Haber Detayı
09 Temmuz 2016 - Cumartesi 11:03 Bu haber 2412 kez okundu
 
"Matbaacılık hassasiyet isteyen bir iştir"
Röportaj: İshak Polat / Matbaacılık sektörünün zorlukları ve çalışma koşulları ile ilgili Abdullah Polat’a sorduklarımız ve aldığımız cevaplar..
Röportaj Haberi


Okuyucularımız için sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Abdullah Polat. 1968 Şanlıurfa doğumluyum. Evli ve 4 çocuk babasıyım. 2002 yılından bu tarafa matbaacılık mesleği ile iştigal ediyorum.

Matbaacılığa başlama öykünüzü öğrenebilir miyiz?

Tabii. Aslında  benim matbaacılığa geçişim biraz zoraki oldu. Onun öncesinde ben çiftçi bir ailede doğdum ve belli bir yaşa kadar ailemle birlikte tarla işleri ile uğraştım. Daha sonra 13-14 yaşlarında oto elektrikçilik yapan bir akrabamın yanında yıllarca çıkralık ve kalfalık yaptım. Daha sonrasında  ise yıllarca kepçe operatörü olarak Urfa’da ve memleketin değişik yerlerinde çalıştım.  Urfa piyasasında bir çok arkadaşı operatör olarak yetiştirdim ve onların ekmeklerini kazanmalarına vesile oldum. Daha sonra çocuklarımın hastalığı dolayısı ile kepçe operatörlüğüne ara vermek zorunda kalınca abimin matbaasına takılmaya başladım ve orada bir nevi çıraklıktan başlayarak ustalık seviyesine geldim.

Bu mecburi matbaa ustalığını biraz açabilir misiniz?

Önce bir çocuğum ile başlayıp daha sonra iki çocuğumda çıkan hastalıklardan dolayı kepçe operatörlüğü yapamaz hale geldim. Çünkü sürekli çocuklarımın başında olmam ve sürekli Antep ve Adana gibi illerdeki hastanelere gidip gelmem gerekiyordu.  Şantiyelerde çalışınca ailenizden ayrı kalmak durumunda olduğumu için bende mecburen kepçe operatörlüğünü bırakmak zorunda kaldım. Hal böyle olunca oturduğumuz evin altında en büyük abimizin sahibi bulunduğu gazetemizin ve diğer matbaa işlerinin basıldığı kendi matbaamızda çırak olarak çalışmaya karar verdim. Urfa’da matbaa ustası olmadığı için başka şehirlerden gelen ustaların kaprisleri neticesinde ve en son olarak çalışan bir ustanın işi bırakıp gitmesi sonucunda bir gün gazetemizi basmak zorunda kaldım. Kısacası mecburiyetten matbaacılığa başladığım ve ilk olarak “ Bismillah” dediğim gün o gündür ve 14 yıl boyunca kendi kendimi yetiştirerek bu günlere kadar geldim.

Usta kaprisi dediniz.  Onlar bir şey öğretmedi mi?

Maalesef. Bir çok meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de bazı insanlar bilgilerini kendilerine saklarlar. Ki sürekli kendisine mahkum olasınız diye. Bende bu işi öğreneceğim diye inat edince ustaların ellerine baka baka bir çok şeyi öğrendim. Bunun yanı sıra Adana’ya çocuklarımın hastalığı için gidip gelirken bir diğer kardeşimin matbaasındaki ustalarla olana güzel diyaloglar sonrasında bilmediğim ince şeyleri de onlardan öğrendim. Bu konuda Adana’da özellikle Ali Kızıltepe adlı ustadan çok şeyler öğrendim : Allah razı olsun kendisinden. Birde deneme yanılma yolu ile bazı tecrübeler edindim ve Allah’a şükürler olsun geldiğim noktada benden daha uzun yıllar matbaacılık yapan bir çok arkadaşımızdan daha fazla donanımlı hale geldim ve bugün gazetemizin de ajansımızın da yükünü taşıyabiliyorum.

Mesleğini seviyor musun?

Evet seviyorum. İnsan ne işi yaparsa yapsın o işi sevmezse zaten yapamaz. Kaldı ki bir insanın çoluk çocuğunun nafakasını kazandığı her meslek güzeldir. Çünkü siz helal dairesinde ne iş yaparsınız yapın eğer geçiminizi sağlıyorsanız o meslek güzeldir ve kutsaldır. Özelde ise matbaacılık mesleği her ne kadar yorucu olsa da güzel bir meslektir.

Mesleğinizin zorlukları nelerdir?

Matbaacılık sektörü çok geniş bir yelpaze olduğu öncelikle bilginizi sürekli yenilemeniz gerekiyor. Bunun yanı sıra ortaya çıkarttığınız ürününün kalitesini etkileyen boya, kağıt, CTP, makine gibi bir çok unsur olduğu için çok hassasiyet gerektiren bir iş. Yaptığınız bir yanlış ise pahalıya mal olabilir. Mesela tasarım aşamasında bir harf unutulur ve gözden kaçar sizde o işi basıp paketlersiniz ve hata fark edildiği zaman bütün kağıt, film, baskı parası cebinizden çıkar ve çöpe gider. Dolayısı ile matbaacılık hassasiyet ister ve sürekli kontrol ister. Bunun yanı sıra matbaacılık sektöründeki makineler ve ekipmanlar pahalıdır. Sürekli yeni makineler ve teknolojiler ortaya çıkar sisinde ekipmanınızı yenilemeniz, bilginizi güncellemenizi  gerektirmektedir  . Ki bu da ağır bir maddi külfet gerektirir. Bunun yanı sıra yıllar içersinde gelişen rekabet ise hem kar marjını düşürdü hem de kalitesiz işlerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Özetle bizim işimizin zorlukları ve sıkıntıları bunlardır.

Kalifiye eleman sıkıntısı hakkında neler söylersiniz?

Çok önemli bir noktaya temas ettiniz. Bir çok sektörde olduğu gibi maalesef yetişmiş eleman sıkıntısı bizde de var. Hatta fazlası ile var. Çünkü bir matbaa ustasının yetişmesi yıllar alıyor. Bizim mesleğimiz diğer meslekler gibi basit değil. Bunun yanı sıra yetiştirecek çırak bulmakta zorluk çekiyoruz. Eğitim süresinin uzaması ile birlikte çırak bulmak zor. Bulduğunuz çırak ta eskisi gibi meslek öğrenmekten ziyade “ bana ne kadar para vereceksiniz” mantığı ile geliyor ve işin zorluğunu görünce üç sonra kaçıyor. Bazen çok iyi ustalar buluyorsunuz ama bazılarında da “ Usta ahlağı” sorunu oluyor ve sıkıntı yaşıyorsunuz.

Matbaacılıkta bir tabir var; insanın k…na boya değince artık iflah olmazmış. Bu deyim nedir?

Matbaacılık sektörü o kadar güzel bir sektör ki bu deyim matbaacılığa başlayan bir insanın  daha sonra kolay kolay başka bir iş yapamamasını ifade eder. Yani matbaacılık bir yaşam tarzı haline geliyor ve bu işe gire insanlar aynı keyfi başka bir işten alamıyor. Ben her ne kadar sevdiğiniz zaman, kendinizi yetiştirdiğiniz zaman bütün mesleklerin keyif verdiğini düşünsem de bir çok matbaacı meslektaşımın da kolay kolay başka bir işte dikiş tutturamadığın söyleyebilirim.

Yaptığınız işi detayları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Elbette. Matbaacılıkta baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası olarak adlandırılan kısımlar var. Baskı öncesi bir iş müşteriden alınır, grafiker tarafından matbaacılık ölçülerine göre tasarlanır. Daha sonra CTP yani direkt baskı kalıbı veya film alınır ve bu filme kalıba pozlanır. Daha sonra baskı aşamasında bu iş arzu edilen kağıda istenilen adet kadar basılır. Baskı sonrasında da selefon, kırım, kesim , gofre, lak gibi işlemlere tabi tutulur ve paketlenerek müşteriye teslim edilir.  Özetle bir siparişin müşteriden alınıp mamul olarak teslimine kadar çok yoğun bir emek harcandığını ve Müşteri temsilciyi veya pazarlamacı, grafikçi, Film çıkış, kağıtçı, matbaa ustası, mücellit gibi bir çok insanın elinin değdiğini söyleyebilirim.

2002 yılından bu tarafa kendi gazeteniz olan GAPGündemi’ni ve birkaç tane yerel gazeteyi basıyorsunuz. Bir gazetenin basılma öyküsünü bize anlatır mısınız?

Gazetecilik ve gazete basımı aslında birçok insanın bilmediği kadar zor bir meslek. Bir haberin muhabir tarafından takip edilip haber haline getirilip daha sonra diğer haberler ile tasarlanması, sayfa düzeninin yapılarak aydınger çıkışlarının alınıp matbaaya getirilmesi ile bizim sürecimiz başlıyor. Gazete çıkışları matbaaya gelince biz sayfalarımızı hızla basıp, kırıp harmanlayarak gazete haline getiriyoruz. Daha sonra bunları bayii ve dağıtıcılara göre ayrı ayrı paketliyoruz. Ve bütün bu işlemleri alabildiğince hızlı bir şekilde yapmak zorundayız ve zamanla yarışıyoruz. Elektriklerin kesilmesi, gazetede bir haberin beklenmesi sonrasındaki gecikme, bir arıza bizim baskıya girme ve gazeteyi dağıtıcılar, bayiiler ve hali ile okuyucuya zamanında yetiştirme zamanımızı kısıtlayabiliyor.

Hiç geciktiğiniz veya çıkartamadığınız oldu mu?

Hayır. Gazetecilik ve gazete basımı doğası gereği mesai mevhumu gözetmez. Bayram tatilleri ve Pazar günleri ekip olarak arkadaşlarımız gazetede bizde burada matbaada hazır ve nazır haldeyiz. GAPGündemi gazetesi 18-19 yıldır yayın hayatında ve biz bir gün bile okuyucumuzu gazetesiz bırakmadık veya geciktirmedik. Sadece bir ya da iki kere makine arızasından dolayı başka matbaada basmak zorunda kaldık.

Bu işi yapan ve yapmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

Gençlere öncelikle ne iş yaparlarsa yapsınlar o işi sevmelerini tavsiye ederim.  Çünkü sevgi olmadan bir işi yapmanız mümkün değildir.  Bunun yanı sıra gençlerimiz biri işi öğrenmek ve bir meslek elde edebilmek için sabırlı olmalı, o işi öğrenmek için çaba ve emek sarf etmelidir.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Yıllardır baskısını yaptığım gazetemizde bir gazetenin basımı ve matbaacılık mesleğinin özellikleri hakkında görüşlerimizi ve duygularımızı okuyucularımıza aktarma imkanı tanıdığınız için size teşekkür ediyorum. Bu vesile ile de GAPGündemi gazetesinin okuyucularına sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Röportaj, İshak, Polat, , Matbaacılık, sektörünün, zorlukları, çalışma, koşullar
Diğer Fotoğraflar








Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 22.04.2018
Bugün
11° - 23°
Pazartesi
13° - 28°
Salı
13° - 30°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.04.2018
İmsak
04:06
Sabah
05:35
Öğle
12:31
İkindi
16:12
Akşam
19:14
Yatsı
20:35
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı