Haber Detayı
10 Mart 2017 - Cuma 09:29 Bu haber 3729 kez okundu
 
Önen: Cumhuriyetin sahibi aziz millettir
Referandum çalışmaları ve yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemini anlatmak üzere geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’ya gelen AK Parti Şanlıurfa eski Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Abdülkadir Emin Önen ile yeni Cumhurbaşkanlığı sistemini ve referandum sürecini konuştuk.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak Polat / Türkiye’de yeni sistemi gerektiren nedenler ve yeni düzenlemeyle Cumhurbaşkanlığı Sistemi üzerine sayın Abdülkadir Emin Önen’e sizin için sorduklarımız ve aldığımız cevaplar

 

TBMM’de  yapılan görüşmeler neticesinde anayasamızda bazı düzenlemeler yapılması kararlaştırıldı ve referanduma gidiliyor. Düzenlemeyi gerekli kılan nedenler nelerdir? Yeni düzenleme neler getiriyor?

İzin verirseniz bunları özetle madde madde olarak sırlamak isterim;

1. Türkiye’nin Anayasa sorunu,

2. Anayasa yapmak, millete ait tekel bir haktır,

3. 1982 Anayasası, sistem karmaşası içeren bir Anayasadır,

4. Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı Seçimleri krizlerle anılmaktadır,

5. 2007 Referandumunda millet, iradesini ortaya koymuş, oyunu bozmuştur,

6. 2007 Anayasa değişikliği Hükümet Sistemini Başkanlık Sistemine yaklaştırmıştır,

7. Türkiye’nin rejim sorunu yoktur,

8. Anayasa değişikliğiyle ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ modeli getirilmiştir,

9. Yürütmedeki iki başlılık sona erdirilmekte, gelecekte muhtemel devlet krizi ortadan kaldırılmaktadır,

10. Bugün uyum var, sistem krizi yok,

11. “Fiili Durum” eleştirileri haksız ve dayanaksızdır. Cumhurbaşkanı anayasada var olan yetkilerini kullanıyor,

12. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’; kuvvetler ayrılığı ilkesine en uygun hükümet sistemidir,

13. Güçlü bir parlamento, diktatörlük eğilimlerine asla fırsat vermez.

6771 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında değişiklik yapılmasına dair” kanunun detayları nelerdir?

Öncelikle Demokratik Cumhuriyetin sahibi aziz millettir. TBMM’de kabul edilen model, hükümet kuramama sorununu ortadan kaldıracak, yönetimde istikrar sağlayacaktır. Üniter yapımız, bizim için her zaman kırmızı çizgidir. Bu sistemde hesap sorulamayan ve hesap verebilir olmayan hiçbir yetkili söz konusu değildir. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı güçlendiriliyor. Sıkıyönetim kalkıyor, OHAL yeniden düzenleniyor. Yasama ve yürütmenin birlikte seçimi, devlet yönetimine denge ve uzlaşma getiriyor. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde’ seçimlerin denetleyici üstünlüğü esastır. Bu sistemde tüm işlemlere karşı yargı yolu denetimi açık hale getirilmiştir.

Kanunun maddelerini kısaca şöyle sıralarsak

1. Maddesi: Yargının ‘tarafsızlığı’ (Anayasa madde 9)

2. Maddesi: Milletvekili sayısının 600’e çıkarılması (Anayasa madde 75)

3. Maddesi: Seçilme yaşının 18’e indirilmesi (Anayasa madde 76)

4. Maddesi: Yasama (TBMM) ve yürütmenin (Cumhurbaşkanının) 5 yılda bir eş zamanlı seçilmeleri (Anayasa madde 77)

5. Maddesi: TBMM’nin görev ve yetkileri (Anayasa madde 87)

6. Maddesi: TBMM’nin bilgi edinme ve denetim yetkisi (Anayasa madde 98)

7. Maddesi: Cumhurbaşkanının adaylık ve seçimi (Anayasa madde 101)

8. Maddesi: Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri (Anayasa madde 104)

9. Maddesi: Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu (Anayasa madde 105)

10. Maddesi: Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve Bakanlar (Anayasa madde 106)

11. Maddesi: Cumhurbaşkanı ve TBMM seçimlerinin birlikte yenilenmesi (Anayasa madde 116)

12. Maddesi: Olağanüstü hal (OHAL) (Anayasa madde 119)

13. Maddesi: Askeri disiplin mahkemeleri dışında askeri yargının kaldırılması (Anayasa madde 142)

14. Maddesi: HSYK’nın yeniden ‘Hâkimler ve Savcılar Kurulu’ (HSK) olarak yapılandırılması (Anayasa madde 159)

15. Maddesi: Bütçe ve kesin hesap (Anayasa madde 161)

16. Maddesi: ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ yürütme modeline uyumun sağlanması amacıyla mevcut Anayasada yürürlüğüne son verilen maddeler, ibare veya kelime ekleme, değiştirme ve çıkarma içerikli düzenleme (Anayasanın; 33 maddesinde kelime-cümle çıkartılması veya ilavesi, 21 maddesinin yürürlükten kaldırılması)

17. Maddesi: İntikal hükümleri ve bazı düzenlemelerin uygulanması süreçleri belirlenmiştir (Anayasaya geçici madde 21 eklenmiştir)

18. Maddesi ile değişikliklerin yürürlük tarihleri düzenlenmiştir.

Yeni Anayasa milletin 16 Nisan’da ”evet” oyu ile kabul edilirse  Türkiye’ye neleri getirecek

1. Anayasa değişikliği ile yeni bir hükümet sistemi inşa ediliyor.

2. Önerilen yönetim modelinin ismi ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

3. Bu sistemde yasamayı da, yürütmeyi de doğrudan Millet oluşturmaktadır.

4. Kanun yapma tekeli TBMM’ye aittir. Cumhurbaşkanı ve bakanların kanun teklif etme yetkileri yoktur. Kanun teklifini, hiçbir şarta bağlı olmadan sadece milletvekilleri yapabilecek.

5. Kanun yapma tekeline sahip olan TBMM, hem çıkaracağı kanunlarla hem de araştırma, inceleme, yazılı soru ve soruşturma mekanizmalarıyla denetim yetkisini daha etkin bir biçimde kullanacaktır.

6. Bu sistemde cumhurbaşkanı, Devletin ve yürütmenin başı olacak, yürütmedeki iki başlılık sona erecektir.

7. Mevcut Anayasada yetkilerle donatılmış, ancak sorumsuz konumda olan cumhurbaşkanı, hem Meclise hem de Millete karşı sorumlu hale gelmiş olacak, bir başka anlatımla ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ modelinde yetki kullanıp da sorumlu olmayan hiçbir makam ve kişi kalmayacaktır.

8. Bugünkü sistemde ‘Bakanlar Kurulu kararı’ yerine işlev görecek ‘Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ ile cumhurbaşkanına düzenleme yapma yetkisi verilmiş, bunun çerçevesi net bir biçimde anayasada belirlenmiştir. Bu düzenleme tasarrufunun alanı ve sınırları şöyle çerçevelendirilmiştir:

a- ‘Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’, sadece yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılabilecek,

b- Temel haklar, kişi hakları ve ödevleri, siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek.

c- Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda,

d- Kanunda açıkça düzenlenen konularda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacak,

e- Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanacak,

f- TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümsüz hale gelecektir. Bir başka ifade ile kanun kuralı ile kararname kuralının çekişmesi halinde üstünlük kanundadır.

9. Cumhurbaşkanına yasama faaliyeti olarak sadece ‘bütçe ve kesin hesap’ kanunu teklif etme yetkisi tanınmıştır.

10. Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisinin kesilmesi zorunluluğu kaldırılıyor. Böylece Partili ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine’ geçilmiş olunacak. Yasağın kaldırılması, siyasal katılım hakkına getirilmiş engelin kaldırılması demektir.

11. Cumhurbaşkanı kural olarak sadece 2 dönem seçilebiliyor.

12. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin’ en önemli denetim mekanizması ve demokratik karakteri; kuvvetler ayrılığı ve yürütme ile yasama seçimlerinin mutlak suretle birlikte yapılacak olmasına ilişkin düzenlemedir.

13. Vesayet odaklarına karşı demokratik düzen güvenceli hale gelecek.

14. Bu sistemle bundan böyle hükümet kuramama sorunu yaşanmayacaktır.

15. Askeri disiplin mahkemeleri dışında askeri yargıya son veriliyor, yargı birliği sağlanıyor.

16. Halkın beklentileri hukuk düzenine daha hızlı yansıyacak ve daha etkin bir işleyişe kavuşacaktır.

17. Hızlı ve etkili bir yürütme, zaman kaybından kaynaklanan maliyet artışlarını ortadan kaldıracak, kaynak üretimine odaklanmayı sağlayacak, ekonomik büyüme ve kalkınma süreci hızlanacaktır.

18. Güvenlik ile ilgili kararlar daha hızlı alınabilecektir.

19. Türkiye, uluslararası toplumda kuşatıcı bir bakış ve duruşla daha güçlü ve etkin bir temsile kavuşacaktır.

20. Kuvvetler ayrılığı prensibi, bugüne kıyasla daha güçlü bir şekilde hayata geçecektir.

21. Yapılan düzenleme ile yasama-yürütme-yargı erkleri arasında doğabilecek çekişmeler çözümsüz bırakılmıyor. Her iki organ seçimlerinin birlikte yenilenmesi yöntemiyle Millet hakemliğinde çözüm sağlanıyor.

22. Bu değişikliklerle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ bize özgü, Türkiye’nin dinamikleriyle ve tarihsel birikimiyle uyumlu bir sistemdir.

23. Ve nihayet bu sistem AK Parti ve MHP’nin mutabakatıyla hazırlanmış ortak bir tasavvurun ürünüdür. Anayasalar, devleti hukukla sınırlamak için toplum tarafından hazırlanan metinlerdir. Ülkemiz siyasi tarihinde anayasalar; toplum veya temsilcileri tarafından değil, vesayetçi zihniyete sahip seçkinler tarafından, devleti hukukla sınırlamaktan ziyade, toplumu hizaya sokmak için hazırlanmış metinler olmuştur. Millet, anayasa yapma hakkını ya doğrudan ya da temsilcileri aracılığıyla kullanır. Fakat Millet, egemenliğin sahibi olmasından kaynaklanan bu hakkını hiçbir zaman kullanamamıştır. Bugüne dek, Osmanlı dönemi dâhil, beş anayasamız olmuştur. Hemen hemen tamamı, olağanüstü koşullarda ve darbe süreçlerinde hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştur. Ülkemizde, hem yapılış şekli hem de içerikleri itibariyle en çok tartışılan yasal metinler, anayasalardır. Millet, tekmil bir anayasa inşa edemese de, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ olarak tanımlanan modelle, anayasada en anlamlı ve en derinlikli değişiklik yapılmıştır.

Türkiye’nin Anayasa sorunu olduğu biliniyor ve Anayasa yapmak, millete ait bir haktır. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

1982 Anayasamız, hükümet modeli olarak parlamenter modeli öngörmesine rağmen, bu modelle bağdaşmayacak derecede Cumhurbaşkanına geniş görev ve yetkiler vermiş, Cumhurbaşkanını yürütme erki içinde görevli ve yetkili kılmıştır (Anayasa m:8 ve 104). Buna karşın, Cumhurbaşkanının sorumsuz olduğunu öngörmüştür (Anayasa m:105). Oysa parlamenter sistemde Cumhurbaşkanlığı, ülkenin ve milletin bütünlüğünü temsil eden sembolik ve temsili yetkilerin dışında bir yetkiye sahip olmayan sorumsuz bir makamdır. İç ve dış siyasetin temel belirleyicisi, parlamentoya karşı sorumlu olan hükümet ve onun başındaki Başbakandır. 1982 Anayasasını yapan askeri idare, Cumhurbaşkanlığı makamını güçlü yetkilerle donatarak, parlamenter Hükümet Sisteminden bilinçli olarak sapmıştır. 1982 Anayasasının 8.maddesine göre yürütme yetkisi cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından kullanılır. Anayasanın “Yürütme” bölümünde “Cumhurbaşkanı” ve “Bakanlar Kurulu’na ait yetkiler ayrı ayrı sayılarak iki başlı bir yürütme öngörülmüştür. Askeri yönetimin zihnindeki devlet başkanlığı makamı, parlamenter sistemde olması gereken sembolik konumun çok ötesinde, seçilmiş devlet organları üzerinde güçlü bir vesayet rolü oynayacak, partiler üstü bir makamdır. Bu makamın da gelecekte, siyaset kökenli bir şahıs tarafından değil, tercihen eski bir asker veya onların onayına sahip bir sivil tarafından doldurulacağı hesaplanmıştır. Bu kurgunun temelindeki mantık, cumhurbaşkanı seçimine müdahale edebilmek, gerekmesi halinde cumhurbaşkanını vesayet aracı olarak kullanabilmektir. (28 Şubat 1997 uygulaması, bu kurgunun tipik pratiğidir.)

1982 Anayasasının, sistem karmaşası içeren bir Anayasa olduğu biliniyor. bu konuda ne söylersiniz?

1982 Anayasası öncesinde ve sonrasında da cumhurbaşkanlığı seçimleri, siyasi tarihimizde krizlerle, muhtıralarla, darbelerle, bildirilerle anılmaktadır. Çünkü seçilmişlerin üzerinde vesayet rolü oynayacak aday üzerinde uzlaşılmadığında cumhurbaşkanı adayları tehditlerle adaylıktan vazgeçirilmiş, Meclisin cumhurbaşkanı seçememesi için gerekli her türlü manevralar yapılmış, hukuk skandalları ile seçimler engellenmeye çalışılarak, siyaset kurumu cumhurbaşkanını seçemiyor bahanesi ile cumhurbaşkanlığı seçimleri darbelerin gerekçesi yapılmıştır. 11. Cumhurbaşkanının seçimi öncesinde de Çankaya üzerinden vesayet kurgulamaya alışık çevreleri yine bir telaş sarmış, “Tehlikenin farkında mısınız” sloganları ile mitingler yapılmış, 27 Nisan bildirisi ve 367 şartı dikte edilmiştir. Bunlar karşısında dik duran AK Parti iktidarı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kriz olmaktan çıkarılması için anayasa değişikliği yolunu açmış, cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesini sağlamıştır. Yapılan halk oylamasında Milletimiz, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kriz olmasını istemiyorum. Bundan sonra cumhurbaşkanını ben seçeceğim” diyerek demokrasi reformuna %69 evet ile imza atmıştır. Ve bunun ilk uygulamasını da 10 Ağustos 2014’te; AK Parti kadrolarının lideri Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı ilk turda Türkiye Cumhuriyetinin halkoyu ile seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı yaparak göstermiştir. Cumhurbaşkanının doğrudan Millet tarafından seçilmesine ilişkin düzenleme, bir taraftan vesayetçilerin müdahale zeminini ortadan kaldırmış, öte yandan hükümet modelini.

Anayasa değişikliğiyle ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ getirilmektedir. Bunu biraz açar mısınız?

Demokratik cumhuriyetlerin genel olarak parlamenter hükümet modeli, başkanlık ve yarı başkanlık hükümet modelleri olmak üzere üç tür hükümet modeli vardır. Hükümet sistemleri-modelleri prototip değildir. Ülkeler, dünya ve ulusal uygulamaları dikkate alarak, geçmişin birikim ve pratiklerini gözeterek, Millete ait egemenliğin nasıl somutlaşacağını, pozitif kurallarla şekillendirirler. Bu bakımdan teklifle, yürütme modelinin, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ olarak isimlendirilmesi, son derece isabetlidir. Gerçekten bu tanım, Türkiye’nin rejim sorunu, Genel Başkanımız Sn. Binali Yıldırım’ın vurguladığı gibi 1923’te bitmiştir. Cumhuriyet, Milletimizin en kıymetli kazanımıdır ve Türkiye’nin rejimi demokratik bir cumhuriyettir. 18 maddelik Anayasa değişikliğini, rejim değişikliği olarak nitelemeye yeltenenler, kafa karışıklığı peşindedirler. Rejim nedir? Rejim; egemenlik hakkına göre, devletin niteliği ve yapısal özelliğini kapsar. Devletin şekli Cumhuriyet, Cumhuriyetin nitelikleri ise; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması, yapısal özelliği ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün, yani üniter devlet oluşudur. Dil Türkçe, milli marşımız İstiklal Marşı, bayrağımız ay yıldızlı bayrak ve başkentimiz Ankara’dır. Tüm bu unsurlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rejimini belirleyen unsurlardır. Bunlarla ilgili kanunda hiçbir düzenleme asla söz konusu değildir. ‘Anayasa değişikliği ile rejim değiştiriliyor’ söylemi, hayali bir söylemdir. Kanunla yapılan düzenlemenin ana omurgası Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rejimiyle değil hükümet modeliyle ilgilidir. Bu model, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ olarak tanımlanmıştır.

16 Nisan’da referandumdan “ Evet” çıkarsa “Türkiye’de rejim değişecek “ söylemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Öncelikle şunu bilelim; Türkiye’nin rejim sorunu yoktur. Anayasa değişikliğinin en önemli özelliği, yürütmeyi iki başlı olmaktan çıkarmasıdır. Cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi nedeniyle halka karşı siyasi sorumluluğunun bulunması ve geniş icra-i yetkileri nedeniyle gelecekte, yürütmenin diğer tarafı olan başbakan ve Bakanlar Kurulu ile yaşanabilecek muhtemel devlet krizini ortadan kaldıran bir değişikliktir. Anayasa değişikliğine göre yürütme yetkisi halkoyu ile seçilen cumhurbaşkanına ait olacaktır. Cumhurbaşkanı bu yetkisini yardımcıları ve parlamento üyesi olmayanlardan atayacağı bakanlar ile kullanacaktır. Yasama yetkisi ise münhasıran Mecliste olacaktır. Cumhurbaşkanının, yasa teklif etme yetkisi olmayacaktır. Yasama yürütmeden tamamen ayrı, kuvvetler ayrılığı ilkesine daha uygun bir hükümet sistemi öngörülmektedir. Günümüzde sistem krizinin olmamasının nedeni, Cumhurbaşkanımızın kurucu lideri olduğu AK Partinin parlamentoda çoğunlukta olması, Başbakanımızla uyumlu bir çalışma sergilenmesidir. Şu andaki uyumun sonsuza kadar devam edeceğini düşünebilir miyiz? Farklı bir siyasal tabloda çıkması muhtemel gerilimlerin anayasal mekanizmalar içinde çözümü çok zor olacaktır. Parlamenter Sistemde bile 2001’de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan merhum Bülent Ecevit arasında çıkan gerilimin ülke ekonomisinde nelere mâl olduğunu unutmamak gerekir.

Muhalefet cephesinin ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ne yönelik  “ tek adam yönetimi, bütün gücün tek kişide toplanması” gibi eleştirileri var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Eleştiriler haksız ve dayanaksızdır. Cumhurbaşkanı anayasada var olan yetkilerini kullanıyor. Demokrasi ve Cumhuriyetin en bariz özelliği, yasama-yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olması yani hepimizin mutabık olduğu “kuvvetler ayrılığı” ilkesidir. Yürütmenin, yasamanın içinden çıktığı parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığı zayıftır. Yürütmenin ayrı, yasamanın ayrı seçildiği başkanlık sistemi ise kuvvetler ayrılığı ilkesine en uygun sistemdir. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde’ parlamento daha güçlüdür. Parlamentonun koyduğu kanunlar çerçevesinde icra-i görev yapabilen, parlamentonun onayladığı bütçe ile sınırlı olarak halka hizmet eden, seçimle gelip seçimle gidecek olan Cumhurbaşkanın diktatör olacağını iddia etmenin mantıklı hiçbir izahı yoktur. Getirilen sistemde kanun koyma yetkisi TBMM’nin tekelindedir. Meclis uygun ve gerekli gördüğü takdirde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen alan veya konuda çıkaracağı kanunla düzenleme yapabilecektir. Böyle bir durumda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümsüz hale gelmektedir. Özetle düzenleyici norm koyma üstünlüğü Meclisin tekelindedir. Milletimiz, cumhuriyeti ve demokrasiyi içselleştirmiştir. Kurtuluş Savaşında yedi düvele karşı her şeyini ortaya koyarak vatanı kurtaran Milletimiz, yeni Türkiye’nin inşasında Cumhuriyeti en kıymetli kazanım olarak belirlemiştir. En son 15 Temmuz Darbe Teşebbüsüne karşı bütün gücüyle direnmiş, tarihte örneği görülmemiş bir biçimde darbecileri hezimete uğratmış, vatanına, bayrağına, egemenliğine, demokratik rejimine sahip çıkmıştır.

Bunun yanı sıra yeni sistemde güçlü bir parlamento, diktatörlük eğilimlerine asla fırsat vermez. Demokratik Cumhuriyetin sahibi aziz milletimizdir. Türkiye Cumhuriyeti, Milleti ve ülkesiyle bölünmez bir bütündür. Üniter yapımızı koruyarak, dünyadaki uygulamaları, çok köklü devlet geleneği olan ülkemizin müktesebatını dikkate alarak formüle edilen ve Mecliste yasalaşan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni Milletimiz uygun bulursa ‘evet’ demek suretiyle onaylayacaktır. Eyvah dedirtecek fırsat kayıpları yerine, fırsatları geleceğe aktaracak rasyonel yapılanmayı tercih etmek zorundayız. Anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanımızın şahsına hapsetmeden, çocuklarımızın geleceğini düşünerek daha geniş bir yaklaşım sergileyerek, gelecekte yaşanabilecek muhtemel kriz tehlikesini ortadan kaldıralım, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi güçlendirelim. Çok partili demokratik siyasi hayatımızda parlamenter hükümet sistemi nedeniyle, 15 yıllık AK Parti dönemi hariç, her 1,5 yıla bir hükümet düşmektedir. Bu durum da siyasi istikrarsızlığa ve ekonomik krizlere neden olmakta, ekonomik krizler güvenlik sorunlarını tetiklemekte, güvenlik sorunları vesayet kurumlarını güçlendirmekte, vesayetçi anlayış belli aralıklarla darbelere yol açmakta, demokrasimizi zayıflatmaktadır. İç sorunlara muhatap olan ülkemiz, dış politikada alan daralmasına maruz kalmaktadır. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde’ ise koalisyon ihtimali yoktur, istikrar vardır. İstikrar; kalkınmanın, büyümenin ve refahın temelidir. Not düşmüş Millete karşı rejim değişikliği ve diktatörlükten söz etmek; bizatihi Milleti tanımamak, onun gücünü hafife almak anlamına gelir. Dolayısıyla rejimin ve demokrasinin teminatı mevzuatın da ötesinde bizatihi aziz Milletimizin kendisi olduğunu asla unutmamak, bilmeyenlere de gür bir sesle hatırlatmak gerekir.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle Yeni Anayasa ve Referandum konusunda görüşlerimize yer verdiğiniz ve bizi tekrar gazeteniz Gapgündemi’nde konuk ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sevgisi ile dolup taşan ve her seçimde kendisine büyük bir muhabbetle destek veren Şanlıurfalı hemşerilerimizin 16 Nisan’daki referandumda “ Evet” oyları ile yine büyük destek vereceklerine olan inancımı tekrarlıyorum ve bu vesile ile tüm Şanlıurfalı hemşerilerime en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Referandum, çalışmaları, yeni, Cumhurbaşkanlığı, Sistemini, anlatmak, üzere, geç
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 12.11.2018
Bugün
11° - 19°
Salı
10° - 18°
Çarşamba
- 13°
Şanlıurfa

Güncelleme: 12.11.2018
İmsak
05:29
Sabah
06:53
Öğle
12:16
İkindi
15:01
Akşam
17:27
Yatsı
18:44
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı