Haber Detayı
26 Nisan 2017 - Çarşamba 09:53 Bu haber 14913 kez okundu
 
“Nezaket insanın kendisine saygısıdır”
Bu haftaki röportajımızın konuğu İletişim ve Zarafet Uzmanı Gökhan Dumanlı oldu.
Röportaj Haberi


Röportaj: İshak POLAT / ŞUGİŞKAD’ın davetlisi olarak geldiği Urfa’da Nezaket konusunda bir seminer veren Gökhan Dumanlı ’ya Urfa’ya ve Adab-ı Muaşeret kurallarına ilişkin sorularımız ve aldığımız cevaplar…

Öncelikle Urfa’ya hoş geldiniz. Urfa’ya ilişkin izlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Hoş bulduk. Urfa’ya ilk defa geliyorum. Şanlıurfa Girişimci İş Kadınları Derneğinin (ŞUGİŞKAD) davetlisi olarak geldiğimden bu tarafa çok değişik duygular yaşıyorum diyebilirim. Şöyle ki; ŞUGİŞKAD Yöneticilerinin daha havaalanında beni karşılarken göstermiş oldukların nezaket , zarafet, Urfa insanının hanımıyla erkeğiyle ne kadar naif olduğunu hemen belli etmeye yetti arttı bile. Bu tavır insana dokunan ve etkileyen bir tavır. Burada gördüğüm bu tavır Urfa’yı gezerken de devam etti. Bir Zarafet Uzmanı, bir yazar olarak geldiğimden beri ilham doluyum. Peygamberler Şehri diyorlardı ben bunu hissetim. Otel’de şehir manzaralı bir oda rica etmiştim ve kendimi hislerimi yazarken buldum. Özetle ben bu şehirde huzur buldum ve Urfa’nın bir huzur şehri olduğunu söyleyebilirim. Sebebini bilmiyorum ama geldiğimden beri iki gündür içimde bir huzur var. Bu şehirde bulduğum huzur ve maneviyatın peşinden gitmek istiyorum.

  ŞUGİŞKAD’ın  düzenlemiş olduğu ve sizin de konuşmacı olarak katıldığınız seminere ilgiyi nasıl buldunuz?

Öncelikle; Urfa’da girişimci bayanların bir araya gelerek böyle bir STK kurmaları ve Dernek Başkanı Cevahir Asuman Yazmacı hanımefendinin Urfa’nın ilk kadın girimcisinin olduğunu öğrenmek ve ekip arkadaşları ile birlikte başarılı çalışmalara imza attığını görmek beni çok mutlu etti. Bu seminere gelecek olan davetlilerin çok farklı olacağını biliyordum. Bu seminerde bir şirketin çalışanları gibi tek düze değil toplumun her kesiminden insan vardı. Nitekim aldığım tepkiler, gördüğüm bir birinden farklı profiller ve bana sorulan çok farklı sorular beni çok mutlu etti. Böylesi bir yoğun katılım beni çok mutlu etti. Açıkça söylemek gerekirse seminerden önce katılım noktasında bazı tereddütlerim vardı. Ama yoğun katılım ve ilginin seminer boyunca çok yüksek olması beni memnun ettiği gibi Urfalıların nezaket konusunda yüksek değerlere sahip olduğunu da gösterdi.

Sizin uzmanlık alanınız olan eskilerin Adab-ı Muaşeret dediği “ Nezaket Kuralları”nın hayatımızdaki yeri ve önemi nedir? Siz insanlara seminerlerde özetle neyi anlatıyorsunuz?

Nezaket Kuralları hayatımızın var oluş sebeplerinden olup insan yaşamının olmazsa olmazlarındandır. İnsanı  diğer canlılardan ayıran temel unsurlardan bir tanesidir bu kurallar. Nezaket insanın öncelikle kendisine olan saygısıdır. Nazik bir insan kendisine öncelikle kendisine karşı saygı ve sevgi dolu oluyor. Böylesi bir insan da çokta fazla bir çaba sarf etmeden bunu çevresine yansıtıyor. Ve bu öyle bir etki ki halka halka çevresine yansıyor. Bakın bir çok şeye sahip olabiliriz; bilgi, kültür gibi ama bunu nasıl sunacağımızı bilmiyorsak, adabını bilmiyorsak bunun bir kıymeti yok.

Acizane ben de insanlarımıza sahip olduğumuz bilgiyi, kültürü, örf nasıl sunmamız gerektiğini anlatıyorum. Nasıl sunmamız gerektiğini öğrendiğimiz veya hatırladığımız zaman hem özgüvenimiz artıyor hem de etrafımıza yaydığımız samimiyet artıyor.

Batının örnek aldığı Türk- İslam medeniyetinin yoğurduğu bir yaşam tarzından gelen insanlar olarak günümüzde sosyal hayatta ufacık bir olayda bir birimizin gırtlağına yapışan bir toplum haline geldik. Toplum olarak bu hale nasıl geldik? Neyimizi kaybettik?

Bu sorunuz için size çok teşekkür ediyorum. Seminerde de anlattım; toplumumuzun değerleri referans olarak dinimiz İslam’ı, örfümüzü, ane-nelerimizi ve geleneklerimizi esas alır ve bizdeki Adab-ı Muaşeret kuralları yani “ Nezaket Kuralları” buna göre şekillenmiştir. Yine örnekler verdim Avrupalılar Osmanlı’ya heyetler göndererek bizdeki bu güzel kuralları inceleyerek örnek almışlardır. Böylesi bir toplumdan günümüze geldiğimizde kaybettiğimiz bu değerlerin arkasında bir İletişimci, bir Uzman olarak şunu söyleyebilirim; öncelikle bunda nüfus yoğunluğu ve göçlerin çok etkisi var. Nüfus yoğunluğu arttıkça insanlarda biraz bencillik duygusu artmaya başladı. Önce ben ekmeğimi kasadan geçireyim ışıkta önce geçeyim, önce ben, ben  diye diye acayip bir “ benlik” gelişti. Bunun yanı sıra sosyal medyanın yaygınlaşması ve bunun yanlış kullanımı da bunda çok etkili. Artık “ geçmiş olsun”, “Başın sağ olsun” ları sanal medya üzerinden yapmaya başladık. Bu aramızdaki duygusal bağları elimizden aldığı gibi bizi birbirimizden uzaklaştırdığı için artık dışarıda nasıl davranacağımızı unuttuk. Sosyal medya da nasıl göründüğümüzün derdine düştük. Bu etkenlerin yanı sıra bir diğer etki;  TV . TV programlarının bir çoğu maalesef şiddet içerikli. Günümüzde ağır hakaretleri bile dobralık diye gösteren yayınlar var. Hayır efendim bunun adı dobralık değildir. Eleştiri bile yaparken kullanacağınız kelimeler bile özenle seçmeniz gerekir insansak eğer. Bir insanın görgüsü, edebi de böylesi tartışmalarda ortaya çıkar. Bir diğer önemli sebep ise iletişimsizlik. Biz birbirimizi dinlememeye başladık. Bir birimizi anlamak için değil bir birimize cevap vermek için dinliyoruz. Toplumdaki sıkıntılar buradan başlıyor. Ben acizane sebepleri böyle sıralıyorum.

Kapitalizmin bu değerleri yitirmemizde payı nedir?

Sahip olduğumuz bu değerlerimizin yitirilmesinde elbette Kapitalizmin çok payı var. Çünkü hangi marka elbiseyi giyeceğiniz, nasıl lüx bir evde oturacağınız nasıl bir statüde olacağınız gibi bir algı yüklendi insanlara. Para her şeyin çözümü veya para her şeymiş gibi  bir misyon yüklendi insanlara.  Para amaç olunca değerlerde yitip gitti. Halbuki paranın her şey olmadığını görüyoruz. Dünyaya da baktığımızda bunun böyle olmadığını görüyoruz. İnsanı insan eden değerlerin ve itibarın daha önemli olduğuna dair eğitimler dünyanın bir çok ülkesinde artık daha çok rağbet görüyor. Bu da nezaketin, sevginin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor zaten.

İşin uzmanı olarak çözüm önerileriniz nedir?

Belirttiğim gibi; ben aynı zamanda İletişimciyim. Öncelikle kendimize saygımız olacak ve birbirimizi anlamaya çalışacağız. Eğer bir birimizi anlayabilirsek, bireyler olarak gerçek bir iletişim kurabilirsek toplumdaki sıkıntılarımızın bir çoğunu çözebiliriz. Bunun içinde geçmişimize bakmak ve sahip olduğumuz değerleri hatırlamak yeter artar bile. Acizane bende semirmelerimde bu hatırlatmayı yapıyorum zaten.

Zarafet doğuştan mı gelir yoksa eğitimle mi öğrenilir?

Zarafet önce hissetmekten sonra öğrenmekten geçer. İnsan önce bunu hissedecek. Belki bazı insanların fıtratından yani doğuşundan gelebilir ama yaradılıştan gelen şeylerin de bilgi ile buluşması gerekir. Zarafet önce hissetmekten sonra öğrenmekten geçer.

Adab-ı Muaşeret kurallarında ailenin önemi nedir?

Aile çok önemli bir rol modeldir. Eğitim temeli ailede başlar. Görgü zaten görmekten gelir. Bir insan ailesinden ne görürse onu uygular. Aile içerisinde çocuk ne görürse önce onu rol model alıyor ve uyguluyor. Ben bunu hep söylüyorum. Okulda ne eğitim alırsa alsın çocuk önce evinde her şeyi görüyor. Aile toplumu oluşturan en küçük ama en önemli yapı taşıdır. O yüzden saygı ve sevgi aileden başlıyor ve ailenin de yapısının  korunması ve aile değerlerinin nesilden nesile aktarılması gerekiyor.

Gençlere tavsiyeleriniz?

Gençlerimiz önce kendilerini inşa etsinler. Kendi kendilerini geliştirmekten vazgeçmesinler ve kendilerinden güzel bir birey inşa etsinler. Gençlerimiz benim artılarım, eksilerim nedir, farklılıklarım nelerdir bu hayatta nasıl bir adam olmak istiyorum? Un cevaplarını verecekler eğitimlere katılacaklar ve bilgiye sahip olmak değil sahip oldukları bilgiyi nasıl sunacaklarını öğreneceklerdir. Onları bu kadar kalabalıklar içerisinde onları fark edilebilecek tek şey ; sahip oldukları bilgiyi nasıl sunacaklarıdır.

Eklemek istedikleriniz nelerdir ?

Öncelikle  "Sosyal Davranış ve İmaj Yönetimi" semineri vesilesi ile Urfalı kardeşlerimiz ile bir araya gelmemize vesile olan ŞUGİŞKAD Başkanı Cevahir Asuman Yazmacı hanımefendiye ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Huzur şehri Urfa’ya ve bu şehrin nazik insanlarına en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum size de bu hissiyatımı Urfalılara aktardığınız ve gazeteniz sayfalarında bize yer verdiğiniz için ayrıca ve özellikle teşekkür ediyorum.

 Gökhan Dumanlı Kimdir,

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ardından Halkla İlişkiler Yüksek Lisansını tamamladı. Üniversite öğrenimi öncesinde başlayan iş hayatı aralıksız devam etti ve yaklaşık beş yıl halkla ilişkiler alanında çalıştıktan sonra bir süre Berlin’de yaşamaya karar verdi. Almanya dönüşü kendi reklam ajansını kurarak İletişim Danışmanı olarak görev aldı. 2016 yılının Nisan ayında iş hayatının ve sosyal yaşamın inceliklerini etraflıca anlattığı ‘Ve Zarafet’ isimli kitabı raflardaki yerini aldı. Şimdiye kadar yazılı ve görsel basında çalışma alanları ile ilgili onlarca mecrada yer aldı. Bu anlamda Türkiye’de zarafet kavramını kişilerin öncelikler listesine taşımalarında büyük rol oynadı.

 Şu anda kişisel gelişim alanında bireysel ve kurumsal eğitimler vermekte, söyleşi ve seminerleri ile tüm Türkiye’yi dolaşmakta ve çeşitli etkinliklerde konuşmacı olarak yer almaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Bu, haftaki, röportajımızın, konuğu, İletişim, Zarafet, Uzmanı, Gökhan, Dumanlı,
Diğer Fotoğraflar








Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Az Bulutlu
Güncelleme: 17.11.2018
Bugün
- 16°
Pazar
- 17°
Pazartesi
- 17°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.11.2018
İmsak
05:34
Sabah
06:59
Öğle
12:17
İkindi
14:58
Akşam
17:23
Yatsı
18:41
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı