Haber Detayı
06 Ocak 2017 - Cuma 08:20 Bu haber 2421 kez okundu
 
"Gazeteci milletin namus bekçisidir"
Geçtiğimiz günlerde Harran Üniversitesi Radyo Televizyon Programcılığı öğrencileri ile bir araya gelerek mesleki tecrübelerini paylaşan Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü ve Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat’ın gazeteciliğe ilişkin düşüncelerini röportaj olarak siz okuyucularımız için derledik.
Röportaj Haberi


Röportaj: Enes Polat  /  İşte yaklaşık 30 yıldır gazetecilik mesleğini sürdüren tecrübeli gazeteci Veysel Polat’a sorulanlar, bizim sorduklarımız ve verdiği cevaplar.

 

Sizi tanıyabilirmiyiz?

Veysel Polat: Gazeteciyim. 1966 Şanlıurfa doğumluyum. Evli ve 4 çocuk babasıyım. Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Mezunuyum. 1997 yılında yayın hayatına giren Gapgündemi Gazetesinin kurucusuyum ve halen Yazı İşleri Müdürlüğünü ve mesleki birliğimiz olan Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanlığını yürütmekteyim.

Gazetecilik mesleğini neden seçtiniz?

80’li yıllarda liseye giderken bir TV dizisinin kahramanı olan bir gazeteciden etkilendim. içinden çıktığım topluma daha da faydalı olmak adına, toplumun hakkını, hukukunu korumak adına ve iyiyi, doğruyu gazetecilik yaparak ve savunduğumuz değerleri daha geniş kitlelere duyurabilmek adına gazetecilik mesleğini seçtim ve Üniversite tercihinde de tercihim gazetecilik oldu.

Mesleğe başlamanızdan itibaren bu güne kadar gelen süreci bizimle paylaşırmısınız?

Lise ’den mezun olup Marmara Üniversitesi Basın Yayın Bölümüne başlar başlama hocalarımızın tavsiyesine uyarak hemen bir gazetede çalışmaya başladım. İlk işim gazete dağıtmak oldu. Belli bir süre gazete dağıttıktan sonra gazeteciliğin mutfağında dizgi - tasarımcı olarak çalışmaya başladım. Daha sonra çeşitli yayınevlerine ve gazetede ufak bir kütüphaneyi doladuracak kadar kitap ve dergi dizgi ve tasarımını, baskı - organizasyonu gerçekleştirdim. Daha sonra İstanbul Cağaloğlu’nda kendi ajansımı kurarak dizgi, baskı ve reklam işlerine devam ettim. 1997 yılında ise Şanlıurfa’ya geri dönerek İstanbul’da devam ettiğimiz ajans işlerine Şanlıurfa’da devam ettim ve bu süreç içerisinde Gapgündemi Gazetesini çıkartmaya başladık. İlk olarak 15 günlük yayın periyodunda çıkan gazetemiz Gapgündemi daha sonra haftalığa ve 2001 yılında ise günlüğe dönerek yayın hayatına devam ediyor. Bunun yanı sıra 2002 yılında Türkiye’nin ilk ve tek tarım gazetesi olan Teknogap tarım gazetesini çıkarttık ve bir iki dönem ara vermesine rağmen bu gazetemizi de çıkarttık.  Bu minval üzerine halen Gapgündemi gazetesinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevi ile gazetecilik mesleğini yürütmekteyim.

Gazeteci kimdir? Gazeteci denince aklınıza nasıl bir profil geliyor?

Gazeteci; kamu yararı için hukukun üstünlüğünü savunan, gerçeğin peşinde koşan, haksızlıklara karşı mücadele eden insandır. Gazetecilik; Yasama, Yürütme ve Yargı’dan sonra bunların işleyişini toplum adına denetleyen dördüncü kuvvettir. Bu manada gazeteci toplum adına bu ilk üç kuvveti denetleyen kişidir. Gazetecilikte bu durumun kurumsallaşmış halidir. Dolayısı ile gazeteci bu yüklendiği görev ile önemli bir misyonu yerine getiren kişidir.

Herkes gazeteci olabilir mi? İyi bir gazetecide olması gereken vasıflar nelerdir?

Hayır. Bahsettiğimiz misyon çerçevesinde herkes gazeteci olamaz. Gazetecilik eğitim, ciddi bir birikim ve sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluk çerçevesinde gazetecinin yaşadığı toplumun işleyişini, değerlerini, dilini, örfünü, adetini çok iyi bilmesi gerekir. Gazetecinin hayatı, dünyayı, siyaseti, ekonomiyi çok iyi bilmesi gerekir. Gazeteci topluma karşı sorumludur ve keyfi hareket etme lüksüne sahip değildir. Gazeteci doğruları bilmek ve bu doğruları savunmak zorundadır. Gazeteci hukukun üstünlüğüne inanmak zorundadır. Gazeteci evrensel değerleri bilmek ve siyaset, yasama, yürütme, yargı gibi kurumlarda oluşabilecek yanlışları ortaya koyabilmelidir. Bu bir gazetecinin var olma sebebidir.  Toplumun hakkını korumak bir gazetecinin namusudur. Gazeteci memleketin ve milletin namus bekçisidir. Gazeteci toplumun sorumluluğunu üzerine almış bir insandır.

Dolayısı ile bu görevleri yerine getirebilecek vasıfa sahip olabilendir gazeteci.

Bahsettiğiniz ölçüler ışığında Basın ve gazeteci bu görevini yapabiliyor mu?

Bunun cevabını verebilmek için öncelikle basının yapısına bakmak gerekiyor. Basın söylenildiğinin aksine; objektif değildir. Herkesin bir basını var. Çeşitli güç odaklarının, siyasi çevrelerin, cemaatlerin, sermayenin, basını vardır. Bu manada toplumun her kesimine hitap eden bir basın dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ne batı dünyasında ne Amerika’da nede de eskinin Demirperde dediğimiz ülkelerinde. Basın nereden kaynak alıyorsa onların hakkını, hukukunu korur ve güç aldığı merkezin penceresinden dünyaya bakar ve o şekilde yayın yapar.

Burada önemli olan meslek namusuna sahip çıkarak kitlelere yalan söylememektir. Gerçeği çarpıtmamaktır. Objektiflik budur. Gazeteci ne olursa olsun hakikati söylemeli, savunmalıdır. Bu temel ilkeler ışığında işini yapabilen gazetecidir. Ama sahip olduğu konum itibarı ile toplumu aydınlatma yerine, gerçekleri gizleyen, çarpıtan; toplumun değerlerine küfreden, içinden çıktığı toplumu ifsat eden, o topluma hainlik eden gazeteci değil alçaktır, haindir. Ne kadar yüksek maaş alsalar, şan – şöhret ve makam sahibi olsalar da bu tip insanlar gazeteci değildir. Kullanım dönemleri bittiğinde meslekten de toplum vicdanından da silinip giderler.

Bir gazetecinin mesleğindeki bakış açısı ne olmalıdır?

Sorduğunuz sorular ışığında anlatmaya çalıştığımız gibi bir gazetecinin mesleğe ve habere bakış açısı hak ve hakikat temelinde olmalıdır. Gazeteci ahiret bilinci içerisinde üç günlük dünya hayatının sonrasında bu dünyada yaptıklarının hesabını Allah’a vereceğini bilmelidir. Allah bizi yaratmış ve bu dünyada imtihan etmektedir. Bunu bilincinde olmak ve buna göre hareket etmek durumundayız. İnsan olarak ta gazeteci olarak ta bunu bilmek ve bu bilinci muhafaza etmek durumundayız. Acizane ben gazeteciliğe bu bakış açısı ile bakıyorum.

Gazetecilik hayatınızda karşılaştığınız sıkıntılar nelerdir? Mesela yaptığınız haberlerden dolayı tehdit aldınız mı?

İşinizi doğru yapıyorsanız elbette düşmanınız da olacaktır. Hele ki bu meslek gazetecilik ise. Bu manada meslek hayatımızda tehditte aldık, dayak ta yedik, mahkemelik te olduk. Halen devam eden mahkemelerimiz var.  Yaşadığımız toplumda devleti ele geçirmeye çalışan, toplumu sömürmeye, ifsat etmeye çalışan çeteler, örgütler var. Gazetecilik yaparken işinizin fıtratı gereği bu şer odakları ile karşıya geliyorsunuz. Bu şer odaklarına karşı durduğunuz zaman tehditte alıyorsunuz, saldırıya da uğruyorsunuz, parasızda kalıyorsunuz, yalnız başınızada kalabiliyorsunuz. Kısacası şer odakları ve onların uzantıları ile karşı karşıya geliyorsunuz. Bu gazeteciliğin doğal bir sonucu.

Toplum gazeteciye sahip çıkıyor mu?

Gazeteci görevini yerine getirirken en büyük dayanak noktası millettir, kamuoyudur. Gazeteci görevini yaparken en büyük desteği vatandaştan bekler. Maalesef bu manada vatandaş gazeteciye gereken desteği vermekte zayıf kalıyor. Siz şer odakları ile mücadele ederken vatandaş korkuyor. Bir şahitlik etmekten, bir yolsuzluğu ihbar etmekten imtina ediyor. Vatandaşımız bir gazete alarak bir reklam vererek gazeteye, gazeteciye destek olmaktan uzak maalesef Bu da işin başka bir tarafı. 50 yaşına geldim. Meslek hayatımda bu tür tecrübelerim çok oldu ve buna şahitlik etmek beni gerçekten üzüyor. Özetle gazeteci bir çokkonuda yalnız kalabiliyor.Halbuki gazeteci ne kadar destek görürse o kadar haksızlığa karşı durabilir, o kadar toplumun sorunlarını dile getirebilir.

 Şunun da altını çizeyim; belki gazeteci olarak yalnız kalabiliyorsunuz, maddi manevi sıkıntılar yaşıyorsunuz ama topluma zulmeden zalimler, ilahlık taslayanlar, fakir fukaranın hakkını gasp edenler bir bakıyorsunuz ki bir gün o makamlarından alınmış içeri tıkılmışlar.

Devletimiz güçlendikçe, yasalarımız uygulanmaya başlandıkça, kamudan bu hainler ayıklandıkça ve cezaları verildikçe toplum rahat bir nefes alıyor. Özellikle son yıllarda bu temizlenmeye ve ülke olarak yükselişe geçilmesine şahitlik etmek bana bir gazeteci olarak mutluluk verdiği gibi gelecek açısından da güç veriyor.

Bize düşen ise gazeteci, vatandaş, hak sahibi olarak zulüm karşısında sinmemek. Yoksa Hz. Ali’nin dediği gibi “ Haksızlık karşısında eğilmeyin. Zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz”

İnternet klasik gazeteciliği ortadan kaldırıyor mu?

Gazetecilik ölmeyen mesleklerden birisidir. İnsan var oldukça gazetecilik var olacaktır. İnternetin gelişmesi basılı medyayı geri plana itekliyor ve bu doğrudur. İnternet gazetecilikte bir evredir ve burada olan olayda haberlerin kitlelere ulaştırılmasında artık internet üzerinden daha hızlı sunulmasıdır. Ama şunu da asla unutmamak gerekiyor; gazeteci olarak bir haberin doğruluğu teyit edilmemişse, o haber için bir emek sarf edilmemişse daha geniş kitleleri manipüle etmek adına internet aynı zamanda tehlikeli bir mecradır. Buna da çok dikkat edilmesi gerekir. Dolayısı ile hem vatandaş olarak hem de gazeteci olarak sunum şekli ne olursa olsun bir haberin gerçekliğine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu manada da Medya Okur yazarlığının faydasına inanıyorum

Herhangi bir sebepten dolayı yapmaktan vazgeçtiğiniz bir haber oldu mu?

Hayır. Doğruluğuna  inandığımız ve bunu kanıtlayabildiğimizherhangi bir haberi yayınlamadığımız olmadı. Bundan dolayı ödediğimiz bedeller oldu ve biz bu bedeli ödedik ve ödemeye de devam ederiz. Yalnız şunu ifade etmekte yarar görüyorum; bir haberin doğruluğu konusunda şüphemiz varsa, bir haberi doğrulatamıyor ve belgesine ulaşamıyorsak o haberi yapmaktan imtina ediyoruz. Buna oto kontrol da diyebilirsiniz, oto sansürde diyebilirsiniz. Meslek etiği bunu gerektiriyor. Gapgündemi’ni takip edenler bilir. Bizim gazetemizin bir belediye başkanı döneminde 10 yıl boyunca belediye binasına girişi bile yasaktı. Bir dönem Üniversiteye girişi yasaklandı. O kurumlardaki abonelerimiz bile korkularından aboneliklerini iptal ettiler. O kurumlarda çalışan dostlarımız yanımızda gözükmekten bile korktular. Varsın belediye, üniversite ambargo koysun. Biz belediye başkanına, Rektöre, her hangi bir siyasetçiye, bürokrata güvenerek gazeteciliğe başlamadık. Onların maddi katkısına güvenerek gazete çıkarmadık.

Çok şükür baskılar karşısında yılmadık ve halendoğruları savunmaya devam ediyoruz. Ama bize ambargo koyanlara, baskı yapanlara baktığımız zaman silinip gitmişler. Ve çok şükür yıllardır gazetecilik yapan bir kardeşiniz olarak mesleğim konusunda vicdanen rahatım. Belik doğru gazetecilik yaptığınız zaman yalnız kalıyorsunuz, paranız olmuyor, düşmanınız oluyor ama Allah’ın huzurunda vicdanınız rahat oluyor. Ben bu konuda bizi yalnız bırakmayan Allah’a şükrediyorum.

Genç gazetecilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu mesleğin okuluna kayıt yaptırarak gazetecilik mesleğini seçtiğinizi ve bu önemli göreve talip olduğunuzu gösteriyorsunuz. İlk olarak  genç kardeşlerime çok çok okumalarını, haber, analiz programlarını takip etmelerini ve toplumu, dünyayı öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Yaşadığınız toplumun değerlerini öğrenin ve bu değerleri korumak ve yükseltmek için gayret sarf edin. Evrensel değerleri bilin ve bunlara sahip çıkın.

Gazetecilik 24 saattir. Tatili, istirahati yoktur. Bunun bilincinde olarak öncelikle olarak kendinizi yetiştirmek adına hem okulunuzu okuyun hem de mesleğinizi hemen icra etmek adına yerel bir gazetede, TV’de, çalışmanızı tavsiye ederim.

Gazeteci doğulur mu , olunur mu?

Hiçbir şey doğuştan gelmez. Birşeyin %99’u eğitimdir. Dolayısı ile kendinizi yetiştirmek için eğitim şart. Bunun içinde ilk adım olarak hem okuyun hem de sahada çalışın. Gazetecilik emek ister. Dolayısı ile ufak ta olsa basit te olsa haberlerinizi yapmaya başlayın derim.  Bu emekleriniz su damlası gibi damlayarak birikecek ve sizin için bilgi birikim, tecrübe olacaktır.

Eklemek istedikleriniz nelerdir?

Öncelikle bugün genç kardeşlerimiz ile bir araya gelerek onların ve sizin sorularını cevaplandırma fırsatı bulduğum için kendimi mutlu hissediyorum.  Gazetecilik adına böylesi genç ve heyecanlı arkadaşlarımızın olması beni gazeteciliğin geleceği adına çok sevindirdi. Bu buluşmadan dolayı emeği geçenlere teşekkür ediyor ve bizi dinleme nezaketlerinden dolayı genç meslektaşlarıma en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Geçtiğimiz, günlerde, Harran, Üniversitesi, Radyo, Televizyon, Programcılığı, öğ
Diğer Fotoğraflar




Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Hafif Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.04.2018
Bugün
13° - 22°
Pazar
12° - 23°
Pazartesi
12° - 27°
Şanlıurfa

Güncelleme: 21.04.2018
İmsak
04:08
Sabah
05:36
Öğle
12:31
İkindi
16:11
Akşam
19:13
Yatsı
20:34
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı