Haber Detayı
10 Ocak 2018 - Çarşamba 09:36 Bu haber 1449 kez okundu
 
Bizden biri: “Didem Açar”
Şanlıurfa’daki Basın Sektöründe kendini geliştiren ve yetiştiren, meslek hayatlarını başarı öyküsüne dönüştüren isimleri konuk ettiğimiz “Bizden biri” adlı röportaj serimizin ilkini, Haliliye Belediyesi Basın-Halkla İlişkiler Müdürü Didem Açar ile yapma mutluluğunu yaşadık.
Röportaj Haberi


Röportaj: Tuğba POLAT / Açar, Haliliye Belediyesi’nde göreve başlamadan önce CNN Türk, Kanal Urfa ve Edessa TV gibi kurumlarda çalıştı. Bunun yanında Harran Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak bu mesleğe gönül veren gençlerin yetişmesine vesile oldu.

Kendisi, şuan bir devlet kurumunda görev aldığı için birçok insanın memleketimizde etiket olarak kullandığı gibi kendini “Gazeteci” olarak tanımlamıyor. Şahsen ilk kez tanıştığım ve tanıştığıma memnun olduğum Didem Açar ile eğitim hayatından meslek hayatına, mesleğin zor ve olumlu yanlarına, Yerel-Ulusal ayrımına, Alaylı-Mektepli şartlarına değinen keyifli bir sohbeti sizlerle buluşturuyoruz.

Merhabalar. Öncelikle sizi tanımayan okurlarımız için kısaca kendinizden bahseder misiniz? Didem Açar kimdir?

Urfalıyım. Liseye kadar Urfa’da eğitim aldım. Ardından Ankara’da Gazi Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü’nü bitirdim. Gazetecilik Bölümü’nde yan dal yaptım. Yurt dışında sinema eğitimi aldım. Daha önce sahada siyasilerle Halkla İlişkiler alanında çalıştım fakat bu konuda bir eğitimim yok. 2009 yılı ortalarında işim nedeniyle Urfa’ya kesin dönüş yaptım. Kanal Urfa’nın kurucu ekibinde yer aldım. Edessa TV’nin uyduya geçiş sürecinde onlarla çalıştım. Şimdi yoluma Basın Halkla İlişkiler Müdürü olarak Haliliye Belediyesi’nde Fevzi Demirkol ile devam ediyorum.

Genellikle basın sektöründe belirli bir ivmeyi yakalayan insanlar, Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerde kalmaya çalışırlar. Siz Ankara’da böyle bir fırsat bulmuşken, neden sonrasında Urfa’ya dönüş yaptınız?

Aslında bu benim için çok planlı bir dönüş değildi ama bu şehirde uydudan yayın yapan bir kanal kurulması ve bu kurulum sürecinde yer alma düşüncesi beni heyecanlandırdı. Ayrıca Urfa basınında hiç bayan yoktu ve insanların ulusal basına özenerek bakmasına rağmen, yerel motiflerle bir şeyler yapmak bana daha makul geldi. Kısacası bende bu süreçte bir iz bırakmak istedim.

Basın, yorucu ve meşakkatli bir sektör. Hele ki bir bayan için daha zahmetli. Bu anlamda Urfa basınında var olmak, sizi çok zorladı mı?

Hem artı hem de eski yönleri var aslında. Öncelikle basın camiasında hiç bayan olmaması, benim ekran önünde haber sunmam, yaklaşık 3 saate yakın bir canlı yayın programı yapmam kısa sürede tanınmamı sağladı. Hem sokakta hem de sektörde tanınmak,  işimi kolaylaştırdı. Gittiğim kurumlarda gazeteci kimliğimi kullanmama gerek kalmadan saygı ve ilgi görmek benim için önemli bir artı oldu. Bunda içinde bulunduğumuz toplumun kültür yapısının da büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Basın toplantılarında bir bayan olarak yer alıyorsanız en önde yeriniz hazırdır ya da sorularınız daha fazla dikkat çeker. Pozitif bir ayrımcılık söz konusu. Halbuki ulusal basının keşmekeşinde kaybolabilirsiniz ve sizinle aynı işi yapan rekabet halinde olduğunuz başka bayanlar da var. Urfa’da beni zorlayan neredeyse tamamının erkeklerden oluştuğu bir sektörde, ilgi alanları dolası ile kendimi bazen yalnız hmemdi.

“Ekran yüzü olmanız ve bayan olmanız, Urfa halkının sizi büyük şehirlere oranla daha fazla sahiplenip benimsemesine neden olmuştur” diye düşünüyorum. Buna katılıyor musunuz?

Tabi. Urfa, bu bakımdan daha avantajlı diyebilirim. Burada aidiyet ilişkileri çok sağlam kurulmuş. Örneğin gazeteci arkadaşlarla, sektördeki, kurumlarda ki insanlarla abi-kardeş ilişkisi kurabiliyorsunuz. Şuanda aktif olarak gazetecilik yapmasam da hala onlardan yardım ve destek alabiliyorum. Beni bu şekilde sahiplendiklerini bilmek güzel htiriyor.

Ulusal ve Yerel Basında çalışmış biri olarak sizce Ulusal-Yerel farkları ya da benzerlikleri nelerdir?

Öncelikle ulusalda kadın erkek ayrımı yok. Olması gerekir mi? O da ayrı bir tartışma konusu aslında. Ama daha önce söylediğim gibi burada bayan olarak pozitif bir ayrımlık yaşıyoruz. Genel anlamda bir değerlendirme yapacak olursak ulusal basına göre yerel basının kurumsal yapısını oluşturamadığını söyleyebilirim.

Peki, sizden sonra basın sektöründe kadın çalışan sayısı arttı mı?

Ben gazeteci olarak çalıştığım dönemde gerek kanal  Urfa’da gerek Edessa TV’de bayan arkadaşları sektöre kazandırmak için ekibe dahil ettim. Bu arkadaşlardan birkaçı bugün de sektörde çalışmaya devam ediyor. Harran Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştığım dönemde kendi öğrencilerimin yanımda staj yapmalarını sağladım. Sektördeki tanıdık arkadaşlar aracılığıyla, ulusal basında staj yapmalarını sağladım. Staj yaptıkları yerlerde istihdam edilmeleri için adımlar attım. Hali hazırda sektöre kazandırmaktan mutlu olduğum kişiler var.

Urfa’da, Basın sektöründe çalışanların birçoğu alaylı. İletişim Fakültesi Mezunu çalışan sayısı daha az. Daha önce Öğretim Görevlisi olarak görev yapmış biri olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet, açıkçası burada çok fazla eğitim şartı aranmıyor. Daha önce bahsettiğimiz gibi Urfa Basınında kurumsal yapı oturmuş değil. Burada kişisel çaba ve emek daha ön planda. Ben de şahsen bu işin eğitimini almış insanların sektörde çoğunlukta olmasını isterdim.

Ben,  lisans eğitimimi Konya’ da tamamladığım için oradan örnek vermek istiyorum. Konya ve aynı kriterlere sahip çevre illerde, İletişim Fakültesi’nin varlığı kalite anlamında Yerel Basını fazlasıyla etkiliyor. Urfa’da bir İletişim Fakültesi’nin olmayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Urfa’nın kesinlikle bir İletişim Fakültesi’ne ihtiyacı var. Urfa sahip olduğu, 4 televizyon ilan hakkı olan 8 gazete ve çeşitli dergileriyle diğer şehirlere oranla böyle bir fakülteye ihtiyaç duyuyor. Sonuçta bu sektör, nitelikli iş gücünü gerektiriyor. Bu sektörde alaylılar her zaman olacak ama bunun yanında bu işin eğitimin verilmesi gerekiyor.

Şunu sormak istiyorum. Daha önce özel sektörde çalışıyordunuz. Şuan da devlet kurumunda görev alıyorsunuz. Kıyaslama yaparsak hangisi sizi daha çok mutlu ediyor?

Kıyaslama yapamıyorum çünkü benim burada yaptığım gazetecilik değil. Ben özel kurumlarda tamamen gazetecilik ve yapımcılık üzerine çalıştım. Burada ise bir kurumun yaptıklarını anlatıyorum, tanıtıyorum. Yani iki iş tamamen ayrı kulvarlarda. Her birinin kendilerine göre eksi ve artıları var.

Ankara ve yurtdışı deneyimlerinizden bahsettiniz ve oralar kültürel anlamda çok hareketli yerler. Urfa size bu anlamda yeterli geliyor mu?

Burada imkânlar daha kısıtlı ama bu kısıtlı imkanlar içinde önünüze çıkan fırsatlar daha değerli. Evet burada her gün konser, tiyatro veya seminer olmayabilir ama olduğunda kıymeti daha fazla oluyor. Ankara’da, İstanbul’da yaşayanlar her gün bir aktivite olmasına rağmen ne kadar dahil olabiliyorlar ki? Bazen çokluğun içinde kaybolabiliyoruz. Bu yüzden burada her aktivitenin içinde olabiliyorum.

Bizim için çok keyifli bir sohbet oldu, vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz…

Ben de sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk duydum. GAPGündemi, Urfa Basınının güzide bir temsilcisi ve bu sektörde yer alan birçok arkadaşımızın yetişmesine katkı sağlayan bir mektep. GAPGündemi ailesine ve okurlarına teşekkürlerimi, selamlarımı iletiyorum. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Bizden, biri:, “Didem, Açar”,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 19.09.2018
Bugün
24° - 36°
Perşembe
23° - 37°
Cuma
23° - 36°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.09.2018
İmsak
04:41
Sabah
06:03
Öğle
12:26
İkindi
15:52
Akşam
18:37
Yatsı
19:52
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı