Haber Detayı
03 Aralık 2015 - Perşembe 16:36 Bu haber 1916 kez okundu
 
Engelliler her şeyden önce sevgi bekler
3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısı ile down sendromu engeli bulunan Eray kardeşimizin babası Mehmet Nafer Basmacı ile bir engelli ailesinin yaşadıklarını, duygularını konuştuk.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak POLAT  / Şimdiye kadar yaptığım röportajlar içersinde belki de en çok duygu dolu anların yaşandığı bu röportaj konusunda Özel Divan Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı sayın Zeki Kurt'a bizi Mehmet bey ile bir araya getirdiği için teşekkür ediyorum.

Okuyucularımız için sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Mehmet Nafer Basmacı. Şanlıurfalıyım. Down Sendromlu Eray Basmacı'nın  babasıyım. Kendisini ailesi ile birlikte engelli çocuğuna adamış ve Allah'ın verdiği son nefesine kadar da bu uğurda çabalayacak olan bir babayım. ( Ama hemen de şunu ifade edeyim ki; Eray için benden ziyade annesi daha önemli çünkü benim fedakarlığım annemizin yanında çok az kalır)  5 Çocuğum var. Eray çocuklarımın sonuncusu.

Eray hakkında bize bilgi verir misiniz?
Eray  11 yaşını henüz bitirip 12 yaşına girdi. Tertemiz, temizliği seven, düzenli tertipli bir çocuktur. Babası ile kahvaltı yapmayı sever, adeta buna bayılır. İnsanlarla diyalog kurmayı çok sever. Yeter ki karşısındaki insan ona karşı yumuşak davransın. Sertliği sevmez ve sertlik görünce kaçar ve yüzünü, gözünü kapatarak kendi içersine kapanır. Düzenli bir çocuktur. Evin önünde bir çift ayakkabı göremezsiniz çünkü Eray onları mutlaka ayakkabılığa kaldırır ve dizer. Temizdir, elbisesi kirlendiğinde onu çıkartıp atar ve el hareketi ile yıkanmasını ister. Kısacası Eray, sevecendir ve kendisine bir adım yaklaşan insana on adım atan bir yapıdadır. Tabi Eray'ın bu noktaya gelmesinde tüm aile fertlerinin duyarlılığı çok önemli. Allah başta annesi olmak üzere tüm kardeşlerinden razı olsun. Eray'ın bu noktaya gelmesinde aile fertlerinin tek tek emeği çok büyüktür. 

Eray'ın Down Sendromlu olduğunu ilk ne zaman öğrendiniz ve ilk tepkiniz ne oldu?
Doğumdan önce her şey normal gözüküyordu. Hatta doğumdan önce çok kolay bir doğum olacağını söylüyorlardı doktorlar. Doğumdan sonra Eray'dan kan aldılar ve bize çocuğumuzun Down Sendromlu olduğunu söyledi doktorlar. İlk tepkimize gelince; biz bu haberi alınca bizim hayatımız çöktü. 6 ay boyunca kendimize gelemedik. Yani ilk başta insan bunu kabullenemiyor. 6 Ay sonra ise bir Profesör hocamız geldi ve yapılan tahliller sonucunda Eray'ın iç organlarının iyi durumda olduğunu ve diğer emsallerine göre gelişiminin daha süratli olacağını bize aktardı. Ama yine yapılan muayene sonrasında dilinin büyük olduğunu, konuşamayacağını, bizi anlayabileceğini ve ileride ihtiyaçlarını el kol ile anlatabileceğini bize aktardı. ( Ki şimdi aç olduğu zaman karnını gösteriyor, saçı uzadığı zaman elini saçlarına götürüp makas işareti yaparak traş olmak istediğini, yıkanmak istediği zaman bıcı, bıcı diyerek derdini bize ifade edebiliyor)

Engelli bir çocuğa sahip olmak nasıl bir duygu? Bunu bizimle paylaşabilir misiniz?
(Gözyaşlarına hakim olamıyor) Bu duygu anlatılamaz, ancak yaşanır. Hayatta bazı şeyleri sözlerle ifade edemezsiniz. İşte bu öyle bir durum. Engelli bir çocuğun ailesinin hislerini anlayabilmeniz için onlarla yaşamanız lazım. Engelli çocuğu eğitmek, ona yemek, içmek gibi temel şeyleri öğretebilmek bir anne baba için ağır bir imtihandır. Bakın, Eray'ın bir anne- baba demesi için yıllarca bekledik. Düşünebiliyor musunuz? Sadece bir baba demesi için yıllarca uğraştık, yıllarca çabaladık. İlk Baba kelimesini duyduğum zamanki mutluluğu ben size nasıl tarif edeyim ki? Ama biz biliyoruz ki bu durum aileler için Allah'ın lütfüdür, bir imtihanıdır. Allah bize bu imtihanı güzel bir şekilde sonlandırmayı nasip etsin.
Eray olduktan sonra bizim hayatımız Eray'ın yaşamına endekslendi. Ailedeki herkes Eray'ın okula gidişine ve gelişine göre programını yapmaya başladı. Eve gelişimiz, işe gidişimiz kısacası bütün yaşam programımız Eray'a göre düzenlendi. Annemiz, ablaları , kendim Eray'a bağlı. Onsuz bir saat düşünemiyoruz. Biz yine Allah'a şükrediyoruz.

Eray'ı bu yaşa getirene kadar günlük hayatta yaşadığınız sıkıntıları biraz özetleyebilir misiniz?
Eray down sendromlu doğmasını yanı sıra ortopedik engeli vardı. 4-5 yaşına kadar yürüyemedi. Bunun yanı sıra engelli maaşı ve evde bakım ücreti alabilmek için rapor konusunda çok uğraştık ve halada bu maaşın devam etmesi konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Bunun yanı sıra toplumun engellilerle özellikle down sendromlularla ilgili büyük önyargısı var ve bu bizi çok yaralıyor. Mesela fizik duruşlarından dolayı sanki down sendromlu çocuklar diğer arkadaşlarına saldıracakmış hissine kapılıyor insanlar. Halbuki bu çocuklar inanınki daha uysal ve akıllılar. Bu durumlar bizi üzüyor ve zorumuza gidiyor. Herkesin çocuğu, kendisi bir gün engelli olabilir. Allah kimseye vermesin. Toplumdan ricamız şudur ki engellileri dışlamasınlar bilakis anlasınlar ve kucaklasınlar ki biz engelli aileleri de bunu görerek mutlu olalım. Engelli ailelerinin mutlu olması topluma bağlı. Bunun yanı sıra hastane, otobüs, banka gibi yerlerde engellilere öncelik tanınması  konusunda sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz. İnşallah,  toplumdaki bu tutumun engelliler konusundaki farkındalık çalışmaları ile pozitif yönde iyileşeceğine de inanıcım tamdır.

Engelliler konusunda devlet politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Engelli hakları konusunda özellikle son yıllarda AK Parti Hükümetinin hakkını inkar etmek nankörlük olur, haksızlık olur. AK Parti Hükümetinin engelliler konusunda attığı adımlar hafife alınacak şeyler değil. Sadece engellilere değil devletimiz gerçekten yaşlısına, duluna, şehit ailelerine , gazilerine şimdiye kadar olmadığı kadar sahip çıkmıştır. Ama devletimiz bu hakları verirken uygulamalar konusunda herkesin arkasında dolaşamaz. Bizim engelli aileleri olarak sıkıntımız şudur; engellilere yönelik uygulamalarda sıkıntılar oluyor. Kurumlarda çalışan arkadaşlardan ricamız şudur; gelip bizleri evimizde sorguya çeken arkadaşlarımıza sesleniyorum. Bizi " kaç evin var? Kaç araban var? Başka hangi gelir kaynağın var?" diyerek bizi kırk delikten geçiren arkadaşlarımızın bu tutumları biz engelli ailelerini çok rencide ediyor. Bu arkadaşlarımızdan ricamız şudur; bu engelliler yasal hakları sonucunda bu maaşı alıyor. Kimsenin gelip te bizleri rencide etmeye hakkı yok. Suiistimal eden insanları tespit edin. Bu sizin göreviniz ama engelli ailelerini de rencide etmeye kimsenin hakkı yok. Bizim zaten bir tarafımız ezik. Birde hakarete varan uygulamalara maruz kalmak, maaş kesimi, maaş kesilmesi tehdidi gibi davranışlara maruz kalmak bizi yaralıyor. Engelli aileleri sahtekar değildir. Yapılan uygulamalarla kamuoyuna sanki engelli aileleri maaş alıp ta çocuğuna bakmıyormuş gibi bir algı oluşturmak engelli ailelerine yapılabilecek en büyük zulümdür. Devletimizin ilgililerinden ricamız şudur; gidin engelli çocuğunu suiistimal edeni tespit edin ve cezasını verin ama herkese yönelik bu algıdan vaz geçin. Bunu özellikle rica ediyoruz.

Eray, eğitim alıyor mu?
Evet alıyor. Eray daha yeni doğduğunda yürüme problemi vardı. Taa o günden bu tarafa gerek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde gerekse evde eğitim devam ediyor.

Engellilere yönelik eğitim faydaları konusunda düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Öncelikle şunu belirtmekte fayda görüyorum; engellilerin için eğitimin büyük faydası var. Eray 11 yıldır eğitimine devam ediyor ve gittiği bütün okullarda gerçekten öğretmenlerimiz fedakarca bir şeyler verdiler ve vermeye de devam ediyorlar. Ben buradan bütün özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki öğretmenlerinden müdürüne, temizlikçisine kadar herkese yürekten teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun.

Bütün aile olarak kendinizi Eray'a adamışsınız. Hiç isyan ettiğiniz, niçin biz dediğiniz  oldu mu?
( Gözyaşlarını tutamıyor ve derin bir sessizlikten sonra..) Evet ilk altı ayda oldu. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmak gerçekten bizi ilk anda şok etmişti. Doktor ilk bize çocuğunuz down sendromlu dediği zaman altı ay boyunca ne yediğimizi ne içtiğimizi bilemedik. Daha sonra bunun bir imtihan olduğunu, engelli bir çocukla yaşamaya alışmamız gerektiğini, Eray'ı hayata hazırlamamız ve ileriye taşımamız gerektiğini kendi kendimize düşündük. Ve ilk olarak eğitim almasına karar verdik. Bu konuda en büyük şansımız Eray'ın ablası oldu. Kızımız o zaman Çocuk Gelişiminde okumaya başlamıştı, onun çok faydası oldu. Bu şekilde Eray eğitimine başladı. Sadece eğitim merkezinde değil, orada gördüğü eğitime ve fizik tedavi hareketlerine biz evde devam ediyorduk. Annesi ablaları bıkmadan usanmadan saatlerce bu eğitimlere evde devam etti.  Özetle bu durumu kabullendikten sonra ailedeki herkes kendisini Eray'a adadı ve çok şükür bu günlere geldik.
Bugüne baktığımızda iyi ki Eray var diyor musunuz?
Ne demek. Allah'a büyük konuşmuyorum; Ben Eray'sız bir yaşam düşünemiyorum. İyi ki hayatımızda Eray var.

Eray diğer down sendromlu arkadaşları bir araya geldiği zaman ilişkileri nasıl?
Bakın; hemen hemen tüm down sendromlular arkadaş canlısıdır. Eray'da diğerleri gibi arkadaş canlısıdır. Güzel bir ortam olduğu zaman kendisi de buna katkı sağlar.

Şanlıurfa'da kaç tane down sendromlu var? Birde down sendromluların sosyal hayata kazandırılması konusunda her hangi bir çalışma var mı?
Şanlıurfa'da kaç tane down sendromlu olduğunu bilmiyorum. Down sendromluların sosyal hayata, iş hayatına kazandırılması konusunda ise ( ki bilindiği üzer bu engelli sınıfındaki bireyler  çeşitli eğitimlerden sonra pekala iş hayatına da atılabiliyor, sosyal hayatta da kendi kendilerine yetebilecek düzeye geliyor. Bunun pek çok örneği de var) Şanlıurfa'da herhangi bir uygulama yok. Bildiğim kadarı ile Zeki Kurt müdürümüzün içinde bulunduğu birkaç arkadaşımızın üzerinde çalıştığı bir proje var. İnşallah bu proje bir an önce hayata geçer ve Şanlıurfa örnek bir uygulama görür. Bakın başka şehirlerde down sendromlu bireylerin işlettiği kafeler veya üretim yaptıkları çeşitli işletmeler var. Bundaki amaç ta para elde etmekten ziyade hem bu çocukları sosyalleştirmek, toplumun ön yargılarını kırmak  ve down sendromluların eğitim çıtasını yükseltmektir. İnşallah Zeki Kurt müdürümde bu işe bir el atarsa,siz medya mensupları da bunu gündeme getirirse inşallah başta Valimiz, Büyükşehir ve merkez ilçe Belediye Başkanlarımızın desteği ile böyle bir merkezi Şanlıurfa'ya kazandırmış oluruz.
Bakın bizim en büyük kaygımız şudur; biz elden ayaktan düştükten sonra, öldükten sonra engelli çocuklarımız ne olacak. Engelli çocuğu olanların en büyük kaygısı hayatta budur.  İşte böyle yerler bizim bu kaygımızı giderme ve çocuklarımızı geleceğe kazandırma konusunda önemli birer eğitim merkezleridir diye düşünüyorum.  Bakın bu down kafeler bir çok ilde var. Hatta Konya'nın ilçesinde bile var. Biz şunu istiyoruz; her türlü ranttan, kar amacından, suiistimale kapalı sadece down sendromlu çocuklarımızın sosyal hayata entegrasyonunu amaç edinmiş, down sendromlu çocuklarımızın hayatta bende varım farkındalığını yaratmak adına, bu çocukların özel olduklarını göstermek ve kamuoyuna göstermek adına böyle bir yeri istiyoruz. Düşünün down sendromlu çocuklar burada çaş verecek, masa silecek, gelen insanlarla diyalog kurulacak. Toplumdaki önyargıları kırmak adına burası çok önemli bir yerdir. Büyükşehir Belediyemizin maalesef bu konuda çok büyük eksiği var. Engelliler Koordinasyon Şubesi bu konuda adım atabilir. Bunun için Büyükşehir Belediyemizin imkanları var. Bizler aileler olarak buna katkıya hazırız. Lütfen yetkililer bu konuda sesimizi duysunlar ve bize yardımcı olsunlar

Mehmet bey  annemiz burada yok. Onun duygularını da öğrenmek isterdim? Annemizin duyguları konusunda bize tercüman olur musunuz?
Annemizin çektikleri, yaşadıkları, duygu iklimini benim on katım. Geceler boyu sabahlara kadar defalarca evladının üstünü örten, down sendromundan dolayı bağışıklık sistemi zayıf olan bir çocuğa kol kanat geren bir anne hayal edin.  Hayatta annesiz olmaz. Evet babalar var. Biz babayız ama ben üstüne basa basa söylüyorum a bir ana. Çocuklar analarının ciğerinin, canının bir parçasıdır. Ben çok açık söylüyorum; anası olmasaydı Eray bu duruma çok zor gelirdi. Ben ona teşekkür ediyorum, Allah razı olsun diyorum.

Engelli çocuğu olan ailelere tavsiyeleriniz nelerdir?
Başta şunu tavsiye ederim; ailenin bireyleri tek tek engelli bireyden sevgilerini esirgemesinler. Engellilere için herşeden önce sevgi gelir. Engelli çocuğa gösterilecek birazcık sevgi ki inanın bunu bütün yüreğimle söylüyorum; dünyadaki bütün maddiyattan daha değerlidir. Bu çocuklara siz biraz sevgi verin inanın ki bu sevgi bin misli olarak size dönecektir. Evet devletin çok önemli katkıları var. Devletimize çok çok teşekkür ediyorum. Okullarımız var. Öğretmenlerimiz var. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi sevgi. Sevgi olmadan hayatta bir şey olmaz.

Sizi daha fazla yormayacağım. Bizim sormayı unuttuğumuz ama sizin eklemek istedikleriniz nelerdir?
Öncelikle, gazeteci olarak down sendromlu engelliler başta olmak üzere engellilerle ilgili duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Devletimiz engelliler konusunda gerçekten önemli adımlar attı. Ama sizin aracılığınızla devletimizden şunu istirham ediyorum; engelli ailelerinin rencide edilmesine devletimiz müsaade etmesin.  Memur arkadaşlarımız engellilerle ilgili prosedürleri yerine getirirken bu hususa dikkat etsin. Yanlış uygulamalardan dolayı bir çok engellinin maaşı kesiliyor. Lütfen bu hususlarda yetkililer daha dikkatli olsun.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: 3, Aralık, Dünya, Engelliler, Günü, dolayısı, down, sendromu, engeli, bulunan, E
Diğer Fotoğraflar








Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 21.07.2018
Bugün
24° - 39°
Pazar
26° - 41°
Pazartesi
26° - 40°
Şanlıurfa

Güncelleme: 21.07.2018
İmsak
03:33
Sabah
05:14
Öğle
12:38
İkindi
16:27
Akşam
19:51
Yatsı
21:23
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı