Haber Detayı
02 Nisan 2015 - Perşembe 09:07 Bu haber 3392 kez okundu
 
"Çobandım, resme başlayınca hayatım değişti"
Geçtiğimiz hafta Urfa Medeniyet Turizm Araştırma Merkezi ( URFAM)'ın tertip ettiği bir organizasyon neticesinde Urfa'ya gelen Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ( GESAM) üyeleri etkinlik kapsamsında sergi, söyleşi, panel gibi birkaç gün süren sanatsal etkinliklerde bulundular.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak POLAT / Bizde bu etkinlik kapsamında Urfa'ya gelen ve Balıklıgöl'de halka açık yaptığı tablo ile Urfalıların yoğun ilgisi ile karşılaşan "Çoban Ressam" ile sanat ve sanatçının yanı sıra Urfa izlenimlerini konuştuk. Röportaj için şimdiye kadar 11.000 tablo yapan ve 105 sergi açan "Çoban Ressam" ile bir araya gelmemizi sağlayan sanatçı Şeyhmus İdrisoğlu abime ayrıca teşekkür ediyorum.
Gümrük Hanında çaylarımızı içerken " Çoban Ressam" a yönelttiğimiz sorular ve aldığımız cevaplar Süleyman Bey sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Çoban Ressam Süleyman Şahin. 1949 doğumluyum, Eskişehirliyim. Genelde Çoban Ressam olarak biliniyorum. Ben, Çocukluk yıllarımda yıllarca çobanlık yaparak sanat dünyasına öyle geldim. Çobanlık yaptığımı da hiçbir zaman saklamadım. Basın çoban ve ressamı birleştirdi çoban ressam oldu. 68 yılından bu tarafa sergi açarım. Şimdiye kadar 105 sergi açtım.  4 yıl kadar Paris'te kaldım. Orada gördüğüm yaşantıları, sanat faaliyetlerini Türkiye'ye taşıma gayreti içersinde oldum. Mesela orada gördüğüm Ressamlar Sokağını Türkiye'ye taşıdım. Bu manada Bursa'da, Mudanya'da, Kayseri'de, Ankara'da Ressamlar Sokağı kurdum. Ressamların sokağa çıkması anlamında bunlar önemli idi. Aynı zamanda " Dünya Ressamlar Günü"'nü dünyaya ben ilan ettim. Şimdi UNESCO'ya da başvurdum ki yaklaşık iki yıl oldu. Oradan haber bekliyorum.


Resim yapmaya ne zaman başladınız? Basamakları nasıl tırmandınız?
Çocukluk yıllarımda resim yapmaya başladım.İlk başlarda parmaklarımla çalışıyor, sokaklarda sergi açıyordum. Sonra bir dergiye reklam vereyim dedim. Bu Ankara'da çıkan dergiye reklam vereyim derken oradan bir haber olduğunu söylediler. Dediler ki büyük gazetecileri çağırdılar bunun için, orada patladı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Ankara'daki sergime geldi ve bu basının yoğun ilgisini çekti. Uzun yıllar Çoban Ressam'a da sadık kaldım ve şu ana kadarda 105 sergi açtım.

Resim yaparken hissettiğiniz duyguları tarif edebilir misiniz?
(Resim yapmak ) öyle enteresan bir olay ki. Bizim uzun yıllardır tecrübelerimizde arttığı için resim yapmak çok büyük bir heyecan. Resim yaparken hissettiğim mutluluğu, paylaşımı anlatamam. Resim yaparken etraftaki insanların en küçük konuşmaları, resim hakkındaki eleştirileri,. Onları da irdeliyorum, karşımdaki doku ile birlikte büyük bir savaş veriyorsun. Yani öyle bir büyük mutluluk ki resim yapmak. Sanatımla girdiğim yolda bana bütün kapılar açıldı. Yoksa ben bir çobandım. Resme başlayınca hayatım değişti. 


Çobanlığın yanı sıra inşaatlarda çalıştınız. İnşaat boyaları ile resimler yaptınız. O günlerden bu günlere gelebileceğinizi hayal edebiliyor muydunuz?
Benim amacım illa bir yere gelmek değildi. Öncelikle içimdeki resim aşkını hayata geçirebilmek için mücadele ettim.  Boyacılık yaparken bir gün kendi kendime dedim ki; ya boyacısın ya da ressamsın. Sonra bir karar aldım dedim ki ben boyacılığı bırakacağım ressamlık yapacağım.Daha sonra çıktığım bu yolda mücadele ettim.  Yaptığım resimlerle, açtığımız sergilerle, çıkışlarımla, barışla ilgili çalışmalarımla  dünya çapında isim yaptım. Sanatın içersine girince barışta geliyor, sevgide geliyor, kardeşlikte geliyor. Başarıda geliyor. Birde ben yapı olarak öyle hırslı değilim. Sanatımda daha çok paylaşımcıyım, yaptığım çalışmaları arkadaşlarımla, toplumla paylaşmak istiyorum. Şimdiye kadar 11.000 tablo ürettim. Bu bütün dünyaya yayıldı, dünya çapında koleksiyoncularda bu tablolara ilgi gösterdi. Amacım çok para kazanmak falan değil. Ben bununla yaşamımı sürdüreyim düşüncesinde oldum.
Bir röportajınızda ben toprak ressamıyım diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Şimdi ben doğa ressamıyım, toprak ressamıyım. Şöyle; ben doğanın içersinde çalışıyorum. İzlenimciyim. Köylere, kasabalara gitmeyi halkın içersine girmeyi çok seviyorum, mutlu oluyorum. O toprakların içersinde oturarak, o boyalarla  tozların , toprağın içersinde içerisinde çalışmak beni mutlu ediyor. Onun için ben toprak ressamıyım.


Devlet sanat ve sanatçısını koruyor mu? Sanat ve sanatçıya destek var mı?
Maalesef hayır. Şimdi, şuan böyle bir şey yok. Bakın mesela ben tek başıma mücadele ettim. Batılı ülkeler sanatçılarını seçmişlerdir ve bu sanatçılarına dünya çapında isim yaptırtmışlardır. O dünya çapındaki sanatçıların eserleri dünya müzelerini zenginleştirdi. Onlara devletleri de  destek vermiştir. Eskiden bizde destek alırdık. Banka koleksiyonları, kamu kurum ve kuruluşları. Mesela bir gün benim sergime İsmet İnönü geldi ve resim satın aldılar. Daha sonra Bülent Ecevit'te geldi. Ki rahmetli Ecevit enteresan bir insandı. Ben kendisine bir tablo hediye etmek istedim. Sanatçıdan hediye alınmaz, satın alınır dedi ve dört tablo Başbakanlığa satın aldı. Sanatçının ekonomik sorunları çok. Eski dönemleri eleştirirken şimdi o dönemleri arar olduk.
Ama maalesef geçmiş dönemde var olan bu destek bugün yok. Bugün hiçbir ses veya destek yok. Bankaların, kamu kurum kuruluşlarının, Belediyelerin sanat eserlerine karşı ödemeleri sıfıra düştü. Bir ülkede sanat ve sanatçıya destek yoksa sıkıntı var demektir. Sanatçının yaşaması için destek olunması gerekiyor. Sanatsız toplum olmaz, toplumda sanatsız olamaz. Bunların dile getirilmesi gerekiyor.


Genç ve imkanı olmayan sanatçılara tavsiyeleriniz nelerdir?
Biz onları çok dinliyoruz. Talebelerimiz var aralarında. Şöyle söylüyorlar; diyorlar ki; biz mücadele verdik ya halkın içinden geldik, aç kaldık, susuz kaldık. Dünyada bir kısım insan böyle yaşamıştır. Bakın bir çok insan amacı uğruna bir çok sıkıntıya katlanmıştır. Batıya da bakın mesela adam aç kalır susuz kalır ama resim yapar. Çünkü bütün hayatı odur. Sanatın doğası budur aslında. Sizin gazetecilikte böyledir. Adam gazetecilikten keyif alır, ölene kadar bırakamaz. O gerçek gazetecidir. Bana da trilyon verseler ben başka iş yapmam yani. Ben mesela Bursa'da evliyim, dedim ki kendi kendime ya boyacısın yada ressamsın. Bir gün sonra karar verdim: ben ressamım, resimle yaşamak istiyorum. Başka bir şey istemiyorum dünyada. Ve ertesi gün ben ev ev koltuğumun altında tablolarım, tablo satmaya başladım. Özetle genç arkadaşlara tavsiyem bu işten keyif aldığınız için yapın. Onun için ressam olarak yaşamak çok önemli. Ressamca yaşayacaklar. Aç kaldım, para kazandım gibi şeylere takılmayacaklar. Resme olan tutkunuz sonrasında bir kişiliğiniz ve imzanız ortaya çıkar. Şimdi gençler resim öğretmeni olalım yeter diyorlar. Resim öğretmeni olmak ayrı ressam olmak ayrı.

Sizde illa şu noktaya çıkacağım gibi hedefiniz, kaygınız var mıydı?
Kişisel olarak bende böyle bir kaygı yoktu. Ama bende şahsen çocukluğumda bir dürtü vardı. Çocukluğumda bir huzursuzluk vardı sanatsal anlamda. Çobanlık yaparken bir dürtü vardı ben hep çobanlık mı yapacağım diye. Daha sonra inşaat boyacılığı yakaladım. O inşaat boyacılığında parmaklarla resim yapmaya başladım. Birde çocukluk dönemimden beri haksızlığa karşı gelen bir insandım. Mesela Paris'e gittiğimde Wan Googh'un mezarında resim yaptım. O ressamların hayatlarında çok acı çektiklerini gördüğümde benim çok zoruma gitti. Kendi kendime dedim ki ben bunu gücüm yettiğince dünyaya anlatacağım. Bunun semeresi de dünya ressamlar günü oldu ve 10 yıldır kutluyoruz. Yani özetle; insan hayatında illa şunu yapacağım dememeli, siz mücadelenizi veririsiniz bu mücadele zaten sizi bir yerlere taşır.


Paris'e neden gittiniz? Sizi oraya götüren sebepler neydi?
Eskiden daha çok heyecan vardı. Sanatçıların hayat hikayesini okurken kendi kendime şunu söyledim; orada acı çeken sanatçıların hikayeleri var. Bunlar oralarda gündeme gelmiş ve bende bu havayı teneffüs etmek üzere oraya gitmek istedim. Bir gün atölyemin bütün malzemelerini satarak Paris'e gittim. Orada 4 yıl kaldım. Aynı zamanda evliyim de. Ki Paris'te resim satmak çok zor bir şey. O zaman Paris'te 200 bin ressam vardı. Gittiğim zaman kendi kendime Çoban! 200.000 ressam Paris'te nasıl yaşıyor? İki üç gün düşündüm. Bir gün Bomartta Saklıgöl'ün kenarında oturmuş kendi kendime resim yaparken aynı resme 5-6 tane müşteri çıktı. Kendi kendime dedim ki; yerinde çalışacaksın. Orada sokakta resim sattım. Bu sokak ressamlığını orada benimsedim.


Anadolu'da binlerce kilometre yol kat ettiniz, bir çok şehir gezdiniz. Sizi en çok etkileyen şehir veya şehirler hangisi oldu?
Ben şöyle bir söz söylemiştim;" Türkiye koleksiyonu hazırladım" eski yıllarda. 7 yıl gezdim Türkiye'yi. Doğunun bu kadar güzel olduğunu bilseydim Paris'e gitmezdim diye bir cümlem oldu ve gazeteler bunu manşet etmişti. Doğunun güzellikleri o kadar zengin ve güçlü ki keşke barış olsa, silahlar sussa inanın bütün dünya buralara gelir. Bunun içinde kardeşliğin olması lazım, çatışmaların artık bitmesi lazım. Ben bunu canı gönülden istiyorum.


Birçok yerde sergi açtınız. Şurada da sergi açsaydım dediğiniz bir yer var mı?
Bu sorunun cevabı olarak; ben Urfa'dan 50 tabloluk bir belgesel hazırlıyorum. Bu 50 tabloluk belgeseli Nevali Hotelde açacağım. Projem bu. Çetin Aslan beyle de görüştüm. Ben bir ressam olarak böyle bir belgesel yapıp Urfa'da sergilemek ve diğer ressam arkadaşlarımızın buraya gelmesine önayak olmak isterim.

Daha önce Urfa'ya geldiniz mi? Urfa izlenimleriniz nelerdir?
Evet geldim. Mehmet Güneş'in milletvekili olduğu dönemde misafiri oldum. . Ki kendisi çok sevdiğim bir nisandır ve aynı zamanda kolleksiyonerimdir. Urfa benim için cennetin şehridir. Bunu içimden gelerek, yüreğimden söylüyorum. Cennet deyince başta Urfa ve Doğu bölgemizin şehirleri geliyor. Buralardaki tarihi dokular çok zengin. Burası barışçıl insanların memleketi. İnsanlar aşk dolu burada. Sevda dolu. Ama bunu kamuoyuna yansıtmak için sanatçıları buraya çekmek lazım, sanat merkezleri oluşturmak lazım. Ben Urfalıların sanatçıya çok değer verdiğini biliyorum. Doğu insanı hep böyle. Ben Van'dan Çatak'a kadar gittim. Ressam olarak o kadar ilgi gördüm ki. Bütün Doğu insanı böyle yani. Ben Doğu'nun ressamlar tarafından yeniden ele alınmasından yanayım.

Bir sanatçı olarak Çözüm Süreci'ne bakış açınız nedir?
Bir ressam olarak çokta siyasetin içersinde değiliz ama isteriz ki ülkemizde barış olsun, kardeşlik olsun, birbirimizi kucaklayalım. Çatışmalar, savaşlar batılı silah tüccarlarının pazarı haline geldi. Neden kavga edelim, neden bir birimizi öteleyelim. Eskiden toplum bu kadar ayrışmamıştı. Ayrımcılık çok tehlikeli bir şey. Buna alet olmamak gerekiyor. Biz neden bir arada geçinemeyelim ki? Biz bunu sanatçı arkadaşlarla bir araya geldiğimizde konuşuyoruz. Biz ressamların arasında hiç ayrım yoktur mesela. Hepimiz kardeşiz. Mesela geçen dünya ressamlar gününü kutladık bir çok ülkeden ressam gelmişti.

Beğendiğiniz ressamlar kim?
Ben bütün ressamları severim ama hayatını bu işe adayan çok önemli. Resim yapanları seviyorum ama bütün hayatını resme adayanlardan yanayım. Fikret Mualla gibi, Van Googh gibi, Gauguin gibi.

Köy hayatı devam ediyor mu?
Maalesef köy hayatı devam etmiyor. Ama ben köylerin, kasabaların içersindeyim. Ve hala köydeki insanlarımızın ağzından çıkan cümlelerin samimiyetini şehirlerde bulamıyorum. Ben bu insanları seviyorum ve hala köylere kasabalara gidiyorum ve arkadaşlarımı da yönlendiriyorum.

Süleyman bey bize zaman ayırdığınız ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Eklemek istedikleriniz?
Bende size teşekkür ediyorum. Gazetenize yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Sanat ve Urfa ile ilgili düşüncelerimizi sanatsever halkımıza yansıttığınız için teşekkür ediyorum.

 

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Geçtiğimiz, hafta, Urfa, Medeniyet, Turizm, Araştırma, Merkezi, (, URFAM)ın, ter
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 18.12.2018
Bugün
- 10°
Çarşamba
- 12°
Perşembe
- 11°
Şanlıurfa

Güncelleme: 18.12.2018
İmsak
05:58
Sabah
07:26
Öğle
12:28
İkindi
14:56
Akşam
17:19
Yatsı
18:40
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı