FETÖ mensubu hâkim ve savcıların mağdur ettiği mağdurların adil bir şekilde yargılanmaları gerektiğini kaydeden Yavuz, "Özellikle FETÖ mensubu savcı ve hâkimlerin son 20 yılda almış oldukları kararlarla cezaevine atılan mağdur insanlar bir an önce adil bir şekilde yargılanması gerektiğini ifade eden Yavuz, " Haklarında deliller uydurularak mağdur edilmiş birçok kesim var. Özellikle İslami dava mensupları, Hizbullah davası mensupları olmak üzere, Sivas davası mensupları, İslami hareket dava mensupları Hizbuttahrir gibi kesimler var. Dindar bir neslin oluşabilmesi için kendi bildikleri usulleriyle harekete geçmiş insanların bu yapı tarafından düşman olarak görüldüğünü haklarında aleyhler ve deliller oluşturulduğunu ve FETÖ mensubu savcı ve hâkimlerin verdikleri kararlarla on yıllardan beridir zindanlarda olduğunu görüyoruz. Eğer darbeyle gerçek anlamda bir yüzleşme olacaksa o zaman bu insanların mağduriyetine bir an önce son verilmesi gerekiyor. Bu hâkim ve savcıların FETÖ mensubu fesat şebekesi hâkim ve savcıların aldıkları kararları yok hükmünde sayılması gerekiyor. Bu hükümler yok sayılırsa o zaman bu kararlarla zindanlara atılan ve veya bu şekilde mağdur edilen mağdurların mağduriyetine son verilmiş ve darbe girilişiyle yüzleşmiş olur" dedi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Hüda, Par, Genel, Başkan, Yardımcısı, Yavuz, , "Suriye, örgütler, cennetine, dön
Yorumlar
Haber Yazılımı