Haber Detayı
22 Mart 2018 - Perşembe 09:50 Bu haber 1068 kez okundu
 
Önal: Göbeklitepe’nin öncesi de var!
Prof. Dr. Mehmet Önal, “Göbeklitepe’nin öncesi de var. Göbeklitepe’nin öncesi henüz araştırılmadı, izler bulunmadı. Bu izlerin araştırılması gerekiyor. Ki bu konuda arkeologlar Şanlıurfa’ya yoğun ilgi gösteriyor ve bu konuda araştırmalar, kazılar daha da artacaktır” dedi
Röportaj Haberi


Röportaj:  İshak Polat /   Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal hocamız ile arkeoloji üzerine konuştuk.  Yıllarca Zeugma kazılarına emek veren, Gaziantep Müze Müdürlüğü görevinde bulunan daha Harran Üniversitesine geçen ve halen Arkeoloji Bölüm Başkanlığının yanı sıra Harran kazı ekibi başkanlığını da yürüten hocamıza sizin için sorduklarımız ve aldığımız cevaplar…

Arkeoloji nedir? Arkeolog kimdir?

Arkeoloji (Yunanca arkhaio eski ve logos bilim) eskinin bilimi olarak dilimize çevirebileceğimiz, geçmiş medeniyetlerin her türlü maddi kalıntıları ile inceleyen bilim dalıdır.  Kazıbilim olarak ta adlandırılan arkeoloji eski insanların kullandıkları eşyalardan tutun da kullandıkları malzemelere, yapılarına, hatta sanatlarına kadar araştırma yapan kendi içerisinde çeşitli alanları olan bilim dalıdır

 Arkeolog ise geçmiş çağlarda insanlar tarafından yapılmış toprak üstünde, toprak altında veya su altında bulunan, gözle görülen, elle tutulan her eseri dikkatle ve titizlikle ortaya çıkaran, bunları inceleyen, açıklayan ve yorumlayan ve bu doğrultuda eski insanların nasıl yaşadığını bilen arkeoloji bilimi uzmandır.

Hatta halk dilinde arkeologlara “ mezarcı” bile denilse de aslında bu bilim dalı ve arkeoloji bir nevi üst ve elit kesime hitap eden bir meslek ve bilim grubudur.

Modern arkeolojinin başlangıç tarihi ne zaman başlıyor?

Dünya üzerinde arkeoloji Rönesans döneminde başlıyor. Arkeolojiyi bir bilim haline getiren ve modern durumuna öncülük eden iki önemli isim vardır. Bunlar; Fransız Caylus ve Alman Winckelmann’dır.

Arkeolojinin bilimsel anlamda sistematik çalışmasının temellerini ise Alman bilimci Müller ortaya koymuştur. Müller’e göre eserler yapıldıkları çağa, kullanıldıkları amaca, yapıldıkları yere göre gruplara ayrılmalı; ayrıca cinslerine göre yani heykel, kabartma, resim, seramik, sikke ve mimarlık olarak alt gruplara bölünmeliydi.   Napolyon’un Mısır seferine katılan Champolion 1822 yılında Mısır hiyeroglif yazısını çözdü. 1846’da Rawlinson, Mezopotamya çivi yazısını çözdü. Bu keşifler ile birlikte Arkeoloji bilimi hızla gelişmeye başladı ve günümüze kadar çeşitli gelişmelere uğradı.

Türkiye’de  modern arkeoloji ne zaman başladı?

Bizde 19 yy başlarında başladı. Biz Türk arkeoloji tarihini ( her ne kadar iki yabancı isim olsa bile) Osman Hamdi bey ile görüyoruz. Türkiye’de Arkeoloji biliminin başlangıcı  Osman Hamdi Bey ile birlikte olmuştur.  Osman Hamdi Bey ilk Türk arkeoloğu olarak kabul edilir. Her ne kadar Adıyaman, Nemrut Dağında kazı yapmıştır, Lübnan Sayda’da ki Kral Mezarlığı kazıları sırasında dünyaca ünlü İskender Lahiti’ini Arkeoloji bilim dünyasına kazandırmıştır.  Osman Hamdi Bey aynı zamanda Çağdaş Türk müzeciliğinin kurucusudur. İstanbul Arkeoloji Müzesi'ni kurmuş, 29 yıl müdürlüğünü yapmış ve müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına sokmuştur ve bu alanda çok emeği vardır.

Arkeolojinin önemi nedir?

Arkeoloji geçmiş ile günümüz arasındaki bağı ortaya çıkartması anlamında önemlidir. Eğer arkeoloji olmasaydı geçmiş ile tarih, sanat, kültür ve bir çok alanda bir bağ kurmak mümkün olmayacaktı. İnsanlık tarihinin ortaya çıkartılmasında arkeoloji biliminin önemi büyüktür. Eğer arkeoloji olmasaydı ilk yazıyı, kavimleri, medeniyetlerini, sanatlarını bilemeyecektik.  İşte bu bağları ortaya çıkartmak anlamında insanlığın geçmişini ortaya sermek anlamında arkeoloji bilimi büyük öneme haizdir.

Şanlıurfa arkeolojik anlamda hangi değerlere sahip?

Şanlıurfa coğrafi konum olarak Mezopotamya’nın ortasında yer alan kadim bir şehir.  İnsanlığın başlangıcı olarak kabul edilen Mezopotamya’nın merkezinde yer alan bir şehir olarak elbette ki bir çok medeniyetin hatta insanlığın başlangıcının izlerini taşıyan bir şehir.  Dolayısı ile ilk inançlar, ilk ritüeller, ilk yontular gibi bir çok alanda çok önemli bir konuma ve zenginliğe  sahip Şanlıurfa.  İşte Göbeklitepe’ye ev sahipliği yapması, Karahan, Sefertepe, Hamzalıtepe, Harbetsuvan gibi önemli arkeolojik alanlara ev sahipliği yapması Şanlıurfa’yı arkeolojik anlamada çok önemli bir konuma getiriyor.

Sonrasında Harran’ın tarım alanı olarak insanlığın kullanımına açılması da ayrıca arkeolojik açıdan önemli bir yere sahip oluyor.  Bunun yanı sıra Harran’ın yanı başında, belki de Harran’ın devamı olan Tel- İdris var. Özetle Şanlıurfa gerçekten de arkeolojik olarak büyük bir zenginliğe sahip.

Şanlıurfa bu manada arkeologların ve arkeolojinin ilgi merkezi olmuştur diyebilir miyiz?

Elbette. Bakın arkeolojinin dalları var ve bu dalları ilgilendiren bir çok değere sahip Şanlıurfa. Son yıllarda 12,000 yıl öncesine dayanan  tarihi ile Göbeklitepe’nin ortaya çıkması bir çok arkeoloğun ilgisini buraya çekti. Ki bu ilgi sadece Göbeklitepe ile de sınırlı değil. Mesela geçen yıl Bahattin Hocamız Göbeklitepe’nin çağdaşı olan Harbetsuvan’da başladı. Bu kazılar Karahan ile devam edecek.

Burada çok önemli bir detay daha var. Göbeklitepe’nin öncesi de var. Göbeklitepe’nin öncesi henüz araştırılmadı, izler bulunmadı. Bu izlerin araştırılması gerekiyor. Ki bu konuda arkeologlar Şanlıurfa’ya yoğun ilgi gösteriyor ve bu konuda araştırmalar, kazılar daha da artacaktır.

Kazı Başkanlığını yürüttüğünüz Harran kazıları ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Harran Örenyeri kazısı  adını Harran’dan alan, Harran’ın merkezinde bulunan bir çok höyükten birisi.  Bu höyük bir yerleşim yeri ve  etrafında 1.200 metre çapında bir sur var. Bu surun etrafında bir hendek var ve Cullap’tan yönlendirilen sular ile bu hendekler sular ile dolduruluyormuş. Bunun yanı sıra Bunun yanı sıra Harran ( ki yolların kesiştiği yer anlamına geliyor) çok önemli bir merkez.  Ve iki medeniyete başkentlik yapmış bir merkez. Bunun yanı sıra inanç merkezi olarak  karşımıza çıkıyor hem çok tanrılı hem de tek Tanrılı dinlerin merkezi olarak çok önemli bir yere sahip.

Kazılara gelince 2014 yılında Harran Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Nurettin Yardımcı hocamızın isteği üzerine başlattığımız kazı çalışmaları çeşitli alanlarda devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir. bu kazı çalışmaları devam ediyor. Bu kazı çalışmalarımızda bir çok hocamız bize eşlik ediyor, yardımcı oluyor. Ama ana ekip kendi Üniversite personelimiz ve öğrencilerimiz.

Bir çok arkeolojik kazı geç sürüyor. Bu arkeolojinin kendi işleyişinden mi yoksa personel, ödenek yetersizliği gibi sebeplerden mi?

Başta arkeolojinin kendi doğasında var. Katmanları anlamak, buluntulara zarar vermemek gibi işin doğasını yanı sıra şu kadar zamanda bitsin gibi bir durum arkeolojinin fıtratına yer almaz, alamaz. Ama kamuoyunun beklenti içerisinde olduğu yerler vardır. Bu gibi yerlerde ek ödenekler, ek ekipler sağlanarak yıl içerisinde kazıların uzun süre sürmesi sağlanabilir. Türkiye’de genelde kazı çalışmaları üç ay kadar sürer bizde ve daha birkaç yerde ise bu süre 9 aydır.  Ama bunu yaparken kazı disiplininden asla taviz vermiyoruz ve 4 yıl gibi sürede epey mesafe kat ederek bir çok eseri ortaya çıkarttık. Eğer senede 1-2 ay sürede kazmış olsaydık bu kazılar 30 yıl sürerdi. Zeugma, Harran gibi çok değerli kentlerimizin kazıları uzun süreli olmalı ve bu yerlerin bilimsel ve turistik değerleri ortaya çıkartılması için maddi destekler sunulmalıdır. . Biz bu konuda şanslıyız çünkü Bakanlığımız, Valiliğimiz, Belediyemiz, Üniversitemiz gerekli desteği veriyor.

Mesleğinize dönelim. İyi bir arkeologda olması gereken özellikler nelerdir?

Öncelikle yaptığı işi sevmesi ve heyecan duymalıdır. Her işin başında bu iki etken gelir. Bu özellikler yoksa bir  Harran’ın sıcağına, tozuna başka bir kazı alanında o alanın fiziki ve iklimsel zorluklarına bir kişinin katlanması mümkün değildir. Üçüncüsü iyi bir arkeolog iyi bir bilimsel gözlemci ve araştırmacı olması gerekiyor. Bu bizim mesleğimizde olması gereken bir vasıftır. Bu  ve bunun gibi diğer özelliklere sahip bir kişi iyi bir arkeolog olur.

Kaçak defineciler define bulduğunda sevinir. Peki bir arkeologu ne sevindirir?

Arkeolog bulduğu hiçbir tarihi eserden maddi bir menfaat sağlamaz. Bir arkeoloğu sevindiren şey bir eser bulmasıdır. Bu olay tüm arkeologları sevindirir ve heyecanlandırır.  Bu bir çömlek parçası olabilir, bir mozaik olabilir. Yeter ki binlerce yıl öncesinin bir parçası olsun yeter. Sporcularda olduğu gibi Arkeologlarda da bir şey bulduğunda bir adrenalin, enerji patlaması olur yani.

Hocam keyifli röportajınız için teşekkür ederim. Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle bu fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ediyorum. Arkeoloji konusunda aslında konuşulacak o kadar şey var ki.  Hele hele Şanlıurfa üzerine konuşulacak çok şey var. İnşallah bunları da başka zaman ve başka platformlarda konuşma ve anlatma fırsatı buluruz diyorum ve sevgilerimi sunuyorum.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Önal:, Göbeklitepe’nin, öncesi, de, var!,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 20.07.2018
Bugün
24° - 37°
Cumartesi
23° - 38°
Pazar
26° - 39°
Şanlıurfa

Güncelleme: 20.07.2018
İmsak
03:32
Sabah
05:13
Öğle
12:38
İkindi
16:27
Akşam
19:51
Yatsı
21:24
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı