Haber Detayı
30 Aralık 2016 - Cuma 08:35 Bu haber 2196 kez okundu
 
"Gençlik geleceğimizin hazinesidir"
Bu haftaki röportajımızın konuğu Eğitimci- Yazar Mehmet Sarmış oldu.
Röportaj Haberi


Röportaj:  İshak Polat / Son çıkan “Genç” adlı kitabı ve bu kitap kapsamında düzenlenen seminerler ile ili Mehmet Sarmış hocamıza sizin için sorduklarımız  ve aldığımız cevaplar

 “Genç” adlı kitabınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

“ Genç” adlı kitabımız yayınlanmış beşinci kitabımız. Daha önce yazılmış ama yayınlanmamış kitaplarım da var. Kapak dahil 148 sayfalık , ezokrim kağıda baskılı “ Genç” kısa sürede 4. Baskısına ulaştı. Tiraj olarak ta 5.000 sayısına ulaştı.

Genç” kitabının yazma gayeniz nedir?

Bu kitabımız özellikle lise ’ye giden ama ortaokul, üniversiteye giden öğrencilerimizi de merkezine alan bir kitap. Gayemiz; anne, babalarının gözbebeği toplumu geleceği olan gençlerimizin ahlaklı, kişilikli, özgüvenli, sağlıklı, topluma faydalı bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. Bu kitabı yazmamızın özetle temel gayesi budur.

Bu gayemizde  bir baba olmamın, 32 yıllık öğretmenlik ve Milli Eğitimdeki yöneticilik yapmanın verdiği tecrübe ile gençlerimizin eğitimine, öğretimine katkıda  bulunmak isteyişimizin de önemli bir etkisi de var tabii. İnsan olarak gayemiz Allah rızası için insanlara, topluma, ülkemize hizmet etmektir. Bende yazarak, konuşarak bu gayeye hizmet etmek istiyorum. Bu kitabımızda bu gayenin bir tezahürüdür.

Bunun yanı sıra acizane yaptıklarımızdan da yapmamız gerekenlerden de sorumlu olduğumuzu düşünüyorum hatta bunu iki basamak daha ilerleterek söylediklerimizden de söylemediklerimizden de sorumlu olduğumuzu düşünüyorum. Ve bir adım daha atarak yazdıklarımızdan ve yazmadıklarımızdan da sorumlu olduğumuz düşünüyorum. Ben bu kitabı yazacak durumda olup ta yazmadığım zaman sorumlu olacağımı düşünüyordum. Bunun bir vebal olduğunu düşünerek böyle bir kitabı yazdım.

Genç kimdir?

Genç kelimesi dilimize Farsçadan geçmiş bir kelime ve anlamı da hazine demek. Altın, gümüş gibi değerli eşyalar ve bunu saklandığı yer demek. Bunun yanı sıra Genç; potansiyel zenginlik, enerji, yetenek gibi değerlerin işlenmemiş, sıkıştırılmış hali demek. Gerçekten de bu manada baktığımız zaman genç ve gençlik bizim hazinemizdir.

Genç; anne babaların gözbebeği, geleceğimiz, umudumuz kendimiz, ülkemiz adına toprağa atacağımızı ve atılmış tohum demek. Gençlik büyük bir potansiyeldir. Geleceğin sanatçıları, bilim adamları, mühendisleri bugünün gençliğinden yetişecektir.

“ Genç” i biz okuduk ama okumayanlar için soralım; kitabınızda gençlere neler anlatıyorsunuz?

Bizim yaşlardaki insanlar gençlik sürecinden geçti. Hepimizin çocuğu hatta torunu var. Türkiye nüfusunun 18 milyonu öğrenci. Genç bir nüfusa sahibiz. Hele hele Şanlıurfa’da nüfusumuzun 1/3’ü genç ve Şanlıurfa’nın yaş ortalaması 19,6 civarında. Genç kimdir sorusunu yanıtlarken gencin kelime manasının hazine olduğunu belirttik. İşte bizde kitabımızda gençlerimize birer hazine olduklarını, gençliğin bir hazine olduğunun bilincinde olduğunu farkına varmalarını ve bunun ışığında kendilerini maddi manevi yetiştirmeleri gerektiğini, ömürlerini güzel şeylere adamalarını, bu uğurda fedakârlık yapmalarını bunun yanı sıra kişisel olarak kendilerini temiz tutmalarını, kişisel bakımlarına dikkat etmelerini anlatıyoruz.

Özetlersek kitabımızda gençlerimize ; siz birer hazinesiniz diyoruz. Ama sadece gençlere değil. Anne-babalara, öğretmenlere de bunu hatırlatıyoruz. Ama hazineler iyi bakışları üstüne çektiği gibi kötü bakışları da üzerine çeker ve biz bunu da hatırlatarak bu hazinelerimizi korumamız gerektiğini anlatıyoruz. . Biz kitabımızda bir gencin nasıl olması gerektiğini Peygamber Efendimizden, tarihi şahsiyetlerden örnekler vererek anlatıyoruz. Sahip olduğu değerlerin kıymetinin bilinmesi gerektiğini anlatıyoruz. İstiyoruz ki gençlerimiz kendi kendilerinin kıymetini bilsinler

Gençlerimizin karşı karşıya olduğu tehlikeler nelerdir?

Gençlerimiz günümüzde büyük riskler altında. Gençlerimizin nefsine hitap eden, nefsini çeldiren çok şeyler var. Gençlerimize kurulan çok tuzaklar var. Madde bağımlılığı, şiddet, terör, teknoloji bağımlılığı gibi tuzaklar var. Ülkemiz üzerinde kötü amaçları olanlarında hedefinde gençlerimiz var. Çünkü gençlerimiz heyecanlı. Bu heyecanı kendi emellerine alet etmek isteyen, ülkemizde kaos kargaşa çıkartmak isteyenler gençlerimizi ve gençlerimizin heyecanlarını kullanmaya çalışıyorlar. Bunun için gençlerimize sahip çıkmamız ve onları uyarmamız gerekiyor. Acizane ben “ Genç” adlı kitabımda bu tehlikelere dikkat çektim bir yandan. Kitabımızda söylediklerimizden birincisi gençlik çok önemlidir, ikincisi bu gençlik tehlike altındadır. Farkına varmadan gençlerimiz zamanlarını boşa geçirmektedir dedik ve gençliğimizin olması gereken durumun izah ettik.

Gençlerimiz kendilerinin yani değerlerinin farkında mi?

Maalesef bir çok gencimiz birer hazine olduklarının ve çok kıymetli birer hazineye sahip olduğunun farkında değil. Günümüzde bir çok gencimiz bu hazineyi boşa harcıyor ve çar çur ediyor. Yarının hesabını yapmayan, bunun için çalışmayan ve bunun pişmanlığını yaşayacak, yaşayacak gençlerimiz var. Bu hazinenin kıymetini bilen gençlerimiz de var elbette. Gençliğinin kıymetini bilen bu gençlerimiz zamanlarını boşa harcamayarak k itap okuyarak, düzenli derslerine çalışarak , gelecek için hayaller kurarak bunun için çalışanlar da var. Şunu da belirtmekte fayda var; bu sorun sadece bizim gençlerimizde yok. Bu sorun tüm dünyanın sorunu. Dünyada artık bütün gençler şiddet, teknoloji sarmalının içerisinde boğuluyor. Örneğin bir çok ülke madde bağımlılığından dolayı mustarip. Bir çok ülkede gençler teknolojinin esiri. Bir çok ülkede gençler yeni çıkan bir cep telefonuna diğerlerinden iki saat önce sahip olabilmek için sabahın erken saatlerinde kuyruklara giriyor. Ama maalesef gençler kendilerine o kadar önem vermiyorlar ve kendilerine yeterince zaman ayırmıyorlar. Bu manada da herkes bir birini eleştiriyor. Bu kısır döngü içerisinde bir çözüm bulunması için ciddi adımlar atılması gerekiyor diye düşünüyorum

Günümüzün gençlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüzün gençleri maddi olarak bir çok şeye sahipler. Oturdukları evlerden okudukları okullara kadar geçmişe göre bir çok imkanlara sahipler. Aileler çocuklarının rahat etmesi için imkanlarını seferber etmiş durumdalar. maddi anlamda gençlerimizin imkanları çok diyebiliriz ama manevi anlamda, onların nefislerine hitap eden, zamanlarını boşa geçirmeye teşvik eden etkenler var. İşte bizim ikazlarımızı ve önerilerimizde bu konuda devreye giriyor.

Gençlerin yetişmesinde ailenin önemi nedir?

Çocukların ve gençlerin yetişmesinde aile temeldir. Öğretmenler okul süresince çocuklarla beraberler ama aileler ömür boyu çocukları ile beraberler. Mutlulukları da sıkıntıları da en başta aileyi ilgilendiriyor. Ayrıca bir çocuğun ailesini seçme şansı yok ve çocuğun ilk öğretmeni de ailesidir, akraba çevresidir. İlk öğretmeni annesidir, babasıdır. Çocuğun iyi bir insan olarak ta kötü anlamda da yetişmesinde aile ilk belirleyicidir. Burada Peygamberimizin bir hadisini hatırlayabiliriz; “ çocuk tertemiz bir fıtrat üzerine doğar. Daha sonra annesi, babası onu Müslüman, Hristiyan, Mecusi yapar”. Aile bir çocuğunun çok iyi yetişmesini ister ama istemekle uygulama farklı şeylerdir. Uygulama iyi olmazsa sonuçta iyi olmaz ve bugün gördüğümüz şeyler bunu doğruluyor.

Bakın bir çocuk 7 yaşına kadar hemen hemen tüm kişiliğinin %70’ni  kazanmış olur. Yani kişiliği oturmuş oluyor. Geriye kalan %30 luk kısmını sonradan kazanıyor. Demek ki; bir çocuğun ve gencin yetişmesinde en önemli unsur aile. Dolayısı ile aileler bunun bilincinde olmalı ve ona göre evlatlarını yetiştirmelidir. Yoksa yine en çok üzülecek olan anne babasıdır. Bu konuda anne baba dinen de sorumludur. Dinimizin aileye önemli sorumluluklar yüklediğini görürüz. Çocuklar bizim en önemli imtihanlarımızdan birisidir. Biz Müslümanlar olarak bunun bilincinde olmamız gerekir.

Gençlerin yetişmesinde maneviyatın önemi nedir?

Temel esas maneviyattır. Hayatımız maddi ve manevi kısımlardan oluşur. Biz sadece maddi kısmına bakarsak ve buna hizmet edersek olmaz. Mutluluk sadece maddiyatla olmaz. İşin içerisinde maneviyat olmazsa maddiyat üzerine kuracağınız her şey boştur. Biz Müslüman isek ahireti de düşünmek zorundayız ve biliyoruz ki dünya fani ahiret baki. Bakın bu dünyada çocuğumuzun ayağına taş değse üzülüyoruz peki Allah bize “kendinizi ve ailenizi  yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyunuz” buyuruyor. Aileler olarak çocuğumuzun bu dünyasını düşündüğümüz kadar acaba ahiretini düşünüyor muyuz? Dolayısı ile çocuklarımızın sonsuz geleceğini düşünüyorsak maneviyatını düşünmemiz gerekiyor öncelikle. Çocuklarımıza bize şah damarımızdan daha yakın olan Allah’ın varlığını, O’nun koruyuculuğunu, yardımını anlatmamız gerekir.

Gençlerimizin yetişmesinde Eğitim sistemimizin önemi nedir? Bu konuda eksiklik var mı?

Elbette bir çocuk bir genç için eğitim çok çok önemli bir süreç. Çocuklarımızın ve gençlerimizin yetişmesinde eğitim sistemimizin elbette eksiklikleri var ve bu eksiklikler özellikle son yıllarda giderilmeye çalışılıyor diyebilirim. Ne kadar sonuç alınabilir bilmiyoruz. Böyle bir süreçten geçiyoruz. Milli Eğitim Temel Kanununun Genel Amaçlar Bölümünde sürekli milli- manevi değerlerden, ahlaki-insani değerlerden bahseder. Bizdeki sıkıntı bunu uygulamamak. Öğretmenlerimizin, eğitimcilerimizin bu yanı ihmal etmeleri. Yoksa hiçbir öğretmen öğrencilerine kötü bir şey yapın demez asla. Ama esas sıkıntı teorinin pratiğe dökülememesi. Bir diğer sıkıntı ise bizim sınav sistemimiz. Eğitimcilerimiz, gençlerimiz, ailelerimiz tüm dikkatlerini sınava ve sınavın başarısına verdiği için diğer kısmımız geri planda kalıyor. Bugün hiç kimse daha ahlaklı, daha temiz ve düzenli, saygılı diye öğrenciye mükâfat vermiyor veya bunula ilgilenen bir öğretmene takdir vermiyor. Sınav başarısı artıkça orada öğrenciye, eğitimciye yöneticiye başarılı diyorlar. Halbuki bir şey öğretmek kolay ama eğitmek zor. Bir genci eğitmek, bir davranış kazandırmak bir kişilik oluşturmak gerçekten zor. Ailelerimiz bu konuda gençlere bir şey veremediği veya vermediği için maalesef bu işi öğretmene, camii imamına havale ediyor ve anne- babalığı sadece çocuğun karnını doyurmak, cebine harçlık koyup okula göndermek olarak görüyor.

Özetle sorun o kadar büyük ki; çözümü ise aile, okul, çevre gibi bir çok bileşeni bir araya getirmekten geçiyor. Yoksa çocuk başarılı ama ahlaki anlamda zayıf diye cok şikayet ederiz?

Çocukların ve gençlerin yetişmesinde medyanın rolü hakkındaki düşüncelerdiniz nelerdir?

Bu konuda medyanın önemi çok büyük ve belirleyici. Özellikle TV, İnternet, Sosyal medya dediğimiz görsel medya. Toplum olarak okuma kültürümüz çok zayıf olduğu için insanlarımız görsele daha çok zaman ayırıyor. Medya iki tarafı keskin bir bıçak gibi. Bir yandan evlilik programları, pembe diziler, moda programları gibi şeyler ile toplumun ve gençliğin çizgisi yok edilerek kötü anlamda kullanılabileceği gibi (ki günümüzde olduğu gibi ) eğitim anlamında da iyi yönde kullanılabilir ve çok ta etkili olur. Günümüzde teknoloji kullanımı çok yüksek seviyelerde ve bunu kullanmak lazım. Bunu kullanırken de iyi yönlerde kullanmak gerekiyor ve bu teknolojinin esiri olmamak gerekiyor. Bakın günümüzde çocuk, genç için rol model artık anne baba, öğretmen değil çocuklar, gençler artık film artistlerini, sanatçıları, futbolcuları örnek alıyor.

İşin gazetecilik boyutuna gelince de gençliğin yetiştirilmesinde basına çok önemli görevler düşüyor. Gazetecilerde gençliğin iyi yetişmesinde vebal altındadır. Yapılan haber, yorum, köşe yazısı gibi bir çok şeyde topluma, gençlere güzel örnekler sunulmasında gazetecilere önemli görevler düşmektedir.  Kısacası gençleri bilinçlendirmemiz lazım ama önce gençleri bilinçlendirmesi gereken büyüklerin bilinçlenmesi lazım.

Eğitimcilere ve gençlere yönelik kitaplarınız oldu. Ailelere yönelik bir kitabınız olacak mı?

Bu soru başkaları tarafından da sıkça bana soruluyor. Şu an böyle bir niyetim yok ve bellide değil. İleride olur mu bilmiyorum. Acizane şimdiye kadar iyi bir öğretmen olmaya, iyi bir eğitim yöneticisi  olmaya çalıştım. İyi bir baba olabildim mi bilmiyorum. Birazda mahcup olurum endişesi de var. Kısmet bakalım.

Kitabınızın çıkması ile birlikte gençlerle okullarda seminerlerle  bir araya geliyorsunuz. Katılımlar, geri dönüşler nasıl? Bu konuda bilgi alabilir miyiz?

“Genç” adlı kitabımızın yayınlanması ile birlikte Milli Eğitim Müdürlüğümüzün AR-GE bölümünden bir teklif geldi ve bende kabul ettim. Bu kapsamda salonu olan 42 liseden oluşan bir program yaptılar. Haftanın iki-üç günü sabah ve öğlenden sonra olmak üzere liselerimizde yaklaşık 1 saat süre ile bir araya gelerek onlara gençlik konusunda bur sunum düzenliyorum.( Bu arada sayı 42’yi geçti. Ankara’da üç lisede gençler ile bir araya geldik. Diğer okullardan da ilçelerden de talepler var ve bu sayı 50’yi buldu ve aşacak gibi duruyor)

Bu seminerlere başlamadan önce tereddütlerimde vardı. Beni dinlerler mi?, Acaba kendimi dinlettirebilir miyim? Gibi tereddütlerim vardı. Faka gittiğim ilk okulda bu tereddütlerim geride kaldı ve gençlerimiz yoğun ilgi gösteriyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor. İnşallah devamı da gelir. 50 okul diye hesaplarsak ortalama olarak 5.000 civarında öğrencimiz ile bir araya geleceğiz Halbuki bizim 113.000 civarında lise öğrencimiz var. Acizane elimizden geldiği kadar daha çok öğrencimize, gencimize ulaşmak istiyorum ve ulaştıkça, onların beni can kulağı ile dinlediğini görünce mutluluğum giderek artıyor.

Geri dönüşüm konusunda bana yapılan övgülerden bahsetmek hoşuma gitmiyor ama ailelerin gelip teşekkür etmesi, öğrencilerimizin gelip kitap imzalatması, soru sorması emeğin , amacın karşılığı olarak insani tabii mutlu ediyor.

Bu konuda ilginç bir anınız var mı?

Ben bu kitabı yazarken önsözünde bu kitabı anne-babalar, öğretmenlerde okusun ve çocukları ile beraber kitap üzerine sohbet etsinler diyorum. Ankara’da ikamet eden işadamı bir öğrencim “Genç” kitabını alarak önce kendisi okuyor ve çocukları ile bölüm bölüm okuyarak sohbet ediyorlar. Ankara’ya gittiğim zaman bana aktardığı şu oldu; Hocam ben bu kitaptan alarak yanımda çalışanlara hediye ettim. Yanımızda çalışan bir bayan vardı. Çocuğu okumuyordu. Sanayide çırak olarak çalışıyormuş. Ben buna kitabı versen ne değişir? Okumaz ki . Diye düşündüm. Ama kitabı verdim. Ama bir hafta sonra o bayan geldi. Dedi ki; o kitabı okuyunca oğlum büyük bir değişim içerisine girdi, hal hareketleri güzel anlamda değişti.

Bunu duyunca çok mutlu oldum ve bu kitabı daha çok gencin okumasını arzu ediyorum.  Ama benim bunun reklamını yapmak hoşuma gitmiyor.

Kitabın okunması ve reklamı konusunda destek var mı?

Özellikle okullarımızdan büyük destek geliyor. Gerek okul müdürlerimiz gerekse öğretmenlerimiz kitabımızın satın alınması gerekse daha çok öğrencinin okuması konusunda gerçekten büyük destek veriyorlar. Buradan hepsine teşekkür ediyorum. Diğer kurum ve kuruluşlardan şimdilik gelen bir talep yok ama kitabımızın daha çok gence ulaşması için böyle bir desteği arzu ederim. Ama belirttiğimi gibi benim bu konuda kitabımın reklamını yapmak, destek istemek hoşuma gitmiyor.

Ama acizane şunu arzu ederim; ihtiyaç sahibi insanlara maddi destek veren ve bu konuda gerçekten büyük gayret sarf eden STK’larımız var. Bu STK’larımızın ihtiyaç sahibi insanların maddi ihtiyaçlarını giderirken manevi ihtiyaçlarını da düşünerek kitap dağıtmalarını, gıda paketlerinin yanında o ailedeki gençleri, çocukları düşünerek kitap dağıtmalarını isterim. Bunu benim kitabım için istemiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Manevi ihtiyacı dolduracak her hangi bir kitabında ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması gerekir. Çünkü ihtiyaçlar maddi ve manevidir. Bu manada manevi ihtiyaçlarında karşılanması gerekir diye düşünüyorum.

Sohbetimizin ışığında son olarak hayalinizde nasıl bir gençlik özleminiz var?

Bu hususu kitabımızda açıkladım. Ama özetli gençliğinin kıymetini bilen, milli, manevi değerlerinin bilincinde olan, ahlaki sınırlar içerisinde gençliğinin tadını çıkartan bir gençlik hayalim var ve bunu gençlerden istiyorum. Bunun yanı sıra  ailesinin, ülkesinin geleceği olduğunu bilen sağlığına , kıyafetine dikkat eden, ahlaklı, imanlı bir gençlik istiyorum. Ailesinin, öğretmenlerinin, arkadaşlarının memnun olduğu, herkesin kendileri ile gurur duyduğu gençlerin sayısının artmasını istiyorum.  Özetle kendilerinin bir hazine olduğunu farkında olan ve buna göre hareket eden bir gençlik arzu ediyorum.

Hocam eklemek istedikleriniz nelerdir

Klasik bir cümle olacak ama bana konuşma fırsatı verdiğiniz ve bunu okuyucularınız ile paylaştığınız için bize ve gazeteniz GAPGündemi’ne teşekkür ediyorum.  Bu vesile ile geleceğimiz olan tüm gençlerimize en kalbi sevgilerimi ve muhabbetlerimi sunuyorum. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Bu, haftaki, röportajımızın, konuğu, Eğitimci, Yazar, Mehmet, Sarmış, oldu,
Diğer Fotoğraflar






Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Hafif Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.04.2018
Bugün
13° - 22°
Pazar
12° - 23°
Pazartesi
12° - 27°
Şanlıurfa

Güncelleme: 21.04.2018
İmsak
04:08
Sabah
05:36
Öğle
12:31
İkindi
16:11
Akşam
19:13
Yatsı
20:34
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı