Haber Detayı
15 Ekim 2016 - Cumartesi 10:54 Bu haber 3795 kez okundu
 
"Giyim insanın kişiliğini yansıtır"
“Benim Mesleğim” adlı röportaj dizimizin bu seferki konuğu 40 yıldır terzilik mesleği ile iştigal eden Mehmet Susam oldu.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak Polat /  Terzilik mesleğinin incelikleri ve sorunları konusunda Mehmet Susam ustaya sizin için sorduklarımız ve aldığımız cevaplar...

Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Mehmet Susam. 1962 doğumluyum. Urfalıyım. Evli ve dört çocuk babasıyım.

Kaç yıldır terzilik yapıyorsunuz?

Şegirtligimden ( Çıraklık) beraber 40 yıldır terzilik yapıyorum. 40 yıldır aynı yerimde, bu sokakta terzilik yapıyorum. Ustam ( Allah rahmet eylesin) Müslüm Bağmancı idi. Mesleğe onun yanında başladım ve günümüze kadar geldik.

Neden terzilik mesleğini seçtiniz?

Eski yıllarda terzilik en iyi mesleklerden bir tanesi idi. Okul okumayınca babam beni terzi şegirti olarak ustamın yanına verdi ve bizde çalıştık. Bir de eskiden öyle kendi mesleğinizi seçme şansınız yoktu. Babanız sizi nereye verirse o işi yapmak zorundaydıınz.

Mesleğinizi seviyor musunuz?

Elbette seviyorum. Çünkü ben bu işten ekmek yiyorum, çoluk çocuğumun nafakasını çıkarıyorum. İnsan ekmek yediği işi sevmez mi?

Giyim bir insan için ne ifade ediyor?

Giyim bir insanın kişiliğidir ve giyim insanın kişiliğini yansıtır. İyi giyim bir sanattır. Dolayısı ile iyi ve temiz giyinmek lazım. Bence zevklerin içersinde en büyük zevk giyim zevkidir. Bazı insanlar giyimine dikkat eder, giydiği yakışır. Ama bazı insanlar dünyanın en iyi ve güzel elbisesini de verseniz kendisine yakışmaz veya o elbiseyi giymeyi beceremez. Biz terzilerin en çok dikkat ettikleri hususlardan birisi de yaptığınız güzel elbiselerin giyimine dikkat edilmesidir. Eğer sizin özenle diktiğiniz bir elbiseyi kişi  güzel bir şekilde giyiyorsa aldığınız keyif bambaşkadır. Ama usulüne göre giymiyorsa bu bir terziyi üzer. Bu konuda bir anımı anlatmak isterim; bir müşterime özenle pantolon gömlek dikmiştim. Bir gün kendisini gördüğümde gömleğinin cebine bir sürü şey doldurduğunu, gömleğinin pantolonundan sarktığını ve pantolonun kırış kırış olduğun gördüm. Dedim ki; artık sana elbise dikmeyeceğim. Şaşırdı. Dedim ki gömlek pantolon böyle giyilmez. Bir daha böyle giyeceksen artık sana elbise dikmeyeceğim dedim. Çünkü giyimden ziyade onu diken ustayı suçlayacaklardır.

40 yıllık terzilik hayatınızın size kazandırdığı maddi- manevi kazançlar ne oldu?

Maddi olarak çok fazla bir kazancım olmadı. Elhamdülillah geçimim oldu ve oluyor. Ama manevi olarak çok şey kazandım. En başta sabrı öğrendim. Ki bu işi yapan insanın sabrının geniş olması ve müşteri ile ilişkilerinin çok iyi olması gerekir. Bunun yanı sıra emeğin değerini ve helal kazancı öğrendik. Esnaflığın dürüstlük olduğunu öğrendik. Çok şükür bunun gibi bir çok manevi değeri mesleğimizi icra ederken öğrendik ve 40 yıldan bu tarafa da bu ilkeler ışığında mesleğimizi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyoruz.

İyi bir terzide olması gereken özellikler nelerdir?

İyi bir terzi öncelikle sabırlı olmalıdır. Bunu yanı sıra mesleğini severek yapmalıdır. Ondan sonra ise iyi bir terzi müşterisini ne istediğini bilmelidir. İyi bir terzi ölçü alabilmeli, iyi kesim yapabilmelidir. Zaten bir insan işini severek yapıyorsa zaten yaptığı işin inceliklerini öğrenir ve ürettiği şeylerle kendisini ispatlar.

Terzi esnafının sorunları nelerdir?

Öncelikli sorunumuz; yetiştirecek ve mesleğimizi sürdürecek çırak bulamıyoruz. 8 yıllık kesintisiz eğitim dolayısı ile çırak bulmakta çok güçlük çekiyoruz. Bunun yanı sıra kimse çocuğunu terzi çırağı olarak vermekte istemiyor. Böyle giderse 10 yıl sonra bir terzi bulmak nerede ise imkansız hale gelecek. Bunun yanı sıra emeğimizin karşılığını alamamak bir diğer sorunumuz. Bakın eski işlerimiz artık çok fazla yok. Urfa’da terzilerin işi artık tamirat, paça yapmak olmuş. Bunu da yaparken çok cüzi rakamlara yapıyoruz. Bazı insanlar bu cüzi ücretin bile pazarlığını yapıyor. Bu bizi hem sıkıntıya sokuyor hem de emeğe değer verilmediği için üzüyor. Bakın ben ve benimim gibi Urfalı ustalarımız bu işi bir İstanbul’da yapmış olsaydık  inanın çok ünlü modacı olurduk ve insanlar elbise diktirmek için sıraya girerdi. Ama bu da biraz kısmet işi.

Gençler terziliği bir meslek olarak görmüyor mu?

Maalesef günümüzde gençler terziliği bir meslek olarak görmüyor. Çünkü artık günümüzde öyle ahım şahım bir kazanç elde edemiyorlar. Bunların ışığında şunu söyleyebilirim; gençlerde haklı. Çünkü yaptığınız işten bir kazanç elde edemiyorsanız o işi yapmanın çok fazla bir manası da kalmaz. Bakın bir genç garsonluk yapsa günlük 30-40 TL para alır. Ama bir terzi esnafı bu parayı çırağa veremez. Ama şunun da altını çizmek isterim; bir mesleği öğrenmek farklıdır, para kazanmak farklıdır. Bir çırak bizim işimizde hemen para kazanamaz. Bu ancak uzun vadede de işi öğrendikten sonra olur. Bizim işimiz uzun vadeli olup ancak öğrendikten sonra size para kazandıracak bir iştir. Ve terzilik asla ölmeyecek bir iştir.

Eski kazancınınız ile günümüzdeki kazancınız arasında çok fark var mı?

Çok var. Eskiden bir terzi sıfırdan elbise, gömlek dikerken günümüzde ancak tamirat ile uğraşıyoruz. Millet hep hazıra yöneldiği için eski işlerimiz maalesef yok. Ama şunu yine belirtmek isterim; terzilik insan var oldukça devam edecek bir iştir. Çünkü bir doktor elbise  dikemez , bir avukat pantolonun paçasını dikemez. İllaki bu işleri birileri yapacak. Bu işleri yapacak olan da terzidir.

Hazır giyim terziliği öldürdü mü?

Bir nevi öldürdü diyebiliriz. Çünkü artık insanlar eskisi gibi gidip terzide kendi elbisesini diktirmiyor. Ama yine altını çiziyorum; terzilik ölmez. Çünkü hazır giyimde de çalışan insanların bir çoğu terzidir nihayetinde.

Hazır giyim ile terzide dikilen elbise arasındaki fark nedir?

Teknik olarak en büyük fark teknoloji. Seri üretim ile elde dikmek bir değil. Seri üretim olarak hazır giyim ile terzinin rekabet etmesi imkansız. Ama rahatlık ve seçim konusuna gelince elbette terzide dikilen elbise daha farklıdır. Çünkü; hazır giyimde siz herkesin giydiğini giyerken terziden giyindiğiniz zaman istediğiniz rengi, kendinize göre olan ölçüyü ve kumaşı seçme şansınız var.  Özetle giyim anlamında hazır giyimde seçme şansınız yok. Terzi de bu özgürlüğünüz var. Dolayısı ile hazırı sevmeyen veya istediğini bulamayan bize, yani terziye geliyor.

Urfa’da hala terziden giyinenler var mı?

Var. Özellikle eski kuşak dediğimiz insanlarımız hala terziden, terzinin diktiklerinden giyinir. Çünkü böyle alışmışlardır ve hazır giyim bu insanları çok fazla sarmaz. Bunun yanı sıra çok zayıf, ve çok kilolu insanlarda terziyi tercih eder çünkü; kendilerine göre hazır giyimde çok fazla bir şey bulamazlar. Bunun yanı sıra şalvar, yelek gibi geleneksel Urfa giysilerine rağbet eden insanlar var ve bazı ustalarımız sırf bu giysileri dikiyor.

Eskileri konuşurken şunu da sormak istiyorum, eski kumaşlar ile şimdiki kumaşlar arasında fark var mı?

Artık eski kumaşlar da yok.  Günümüzde artık her şey Çin işi olmuş. Eskilerde, Altınyıldız kumaş vardı. Bilen bilir elinize aldığınız zaman kumaş olduğunu anlardınız. Hala Altınyıldız var ama eskiden 1.000 ilmik iken günümüzde bunu 500 ilmiğe düşürmüşler. Fermuar alıyorsunuz Çin malı, kısa bir sürede bozuluyor. Ben en  iyisini alıyorum ve Türk malı zannediyorum ama baktığım zaman Çin işi olduğunu görüyorum. . Kısacası malzememiz de eski malzeme değil artık

Bayan ve erkek terziliği arasında fark var mı?

Çok fark var. Kadın terziliği başlı başına bir branştır. Gerçi günümüzde bu farklılıklar ortadan kalktı ama eskiden her terzinin kendisine göre en iyi yaptığı bir dikim ve branş vardı.

Mesleki bir birlikteliğiniz var mı?

Eskisi kadar yok maalesef. Derneğimiz ve mesleki birlikteliğimiz eskiden daha fazla ve sık idi. Bunun günümüzde de devam etmesini açıkçası arzu ederim

 Terzi gözünden moda nedir? Siz modayı nasıl tarif ediyorsunuz?

Aslında moda diye bir şey yok. Moda denilen şey aslında insanın kendisine yakışanı ve yakıştırdığıdır. Bakın 30 yıl önce giyilen şeyler bugün tekrar moda. Bir bakıyorsunuz birisi 30 yıl önce giyilen bir şeyi kendisine yakıştırarak giyiyor ve bu yakışanı gören diğer insanlarda bunu taklit ediyor. Kısacası moda denilen şey insanın kendisine yakışanı ve yakıştırdığını giymesidir.

Bu mesleği yapmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Sözlerimin arasında söyledim; terzilik ölmeyecek bir meslektir. Herkesin doktor, avukat, mühendis olma şansı ve imkanı yok. Elbette birileri ekmek yapacak birileri elbise dikecektir. Dolayısı ile bu mesleği birileri yapacak. Ama acizane terzilik yapacak gençlere şunu tavsiye ederim; gitsinler bu işin okulunu okusunlar. Grafik, tasarım gibi bölümlerde okuyan kardeşlerimizin mesleğe yaklaşımları ve ürettikleri gerçekten çok farklı oluyor. Mesela hemşerimiz Faruk Saraçoğlu okulunu okumuş ve Türkiye’nin en önde gelen modacılarından birisidir.

 Çocuklarınızın bu işi yapmasını ister misiniz?

Urfa’da bu işi yapmak artık sıkıntılı. Biz zordan ayakta kaldık ve kalmaya gayret ediyoruz. Dolayısı ile onların bu sıkıntıyı çekmelerini bir baba olarak istemem. Gitsinler okul okusunlar ve bu işi yapacaklarsa da okulunu okusunlar daha iyidir. O şekilde yapsınlar isterim.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle gazetenizde her meslek grubundan esnafın sorunlarına yer verdiğiniz ve bu vesile ile terzi esnafı olarak mesleğimiz ile ilgili düşüncelerimizi vatandaşlarımıza aktardığınız size ve gazeteniz GAPGündemi’ne için teşekkür ediyorum.  Sizin aracılığınız ile tüm terzi esnafımıza ve Urfalılara sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: “Benim, Mesleğim”, adlı, röportaj, dizimizin, seferki, konuğu, 40, yıldır, terzi
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 12.11.2018
Bugün
11° - 19°
Salı
10° - 18°
Çarşamba
- 13°
Şanlıurfa

Güncelleme: 12.11.2018
İmsak
05:29
Sabah
06:53
Öğle
12:16
İkindi
15:01
Akşam
17:27
Yatsı
18:44
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı