Haber Detayı
23 Nisan 2016 - Cumartesi 11:14 Bu haber 2867 kez okundu
 
"Çocuğumun hastalığına mı yanayım, zorluklara katlanmaya mı çalışayım"
Bu haftaki röportajımızı yaklaşık iki yıldır oğlu Hasan Dikici'nin hastalığının tedavisi ile uğraşan Zeynel Dikici ile gerçekleştirdik. Konun hassasiyeti ve hastalık sürecinin aileler üzerinde oluşturduğu psikolojiden dolayı sorulması gereken bir çok soruyu kendimize ve yetkililere bırakarak yaptığımız röportajımız aslında Urfa'daki sağlık hizmetlerinin de vahametini bir kez daha gözler önüne sermemize vesile oldu.
Röportaj Haberi



Röportaj: İshak POLAT/ İşte evladının hastalığına şifa arayan bir babaya sorduklarımız ve aldığımız cevaplar..

Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben; Zeynel Dikici. Şanlıurfa'nın Sırrın Mahallesinde oturuyorum. Evli ve dört çocuk babasıyım. 30 yıl yollarda direksiyon salladıktan sonra emekli oldum. Yaklaşık iki yıldır oğlum Hasan Dikici'nin hastalığı ile uğraşan bir babayım.

Röportajımıza konu olan çocuğunuzun hastalığı hakkında bilgi alabilir miyiz?
Tabi ki. Oğlum Hasan Dikici'nin söz konusu hastalığının sebebi kalbinin ana damarında başlangıçta tespit edilen 4,5 cm ebadında bir kitle. Tıptaki ismi ise " Anjiyo Chrom" . ( veya Angiom ifade tam olarak net olmaya bilir) Hastalık ilk önce oğlumun tabiri caiz ise kamburlaşması ile kendini göstermeye başladı. İskelet yapısında böyle bir değişim başlayınca hastalığı tespit etmek için Urfa, Antep, Osmaniye , Adana, Mersin gibi şehirlerin arasında mekik dokuyup durduk. Yapılan tahlil tetkiklerde bir şey tespit edilemeyince en son olarak Harran Üniversitesi Tıp Fakültesine gittik ve H.Ü. Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü doktorları kalbin atar damarında 4,5 cm ebadında bir kitlenin varlığını tespit etti. Ve bu tespit üzerine bizim teşhis ve tedavi süreci başladı. Bu kapsamda bizimde Türkiye çapında hekim ve hastane arayışımız başladı.
Ve en son olarak İstanbul Halkalıdaki Acıbadem Hastanesinde cerrahi müdahale ile bir by-pas işlemi gerçekleştirildi. Ama 45 dakika süren bu operasyon sonrasında bize söylenilen tek kelime oldu o da; " Allah yardımcınız olsun" oldu. Ki düşünün bu hastane Türkiye'de iddialı bir hastane ve 2014 yılında sosyal güvenceniz ne olursa olsun gecelik ücreti 750 Tl olan bir hastane. İnşallah geceliği 3 bin TL olur (!). Hal böyle olunca bizi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine kalp nakli için gönderdiler. Orası da olumsuz bir cevap verince bizim için başka bir hastane yolu gözüktü o da Ankara'da bulunan Hacettepe Tıp Fakültesi. Şimdi tedavimiz o hastane üzerinden devam ediyor. Bu gün yaklaşık 21 aydır biz ta Urfa'dan Ankara Hacettepe'nin yolunu tutuyoruz. Eskiden ayda bir gidiyorduk ama artık her hafta gitmek zorundayız.

Oğlunuzun ilk hastalığını öğrendiğinizdeki hissiyatınızı öğrenebilir miyiz?
Bunu ifade etmek o kadar zor ki. Bir anne baba evladı ile ilgili olumsuz bir şey duyduğunda neler hissedebilir? Bunu anlatamam.. ( Sessizlik ) İlk duyduğumuzda şok oldu. Ben bir baba olarak 21 aydır gülmeyi unutmuşum, toplum, sosyal hayat nedir unutmuşum. Kısacası yaşamayı unutmuşum. Böyle bir durumda. Baba - anne olan bilir. Ben bu çocukları 30 yıl boyunca direksiyon sallayarak büyüttüm. Sırf bu çocukları büyütmek için direksiyon sallarken 30 yılda toplasanız 10 yıl evimde kalmamışım. Evlat kolay mı yetişiyor?

Hacettepe Tıp Fakültesinde yapılan tedavi hakkında bilgi alabilir miyiz?
Hacettepe Tıp Fakültesinde devam eden tedavi süreci kapsamında oğlum iki defa ışın tedavisi gördü. Bunun yanı sıra şimdiye kadar 23 kür kemoterapi gördü ve bu tedavi devam ediyor.

Tedavi sürecindeki yaşadığınız sıkıntılar nelerdir? Bize biraz bahsedebilir misiniz?
Öncelikle şunu ifade edeyim; Allah hiç kimseyi sağlığı ile imtihan etmesin. Hele hele pek bilinmeyen hastalıklarla hiç imtihan etmesin. Bu tedavi sürecinde yaşadığımız sıkıntılar maddi manevi olarak o kadar çok ki. Hangisini anlatayım.
Evladımızın hastalığına mı yanayım. Yoksa tedavi sürecinin zorluğuna mı katlanayım. Bakın ben 30 yıl boyunca direksiyon sallayarak bu çocukları yetiştirdim. Bu 30 yıl sonrasında emekli oldum ve aldığım emekli maaşı 1,300 TL Benim belimde 10 tane platin var. Yani benim de ayakta durmam mucize. Ama ben bunlardan şikayet etmiyorum. Yeter ki evladım ve diğer hasta evlatlarımız bir şifa bulsun.
Şimdi sorunuzun cevabına gelince; Her hafta Ankara'ya gidiş, geliş, orada konaklaması bizi o kadar yordu ki. Ben kredi çekmişim, başka akrabalarım adına kredi çekmişim. Yanı borç harç boğazı aşmış durumda. Bir emekli adamın bu maaşla böylesi bir süreci nasıl idare edebileceğini siz düşünün. Urfa'da derdimize derman bulabileceğimiz bir hastane , doktor ve klinik olsa idi en azından bu kadar hırpalanmazdık. Bakın emekli olmama rağmen hiç olmazsa çalışabiliyordum. Ama evladımın yanında olmam gerektiğinden dolayı çalışma imkanım da yok artık. Soruyorum; Bu maaşla ben ne yapayım. Her halde arkamda bir dayım olsa idi bunları yaşmazdım diye düşünüyorum.

Bu tedavi sürecini Urfa'da yürütemiyor musunz?
Maalesef Urfa'da çocuk onkolojisi bölümü yok. Onu bırakın birçok anlamda bize faydası olan Çocuk hastanesinde 7 aydır çocuk onkolojisi doktorumuz bile yok. Başka illerde var. Ama 2,5 milyonluk GAP'ın başkenti Urfa'da bırakın klinik, hastaneyi doktor bile yok ve hiçbir yetkili, STK, Bakan, Milletvekili çıkıp ta ya Urfa'da neden bir çocuk onkolojisi bölümü, doktoru yok demiyor. Neden? Urfalılar üvey evlat mı? Urfalıların çocuğu bu memleketin evlatları değil mi? Gidin bakın Hacettepe'de birçok Urfalı hemşerimiz ki onları tenzih ederek söylüyorum perişan halde çocuklarının tedavisini yaptırmaya çalışıyorlar.
İnanın maddi imkansızlıklardan dolayı sadece bir simit ile günlerini geçiren insanlar var.. Hatta tenzih ederek söyleyeyim af edersiniz köpek gibi parklarda yatıp kalkan insanlar var. Daha nesini anlatayım ki. İnanın Türkiye'de insanın değeri yok. Bu süreç bir gün iki gün değil ki. Maddi manevi sizi tüketiyor. Benim memleketimde böyle bir yer olsa ben Ankara'da ne gezeyim. Hiç olmazsa H.Ü. Tıp Fakültesinde böyle bir birim oluşturulsa olmaz mı? Açılması planlanan Eyyübiye Devlet hastanesinde böyle birim kurulsa, ilgili doktorlar Urfa'ya getirilse hiç olmazsa bizim gibi aileler ve hastalar yollarda perişan olmaz.

SGK bu tedavinin ne kadarını karşılıyor?
SGK çoğunu karşılıyor ama extra muayene, tahliller, yol ve konaklama masrafları bile o kadar külfetli ki. Benim gibi borca harca gireni mi anlatayım. Evini barkını satanı mı anlatayım. Maddi manevi zor bir süreç kısacası. Allah kimseye yaşatmasın.

Sizin gibi bu hastalıkla veya başka hastalıkla boğuşan aileler var mı?
Hasan'ın hastalığı ender görülen bir hastalık ve bu hastalıkla boğuşan en az 10 kadar Urfalı hemşerimiz var. Bunun yanı sıra hastanede karşılaştığımız ve ender görülen hastalıklardan dolayı Urfa_ Ankara arası mekik dokuyan bir çok Urfalı hemşerimiz var. Bunlar benim tanıdığım ve bildiklerim. Birde tanımadıklarım var! Bakın bu ailelerin çoğu asgari ücretle geçinmeye çalışan insanlar. Acaba bu insanlar bu halde iken yetkililer bunları görmüyor mu? Vicdan nerede? Ben vicdan denen şeyi arıyorum Türkiye'de. Türkiye'de vicdan nerede acaba?

Sıkıntılarınızı ve sorunlarınızı yetkililere iletebildiniz mi? Veya bir dernek kurup sesinizi kamuoyuna, yetkililere duyurmaya çalıştınız mı?
Yetkililer bu sorunları bilmiyor mu? Onların görevi nedir? Bakın sayın Milletvekilimiz Ahmet E. Fakıbaba ile Milletvekili seçildiğinin akabinde uçakta karşılaştık. Çocuğumun durumunu, raporları bizzat göstererek kendisine Urfa'da Çocuk onkolojisi birimlerine ihtiyaç olduğunu ilettim. Aldığım cevap " Allah yardımcınız olsun" oldu.
Sağlık kökenli bir Belediye Başkanımız ve Milletvekilimiz halbuki. Ama sorun ile ilgili konuşacağına Belediyecilik alanında yaptığı hizmetleri anlattı. Dernek kurmaya gelince kişisel olarak benim çok fazla anladığım bir konu değil. Ama böyle bir dernek kurulursa ben canı gönülden üye de olurum, faaliyetlerine de katılırım. Bakın bu hastalıklarda yarım saat bile çok önemli. Biz ilk olarak Adana'da Balcalı Tıp Fakültesine başvurduk. Bize sırf muayene için 9 ay sonrasına gün verildi. Bırakın 9 ayı bizim 9 günümüz, hatta 9 saatimiz bile çok çok önemli.

Sağlık yetkililerinden ve diğer yetkililerinden talebiniz nedir?
Öncelikle Çocuk Onkolojisi başta olmak üzere MS, Kas Hastalıkları gibi adını bilmediğim bir çok alanda nadir görülen hastalıkların teşhis ve tedavisin yapılabileceği klinik ve hastane istiyoruz. Ki en başta da bu hastalıkları teşhis edebilecek doktor ve gerekli ekipmanların Urfa'da bulunmasını istiyoruz. Bakın Urfa büyükşehir olmuş. GAP'ın başkenti. Urfa bunu hak etmiyor mu. Biz vergi vermiyor muyuz? Askerlik yapmıyor muyuz?. Kısacası vatandaşlık görevimizi yerine getirmiyor muyuz? Urfalının kaderi mi bu. Sağlıkta Antep, Adana, Ankara, İstanbul'a mecbur olmaya devam mı edeceğiz? Bu nereye kadar sürecek?

Sizi fazla yormak istemiyorum. Eklemek istedikleriniz nelerdir?
Öncelikle benim şahsımda çocuklarının veya her hangi bir aile bireyinin hastalığı ile mücadele eden bir vatandaşın hissiyatlarını sorduğunuz ve kamuoyuna aktardığınız için size ve gazeteniz GAPGündemi'ne teşekkür ediyorum. Bu sıkıntıları bizler yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Yetkililer bu sıkıntıları duysun ve tedbir alsın. Alsın ki vatandaşlarımız mağdur olmasın.
Avrupa'yı görmüş ve yaşamış olarak birisi olarak diyorum ki, Artık bizde de insana değer verilsin. Çünkü bizim insanımız da her şeyin en iyisine layıktır diyorum ve bu vesile ile tüm hastalar Allah'tan şifa ve onların yakınlarına kolaylıklar diliyorum.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Bu, haftaki, röportajımızı, yaklaşık, iki, yıldır, oğlu, Hasan, Dikicinin, hasta
Diğer Fotoğraflar








Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 23.09.2018
Bugün
22° - 36°
Pazartesi
22° - 35°
Salı
21° - 36°
Şanlıurfa

Güncelleme: 23.09.2018
İmsak
04:45
Sabah
06:06
Öğle
12:25
İkindi
15:48
Akşam
18:30
Yatsı
19:45
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı