Haber Detayı
01 Eylül 2016 - Perşembe 13:19 Bu haber 3180 kez okundu
 
Akademik bilgiyi, özgüvenle aşılayacağız
Eğitim-öğretim hayatına bu yıl adım atacak olan Yeni İzler Okulları, Şanlıurfa'da eğitime yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor. Geleceğin Mimarları Röportaj serimizin bu haftaki konuğu olan Yeni İzler Okulları Kurucularından Kurum Müdürü Zülküf Almaz, önceliklerinin akademik bilgiyi, maneviyatla harmanlayarak çocuklara aşılamak olduğunu belirtti
Röportaj Haberi


Röportaj: Sedat KUŞULAY/

ÖNCELİKLE SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ? EĞİTİM-ÖĞRETİM SEKTÖRÜNE NE ZAMAN VE NASIL ADIM ATTINIZ?
Adım Zülküf Almaz. 1986 yılında Hatay Üniversitesi Yüksek Eğitim Okulu'nu bitirdim. Ardından Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü'nden de mezun oldum. 30 yıllık eğitimciyim. Bu 30 yıl içerisinde 15 yıl öğretmenlik, 15 yıl da Şanlıurfa Merkez'de okul müdürlüğü yaptım. Değişik okullarda Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak Sınıf Öğretmeni olarak görev yaptım. İsmet Paşa ve Koç İlkokul ve Ortaokullarda müdürlük yaptım. Daha sonra Milli Eğitim'den ayrıldım. Şimdi ise Yeni izler Okullarının Müdürüyüm. Okulumuz Ortaokul ve liseden oluşuyor. Okulumuzun kuruluş süreci dershanelerin dönüşümünden sonra başladı. Biz 5 kurucuyuz ve bu kurucularımızın da tamamı eğitimcidir. 2014 yılında dershane süreci bitince okullaşma sürecine girildi. Bu süreçten sonra biz 5 arkadaş Yeni İzler Okullarını kurmak için yola çıktık.


DERSHANELERİN ÖZEL OKULLARA DÖNÜŞÜM SÜRECİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
İlimiz, Türkiye'nin en kalabalık öğrenci nüfusuna sahip illerinin başında geliyor. Dershanelerin dönüşüm süreci başta dershane sahiplerini, öğretmen ve öğrencileri olumsuz bir şekilde etkiledi. Dönüşüm sürecinde mağdur olan öğrenciler, işsiz kalan öğretmenler oldu. Ama sürecin içeriğiyle ilgili bakanlığın yapmış olduğu düzenlemeler süreci belli bir noktaya getirdi. Birçok dershane okullaşma yoluna gitti. Bu da Urfa'daki özel okul sayısını artırdı. Özel okul sayılarının artması da Urfa'daki mevcut özel okul algısını değiştirdi. Okullarda kaliteyi arttırmaya yönelik bir çalışma başladı.


DERSHANELERİN DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN ÖNCE ÖZEL OKULLA İLGİLİ NASIL BİR ALGI VARDI? DÖNÜŞÜM SÜRECİNİN ARDINDAN ÖZEL OKULLARDA NE GİBİ DEĞİŞİMLER YAŞANDI?
Bu süreçten önce özel okul algısı farklıydı. Parası olan gidip özel okullarda okuyor, okulla çok ilgisi alakası olmayan öğrencileri veliler özel okullara yazdırıyorlardı. Millet böyle düşünüyordu. Ama şimdi o algı kırılmaya başladı. Çünkü dershanelerin dönüşüm süreciyle özel okulların çoğalmasıyla bir kalite gelmeye başladı. Fen Lisesi'ni kazanan öğrenciler artık Fen Lisesi'ne gitmiyor özel okulu tercih ediyorlar. Şu an 490 puan üzerinde puan alıp bizi tercih etmiş 15 civarında öğrencilerimiz var. Ara sınıflardan Fen ve Anadolu Liselerinden ayrılıp ta okulumuza kayıt yaptıran öğrencilerimiz var. Dershanelerin dönüşüm süreci bu anlamda belki bir değişiklik meydana getirdi. Veliler açısından ise bu geçiş döneminde maddi ve diğer konularda sıkıntı yaşanmış olabilir. Ama bu son süreçte eğitim kursu adı altında birçok yer açıldı. Tabiri caizse neredeyse fırın ve kasap esnafı sayıları kadar eğitim kursu açıldı. Şu anda Şanlıurfa'da 300'e yakın eğitim kursu mevcuttur. Bu eğitim kursları da eğitim boşluğunu kapatmış oldu. Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı düzenlemeyle bunların önünü açmış oldu.

DERSHANELERİN DÖNÜŞÜM SÜRECİ İLE EĞİTİMİN KALİTESİ ARTTI MI?
Dershane eğitim sisteminin başarısızlığının bir ürünüdür. Okullar işlevini tam manasıyla gerçekleştiremediği için dershaneler vardı. Dershaneler bunun tamlayıcısıydı. Bu anlamda baktığımız zaman maalesef gerek Urfa olsun gerek birçok bize benzer il olsun, başarı çıtası çok aşağılarda. Tabi Urfa'nın bu konuyla ilgili sığınacağı mazeretler var. Tarım şehri olması, nüfusunun yoğunluğu, öğrencilerin çok olması, okula devam edememeleri, öğretmen sirkülâsyonu. Bunlar saydığımız mazeretlerden bazılarıdır. Ama kalitenin yükselmesi konusunda istenen başarının elde edildiğini tabi ki söyleyemeyiz. Bizim özel okullarla ilgili edindiğimiz izlenim, kalitenin yükselme meyilinde olduğudur. Çünkü okul sayısı artınca okullarda kendilerine çeki düzen vermek zorunda kaldı. Sadece bu yıl Urfa'da 10'a yakın özel okul açıldı. Özel okul sayısı arttıkça eğitim kalitesinin de artacağına inanıyorum. Bütün okullar yaz kursu açtı. LYS, YGS, TEOG sınavlarına yönelik yaz kursları açıldı. Geçen yıllarda bu kursları birkaç kurumun dışında açan yoktu. Sayıların artması da kaliteli bir rekabeti getirecektir.


YENİ İZLER OKULLARININ KURULUŞ AŞAMALARINDAN BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ?
Biz dersimize iyi çalıştık. 2 yıllık yapılanma süreci içerisinde Ankara, Diyarbakır, Mersin ve Tarsus'ta 20'ye yakın özel okulu gezdik. Bu kurumları bizzat yerlerinde inceledik. "Okulumuzda benzer faaliyetleri, benzer yapıları nasıl yapabiliriz" in fizibilitesini çıkardık. Bununla birlikte okulun sistemi ve fiziki bilgisini ve donanımını edindikten sonra okulun inşa sürecine başladık. Bu süreç içerisinde "Eğitimde nasıl bir yöntem geliştirelim" diye bir çalışma başlattık. Geçen sene bir otelde eğitim uzmanlarımızla birlikte, çocuklarını özel okula gönderen ya da gönderme hevesinde olan 100 veliyle 1 haftalık bir program düzenledik. Burada velilerin beklentilerini, sorunlarını, ve ideal bir okulda bulunmasını istedikleri yenilikleri dinledik. Daha sonra öğrenciler üzerinde böyle bir çalışma yaptık. Yaptığımız bu çalışmaları raporlaştırarak kendimize bir yol haritası belirledik ve çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.


YENİ İZLER OKULU OLARAK, YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINA NASIL BİR HAZIRLIK YAPTINIZ? EĞİTİMDE NASIL BİR YÖNTEM UYGULAMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Bizim için olmazsa olmaz akademik bilgidir. Çocuklarımızı mutlaka akademik bilgiyle donatmalıyız. Bir diğer olmazsa olamazımız da ahlak ve maneviyattır. Toplumsal değerler ve evrensel değerler de eğitimin bir parçasıdır. Zaten iyi ahlaklı bir çocuk, akademik bilgiyi pekiştirdiği takdirde özgüven sahibi, kendini ifade edebilen, araştırıp sorgulayan bir birey olarak kendi ayakları üzerinde durabilecektir. Bu değerler doğrultusunda çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Bu kapsamda öğretmen kadromuzu iyi seçtik. Farklı okullarda daha önceden görev alan kolej deneyimi, özel okul ve dershane deneyimi bulunan öğretmenlerden kurulu tecrübeli bir kadromuz var. Öğretmenlerimizi ücret bazında tatmin ettik. Çünkü onların kaliteli bir eğitim verebilmesi için mutlu olmaları gerekiyor. Mutlu personel iyi çalışır, çocuklara daha çok faydalı olur. Bu şekilde yola çıktık. Çok iyi bir fiziki yapı oluşturduk. Biz öğrencilerimizi çok sıkı takip edeceğiz. Ölçme ve değerlendirme sınavlarıyla onların gelişimlerini sürekli inceleyeceğiz. Bunun için yapılan sınavların verilerini inceleyen ayrı bir birim kurduk. Bu servisimiz haftalık olarak velilerin cep telefonlarına öğrencilerin karnelerini gönderecekler. Bu birim, çocuklarımızın eksikliklerini görme noktasında bize büyük katkı sağlayacak. Çünkü bu eksiklikleri etüt ve takviyelerle gidereceğiz. Birebir öğrenici takip sistemimiz var. Her öğretmen 5 öğrenciyi takip etmiş olacak. Lise öğrencilerimizin dersi sabah 07.40'ta başlayacak. 08.30'da ortaokulların dersi başlayacak. 12.00'de öğlen yemeği için ara veriyecek. Yemekler yendikten sonra molamız olacak. 14.30'da ise derslerimiz bitecek. 14.30 ve 16.30 saatleri arasında etüt ve takviye derslerimiz başlayacak. 11 ve 12. Sınıflarımız akşam etütlerine kalacak. Bu şekilde bir çalışma temposu oluşturacağız. Ayrıca öğrencilerimiz sosyal aktivitelerini yapabilecekleri basketbol ve futbol sahalarımız var. Yüzme havuzumuz var. Bilimle ilgili çalışmaların yapılabileceği atölyemiz var. Bilişim sınıflarımız var. 3D cep sinemamız var. Eğitimle ilgili üç boyutlu hazırlanan videoları öğrencilerimize izletiyoruz. 800 üzerinde video var. Bu videoları ders destekleyici olarak öğrencilerimizin hizmetine sunuyoruz. Sosyal aktiviteler açısından kulüplerimiz ve tiyatro çalışmalarımız var. Bize gelen her öğrenci yüzmeyi öğrenecek. Özellikle ortaokuldan gelen öğrencilerimiz için söylüyorum. Ortaokul 5 ve 6. sınıf öğrencilerimiz için İngilizce ağırlıklı sınıflarımız var. Biz İngilizcede kurs sistemi uygulayacağız. Akademik başarıya göre sınıflarımızı oluşturacağız. İngilizce düzeylerinde de ayrı sınıflarda ders görecekler. Bu dersler hafta da 13 ile 15 saat arasında olacak. İngilizce dersleri bizim için çok önemlidir. Çünkü İngilizce ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Yabancı dil aynı zamanda Urfa'daki özel okullarda dâhil olmak üzere hiçbir okulda yeterli derecede verilmiyor. Biz diyoruz ki bir öğrenci 7. sınıfa deldiğinde İngilizce dersini çözsün. İki yıl boyunca İngilizce ağırlıklı ders vereceğiz. Yaşları küçük olduğu için öğrenme kapasitesi de o kadar artacaktır. İngilizce dersleri konusunda ortaokuldaki faaliyetimiz çok farklı olacak. Bize gelen öğrenci 5 ve 6. Sınıflarda tiyatro yapacak, sanatla ilgilenecek, sporla ilgilenecek. Anne babalara biz ödev vermeyeceğiz. Öğrencilerin ödevlerini biz takip edeceğiz. Onlardan anne baba olmalarını isteyeceğiz. Biz Özel Yeni İzler Okulları olarak özel olma kavramından ziyade farklı bir okul olmak istiyoruz.

KAYITLAR NE ZAMAN SONA ERİYOR? ŞİMDİYE KADAR KAÇ KAYIT ALDINIZ?
Şu an resmi olarak kayıt alabiliyoruz. Ruhsatımızı aldık. Aynı zamanda teşvik belgemizi de aldık. Yani bize gelen öğrenciler devlet desteği de alabiliyorlar. Kayıtlar 30 Eylül'e kadar devam edecek. Sonraki süreçte de nakiller var. Şu anda 450 öğrenci kaydettik. Kayıtlarda velilerden herhangi bir belge istemiyoruz. Adres veri tabanına göre kayıt yapılıyor. Ortaokullarda veli okula geliyor kayıt başvurusunda bulunuyor. İnternet üzerinden öğrencinin kayıt başvurusunu alıyoruz. Kayıtlı olduğu okul bize sistem üzerinde gönderiyor. Biz onay vererek öğrencilerimizi kaydediyoruz. Liselerde ise veli nakil almak istediği 10. 11. 12 sınıflar için okulla ilgili dilekçe veriyor. Okul nakil işlemini gerçekleştiriyor. Ve biz onun kaydını almış oluyoruz.


KAYIT ALIRKEN ÖĞRENCİDE ARADIĞINIZ HUSUSLAR NELERDİR? NE GİBİ PRENSİPLERİNİZ VAR?
Biz işimizi yaparken olaya biraz vicdani boyutuyla da yaklaşmak istiyoruz. İyi öğrenciyi herkes ister, bütün okullar ister. Ama önemli olan vasat öğrencileri de bir yere getirmektir. Ben asıl başarının bu olduğuna inanıyorum. Onun için, TEOG puanına göre 300 puanın altında bir başarı sağlamış öğrencileri genelde bir sınavdan geçirmeye çalışıyoruz. Bu şekilde gelen öğrencileri sınavla alıyoruz. Sınavla alma sebebimiz öğrencinin düzeyi hakkında bilgi sahibi olmamız için bize yol gösteriyor. Velinin okula ödediği ücret az bir ücret değil. 10. sınıfta olan ancak 6. sınıf düzeyindeki bir çocuğu diğer öğrencilerle aynı sınıfa koyarsanız o çocuk birşey öğrenemez. Bu durumdaki öğrenciye biz rehberlik yapıyoruz. Mümkün olduğu kadar onu tanımaya çalışıyoruz. Öğrencinin görevi çalışmaktır. Öğretmenin görevi ders anlatmaktır. Veli çocuğun imkânlarını sağlamakla mükelleftir. Eğer öğrenci buna hazırsa bu öğrencimizin kaydını alıyoruz. Çünkü vicdanen de rahat olmak istiyoruz. Bu bir vebaldir aslında. Hem iyi bir ücret alacaksınız hem çocuğa hiçbir şey veremeyeceksiniz. O zaman biz çok büyük bir rahatsızlık duyarız bundan. Veliye de rehberlik yapmış oluyoruz aslında. Çocuğun gerçek düzeyini öğrenmiş oluyor. Böylece bir yol haritası çizerek çocuğu uygun bulduğumuz zaman okulumuza kaydını alıyoruz.

BİR EĞİTİMCİ OLARAK MEVCUT EĞİTİM-ÖĞRETİM SİSTEMİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ? ÖNERMİŞ OLDUĞUNUZ BİR DÜZENLEME VAR MI?
Ben 30 yıllık eğitimciyim. 30 yıllık bir eğitimci olarak eğitim sistemiyle sürekli oynanmasına karşıyım. Sürekli değişlikler yapılıyor. Saha çalışması yapılmadan uygulamaya konan değişiklikler herhangi bir çözüm üretmiyor. Milli Eğitim Bakanları çok sık değişiyor. Milli Eğitimin bürokrat kadroları sık değişiyor. Müfredat sık değişiyor. Değişiklik yapılırken öğretmenlerden oluşan bir kurulun da fikrinin alınması lazım. Çünkü işin içinde olan öğretmenlerdir. Veliler yine aynı şekilde. Velilere kimse bir şey sormuyor. Velilerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin hiçbir şekilde görüşü alınmıyor. Birileri 4 + 4 getirdi. Bir diğeri 5 + 3 getirdi. Şimdi oda değişecekmiş. Bu değişiklikler çok sancılı oluyor. Müfredatlar çok ağır. Bizim okulumuzdaki hedeflerden biri de müfredatın yorgunluğunu rehabilite etmektir. Özel kullar da sonuçta Milli Eğitime bağlı ama çocukları rahatlatacak bir düzenlemenin olması gerekiyor. Ders saatlerinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Günde 6 saat ders çok ve ağırdır. Sosyal etkinlikler ve spor aktivitelerinin az olduğunu düşünüyorum. Hem ortaokul hem de lise de sınav sisteminin çocukları olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Bu sınav sisteminin değişmesi gerekiyor. Çocukların yetenek ve yeterliliklerinin tespit edilip meleki yönlendirmeler yapılmalı. Bu Türkiye'nin en büyük sorunlarından biridir. Çünkü çocuk ortaokulu bitiriyor lise sona geliyor ama hiçbir hedefi yok. Herkes çocuğunun doktor olmasını istiyor ama sınırlı sayıda öğrenci gerekli puanı alabiliyor. Aileler çocuklarını maddi getirisi yüksek mesleklerin ilgili bölümlerine göndermek istiyor. Türkiye dinamik genç nüfusa sahip bir ülke. Çok verimli bir ülke. Her alanda iş bulunabilecek imkânlar var. En basit örneğiyle ülkemiz 3 tarafı denizlerle çevrili ama denizcilik alanında geri kalmış bir ülkeyiz. Denizden yeterince faydalanamıyoruz. Bu anlamda mesleki yönlendirme çok önemli. Çok üst düzey çocuklar akademik bilgiyi yüklenip sınavlara hazırlanmalıdır. Farklı melek sınıfında bulunan çocuklar için meslek liseleri açılmalı. Bu meslek liselerinde çok iyi bir eğitim verilmeli. Buralardan mezun olan çocuklara iş bulma konusunda kolaylık sağlanmalı. Devlet meslek okullarını desteklemeli. Şu anda küçük çalışmalar var ama yeterli değil. Avrupa'daki sistemleri incelediğinizde kuaför olacak bir çocuk bile lisedeyken kuaförlükle ilgili beceri kazanmayla ilgili kurslara gönderiliyor. Hem okuluna gidiyor hem de ilgi duyduğu alanın kursuna gidiyor. Öğretmen açığı giderilmeli iyi öğretmen yetiştirilmeli. Öğretmenlere iyi ücret verilmeli. Bunlar çok önemli hususlar. Öğretmen yetiştiren kurumların sayısının azaltılıp kalitesinin artırılması gerekiyor. Öğretmenlik mesleği herkesin yapabileceği bir meslek değildir. Öğretmenlik seçiminde bazı kriterlerin getirilmesi gerekiyor. Bir öğretmen tiyatrocu, sporcu, müzisyen gibi çok yönlü olabilmeli. Yani baktığımız zaman kendisini çok iyi ifade edebilmeli. Çocuklara gerçekten faydalı olabilmeli.


15 TEMMUZ KANLI DARBE GİRİŞİMİ BU SEKTÖRÜ NASIL ETKİLEDİ?
Bizler bu memleketin evlatları olarak milli iradeye yönelik gerçekleştirilen bu kanlı darbe girişimini lanetliyoruz. Allah böyle günleri bir daha ülkemize yaşatmasın. Bu süreç her alanda olduğu gibi eğitim sektörünü de olumsuz yönde etkilemiştir. Özel okul açısından bakacak olursak insanlar ürktü ve panikledi. Çünkü bir gelecek kaygısı var. Allah korusun darbe gerçekleşmiş olsaydı biz şu an konuşamayabilirdik. Bizim bu okulumuz olmayacaktı. Haliyle öğrencilerde olmayacaktı. Öğrencilerin geleceği sona erecekti. En azından 2 yıl boyunca hiç kimse okula gidemeyecekti. Ama şuan süreç açısından baktığımız zaman izleri yok oldu diyebilirim. 15 günlük bir süreç atlatıldı. O süreç içerisinde kayıtlar durdu ama 2 hafta sonra yine eski seviyelere ulaştı. İnsanlar ülkeye güvendi, devlete güvendi.

FETÖ OPERASYONLARI KAPSAMINDA BİRÇOK ÖRETMEN AÇIĞA ALINDI. SİZCE, OLUŞAN ÖĞRETMEN AÇIĞI NASIL GİDERİLMELİ?
FETÖ ile alakası bulunan öğretmenler açığa alındı. İlimiz açısından bakacak olursak Urfa zaten öğretmen açığının fazla olduğu bir il. Yaşanan bu gelişme de mevcut öğretmen açığını daha da arttırdı. Sözleşmeli öğretmenlik diye bir şey getirildi. Mili Eğitim Bakanlığı böyle bir uygulama yerine şeffaf objektif komisyonlar kurarak atama bekleyen öğretmenlerin atamasını yapmalı. Şu anda atama bekleyen yüz binlerce öğretmen adayı var. Bunlarla bir yıllık sözleşme yapılır, maaşlarda da biraz iyileştirme yapılır. Bunun daha faydalı olacağına inanıyorum. Maaş önemli. Çünkü az ücretle çalışan bir öğretmen yeteri kadar faydalı olamıyor. Geçim derdini düşünmekten öğrencilere bişey aktaramıyor.


ÖĞRENCİ VELİLERİNE BİR MESAJINIZ VAR MI?
Eğitim bir süreçtir. Öğrencilere ders çalışmayı sevme alışkanlığı kazandırma sürecidir. Bu alışkanlıkların kazandırıldığı yaş grubu küçük yaşlara tekabül ediyor. Alışkanlıkların oturduğu, zekâ gelişimi sürecinin başladığı ve o sürecin sonuna doğru gidildiği dönem anaokulu ve ilkokul dönemini kapsar. Veliler çocuklarının ilkokul öğretmenlerini iyi seçsinler. Bakın okul değil öğretmeni iyi seçsinler diyorum. Çocuklarına okul yerine öğretmen arasınlar. İyi öğretmen kötü öğretmen olarak ayırmam doğru değil ama performansı yüksek öğretmen diyelim biz buna. 40 öğretmeni olan bir okulda bir araştırma yapın. "İyi öğretmen kimdir" diye, velilere veya öğrencilere sorduğunuzda sadece birkaç öğretmeni gösterirler. 9 yaşındaki bir öğrenci iyi ya da kötü öğretmeni ayırt edebiliyor. Buna dikkat etmek lazım. Sistemli bir çalışma düzeni sağlasınlar çocuklarına. Çocuklarının araştırıcı, sorgulayıcı olabilmesi için çalışmalar yapsınlar. İlkokulda o sistemi kurduktan sonra günlük çalışan öğrenci, günlük kitap okuyan öğrenci yetiştirirlerse, öğrenci ilerde kendisi derslerine düzenli bir şekilde çalışacaktır. Performansı yüksek öğretmenler çocuklara bu davranışı çok rahat bir şekilde kazandırabilir. İlkokulda iyi öğretmeni seçin ortaokulda da iyi bir okul araştıracaksın. Ayrıca teknoloji çocukları çok etkiliyor. Biz teknolojiye karşı değiliz ama olumsuz etkilerine ve yanlış kullanılmasına karşıyız. Çocuklarını cep telefonlarından, internetten, TV dizilerinden uzak tutsunlar. Çocuklarını sürekli takip edip okulla ve öğretmenlerle sürekli iletişim halinde olsunlar. Bu şekilde öğrencilerin başarılı olacağına inanıyorum.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Eğitimöğretim, hayatına, yıl, adım, atacak, olan, Yeni, İzler, Okulları, Şanlıur
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 24.09.2018
Bugün
22° - 35°
Salı
21° - 36°
Çarşamba
21° - 35°
Şanlıurfa

Güncelleme: 24.09.2018
İmsak
04:46
Sabah
06:07
Öğle
12:24
İkindi
15:47
Akşam
18:29
Yatsı
19:44
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı