Haber Detayı
04 Ağustos 2016 - Perşembe 09:14 Bu haber 14386 kez okundu
 
“15 Temmuz Türkiye’yi işgal hareketidir”
Dış destekli, FETÖ/PDY örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe kalkışmasını, o gece yaşananları ve FETÖ/PDY’nin kurduğu STK’ları Şanlıurfa STK’ları İnsani Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem ile konuştuk.
Röportaj Haberi


Röportaj:  İshak Polat /  Osman Gerem’e sizin için sorduklarımız ve aldığımız cevaplar…

15 Temmuz gecesi neler yaşadınız? İlk tepkiniz ne oldu? Bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle tüm Türkiye’ye geçmiş olsun diyorum. O gece Türkiye uçurumun kenarından döndü.  O gece böyle bir kalkışmanın olabileceğini hiç kimse tahmin etmiyordu. O geceye gelince; acizane erken kalkmak için erken yatarım. Darbe girişimini öğrenen çocuklarım beni uykundan uyandırdılar “ darbe oluyor” diye. Önce bir şok yaşadım. Kendime gelinceye kadar  her insan gibi bende uzun süre böyle bir şey olabileceğine inanamadım. Daha sonra acele bir şekilde çocuklarımla beraber hemen arabaya binerek meydana indik. O sırada minarelerden sala veriliyordu. ( Ki bu salalar insanımızı hem heyecanlandırdı hem de motive etti. Bundan dolayı Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür ediyorum) Bizde hemen önce Valiliğe yöneldik. Oradan Tugay önüne ve daha sonrasında A Parti İl Başkanlığı önüne gittik. İnsanımız akın akın Tugay önüne ve AK Parti İl Başkanlığının önüne geliyordu. Ve binlerce insan bizden önce gelmişti zaten. Düşünün ki bir sarhoş vatandaşımız motosiklet ile düşe kalka gelmiş. Çocuklar kendisini bir kenara aldı ve niçin geldiğini sorunca; “ Tayyip Baba, Reis çağırdı geldik” ama nereye gidecek, ne yapacak bilmiyor. Düşünün ki bu sarhoş vatandaşımız bile vatanını düşünerek gelmiş. Özetle ilk başlarda hepimiz bir şok ve tereddüt geçirdik. Ama daha sonra her siyasi görüşten vatandaşımız Milli İradeye sahip çıkmak üzere meydanlara indi. Ve iradesine sahip çıktı.

Darbe girişiminin amacı ve perde arkası konusundaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Benim inancıma göre; 15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişimi değil, tamamen Türkiye’yi işgal hareketidir. Şöyle ki; Emperyalist ve Siyonist güçler İslam’ın son kalesi Türkiye’yi ele geçirmek için FETÖ/PDY’yi maşa olarak kullanarak böyle bir işgal hareketine girişmişlerdir.  Eski darbelerde,  mesela 80 darbesinde Evren’in tabiri ile raydan çıkan demokrasiyi rayına oturtmaktı. 28 Şubat sürecinde eksen kayması yaşayan Türkiye’yi eksenine oturtmaktı amaç. Ama 15 Temmuz Türkiye’yi işgal hareketi üzerinde 40 yıl boyunca üzerinde titizlikle çalışılmış, bizden gözüken ve adeta kuzu postuna bürünmüş kurt diyeceğim ama kurdun bile bir asaleti var. Bu kuzu postuna bürünmüş satılmış çakalların masum insanları bombalayacak kadar gözleri dönmüştü ve bunların amacı Türkiye’yi içeriden işgal ederek İsrail’in haya ettiği Arz-ı Mevud’un Türkiye kısmındaki Fırat ve Dicle arasındaki bölgeyi İsrail’e vermekti.

Bunun yanı sıra bu işgal hareketinin bir diğer amacı da şudur; Türkiye İslam Aleminin bir nevi başı durumunda. Bir gövde de el ayak olmadan yaşayabilirsiniz ama baş olmadan yaşayamazsınız. İşte bu Emperyalist ve Siyonist güçler Türkiye’yi işgal ederek İslam alemini de başsız bırakmak istediler. İşte bu çakallar bu emeli gerçekleştirmek için bizden gözüktüler, evlatlarımızı aldılar, paralarımızı aldılar. Ama rahmetlik Erbakan Hocamız hep derdi; evlatlarım bunlar hep Siyonizm’e hizmet ediyor.  Hatta Cumhurbaşkanımızın danışmanı Eşref malkoç’ta bir itirafta bulundu; Erbakan hocamız derdi eğer çocuklarınızı İmam/ Hatipten alıp bu örgüte verirseniz İsrail’e hizmet edersiniz derdi.  Özetle canavarlaştırdıkları çocuklarla sivil ve masum halka ateşe ederek öldürdüler. Hiçbir darbe de böyle bir şey yaşanmadı. Onun için ben buna darbe girişimi değil işgal hareketi diyorum. 

Bu kalkışma olayında Urfa STK’larının tutum ve hareketlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Urfa STK’ları olarak Mısır, Suriye gibi ülkelerdeki Müslümanlar için basın açıklaması, yürüyüş, konferans, gibi çeşitli etkinlikler yaptık. Rabia Meydanında şimdiye kadar bu ülkelerdeki mazlum insanlar için eylemlerde bulunduk.  Ama artık kendi ülkemiz ve vatandaşlarımız için Rabia Meydanında aktivitelerde bulunuyoruz. Ama bu bir halk hareketi olduğu için eylemlerin her hangi bir STK adına değil de Sağcısı, Solcusu, AK Partilisi, MHP’lisi Milli Görüşçüsü ile kısacası her siyasi düşünceden vatandaşımız ile ortak bir yürek olarak bir Milli İradeye sahip çıkmak en doğru karar diye düşündük ve o şekilde hareket ettik ve ediyoruz. Ama şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim biz Rabia Meydanında başka ülkelerdeki mazlum insanlar için gösteriler yaparken kendi ülkemiz ve vatandaşımız için meydanlara döküleceğimiz ve eylemlerde bulunacağımız aklımızın ucuna bile gelmemişti.  O zaman başkaları için yaptığımız gösteriler bizim için bugün önemli bir bilinç oldu.  Bunun yanı sıra Rabia bir kıyam demektir ve Rabia Meydanı da bizim için farklı bir anlam kazandı.

Her siyasi görüşten insanları tek yürek olarak görmek nasıl bir duygu?

Tamamen müthiş bir duygu. Bu bizi oldukça mutlu ediyor. Dün nasıl ki Peşaverli  Abdurrahman ve onun gibi insanlar Hilafet kurtulsun, İstanbul düşmesin diye nasıl hareket ettilerse bugünde insanlar Türkiye için aynı şeyi yaptılar. Bugünkü mesele sadece Recep Tayyip Erdoğan meselesi değildir. Türkiye ve İslam Aleminin başı meselesidir. İşte bundan dolayı bütün siyası görüşten insanlar memleketine sahip çıkmak üzere tek yürek olarak meydanlara indi ve hala sabahlara kadar nöbet tutuyor.

FETÖ/PDY milletin kutsallarını kullanırken bu amaçla yüzlerce STK’da oluşturup kullandı. Bir STK başkanı olarak düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Doğrudur. Bizim bu insanlarla çok fazla bir temasımız olmadı. Şimdi biz STK’yız ve amacımız insanlara Allah Rızası için hizmet etmektir. Bu insanlarla da bu minval üzerine belki temasımız olmuştur ama Erbakan Hocamızın da telkinlerini hiçbir zaman unutmadık ve hep mesafeli durduk. Ama bu yapıya ve STK’larına baktığımız zaman maalesef binlerce saf ve temiz vatandaşımızın o temiz duygularını istismar ettiler. Ben hep şunu düşünür ve söylerdim; en azından bunlar kaportası düzgün insan yetiştirirler ama sonradan anladık ki bunlar kaportası düzgün ajan yetiştirmişler, İsrail’e asker yetiştirmişler.  Peki bunların içinde saf temiz insanımız yok muydu? Evet çok temiz insanlar vardı ve bu insanlar gerçekleri gördükçe bunlardan ellerini ayaklarını çektiler. Bakın; her şey affedilir ama vatan hainliği asla affedilemez. Terörist olup dağa çıkan adamın amacı bellidir ama bunlar bizden gözükerek, kutsallarımızı kullanarak insanımıza ihanet etmişlerdir. Baksanıza adamlar 40 yıldır o kadar sessiz, sedası hareke etmişler ki. Hele hele bu yolda içki içmeyi, zina yapmayı bile mubah görmüşler.

FETÖ/PDY’nin kendi STK’ları aracılığı ile himmet, sadaka, kurban parası gibi topladığı paraları kendi kurdukları ticari işletmelere ve holdinglere kaynak olarak aktardıklarını görüyoruz. Bunlar insanımızın hayırseverliğini ve bağışlarını etkiledi mi?

Hayır. Etkilemedi çünkü insanlarımız bunların gerçek yüzünü görmeye başlamıştı ve gün geçtikçe de bu yüzleri daha da ortaya çıkıyor. Hele hele bu yapının Almanya’daki Deniz Feneri Derneğine yapılan zulmü ve bunu arkasındaki gerçeği görünce aslında bunların neye hizmet ettiklerini daha da iyi anlıyoruz. ( Almanya da faaliyet gösteren Deniz Feneri’nin kapatılma sürecini anlatıyor) Bakın Almanya’daki Deniz Feneri ayrı bir organizasyon olduğu halde Türkiye’deki Deniz Feneri’ni kapatmak istediler ve bu arada da kendi STK’larını devreye koydular. Allah rızası için çalışan insanlara bunu yapanlar onun içindir ki asla iflah olamazlar.

Sizin görev yaptığınız STK’lar  böyle bir baskı ve kuşatmaya, sızmaya maruz kaldı mı?

Hayır. Belki olabilirdi ama Urfa’daki STK’lar güçlü olduğu için belki de böyle bir şeyi göze alamadılar.

FETÖ/PDY’ye bağlı STK’lar Sodes projelerin gibi bir çok kaynağı kullanarak etkinliklerin artırdılar. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Bunlar sistemin her tarafına ahtapot gibi yapışmışlar ve sızmışlar. Biz biliyoruz ki giden iki valimiz bunların adamı çıktı. Ki kendi adamları olmayanları ve itaat etmeyenleri de nasıl bir kumpasa aldıklarını zaten biliyoruz. Bir örnek vermek istiyorum; Suriyeliler için bir okul açmıştık ve çeşitli kurumlardan temsilciler vardı. Buradaki toplantılarda bir baktık ki sürekli onlardan bir adam katılıyor. Dedik ki sen görevli değilsin ne geziyorsun burada. Dedi ki; size yardımcı olmaya çalışıyorum. Atmaya çalışınca da Valilik bünyesinde örgüt üyeleri tarafından korunduğunu gördük. Olayı biraz daha inceleyince bu şerefsizlerin mazlumların sırtından bile rant elde ettiklerin gördük. İşe oradaki okulun temizlik ihalesini, servislerini, güvenliğini satın aldıklarını gördük. Ve biz bu adamı buradan söküp atamadık ve gittiğimiz bütün kapılar yüzümüze kapandı. Ve şunu da biliyorduk ki eğer bu adamları ile çatışırsanız size de kumpas kurarak medyaları aracılığı ile size her türlü iftirayı atacaklardır. Çünkü o kadar güçlüydüler ki yargıdan, polise, ekonomiden medya ya kadar her yerde vardılar. Şunu da belirtmek isterim; hani Cumhurbaşkanımız demişti ya “ ne istediler de vermedik?) bunlar hakim, savcı, general  kısacası her şey oldu memlekette ama bir tek şey olamadılar o da “ adam olamadılar”.

Adam olsalardı Pensilvanya ya ve onun ağababalarına değil kendi vatanlarına hizmet edeler, Cumhurbaşkanlarını öldürmeye kalkışmazlar yüzlerce insanımızın da kanına girmezlerdi.

Bu kalkışmanın İslam alemindeki etkileri nelerdir?

Öyle bir sevinç var ki anlatamam. Çünkü İslam alemi Türkiye’yi bir baş olarak görüyor. Hali ile vatandaşımızın iradesine sahip çıkıp tankları durdurması büyük bir sevinç ile karşılandı ve bütün Müslümanlar Türk kardeşlerine gıpta ile bakıyor Türkiye’nin selameti için dua ediyor. Bakın bir örnek vereyim; Kosova’da kurban organizasyonu için gittiğimiz zaman bir Bektaşi Dergah’ına uğradık ve çay içerken bize bir şe dediler. Dediler ki ;” Bizim başımızı önümüze eğdirmeyin!) Biz bunun anlamını çözmeye çalışırken onlar izah etti. Dediler ki; ne zaman Türkiye aya kalksa biz burada başımız dik geziyoruz. Türkiye ile gurur duyuyoruz. Ama ne zaman Türkiye gerilese biz burada başımız eğik geziyoruz ve üzülüyoruz. Onun için Türkiye’ye sahip çıkın ve bizim başımızı önümüze eğdirmeyin” dediler. Sanırım bu örnek İslam aleminin Türkiye’ye nasıl baktığını gösteriyordur.

Bakın Suriyeli kardeşlerimiz ne diyor biliyor musunuz? Şunu diyorlar; bakın biz Suriye’den gelip size sığındık. Allah razı olsun. bize gönlünüzü açtınız, ekmeğinizi paylaştınız. Türkiye İslam’ın son kalesi eğer burada düşerse siz kime sığınacaksınız? Biz kime sığınacağız? İşte Müslüman kardeşlerimizin Türkiye’ye bakış açısı ve hissiyatları budur.

OHAL ile ilgili düşünceleriniz?

Biz daha önce çok sıkı yönetim ve OHAL gördük  ama bu OHAL farklı. Bakın bu olaylar sırasında ( demokrasi şehidi diyorlar ben katılmıyorum. İnsanımız vatanı, namusu, bayrağı için sokaklara döküldü, tanklara karşı koydu) bir çok vatan şehidi verdik. Dolayısı ile bu OHAL vatanı için şehit vermiş vatandaşlar için değildir. Çakallarla daha etkin mücadele etmek içindir. Bunun yanı sıra ben bu çakallarla mücadele için gerekirse idam cezasının da geri gelmesinden yanayım. Bakın biz OHAL’in farkına bile varmadık bu askerimizin,, polisimizin etkin mücadelesi için getirildi ve gerekliydi de.

Eklemek istedikleriniz nelerdir.

Öncelikle bu röportaj için size ve gazetenize teşekkür ediyorum. Vatan için tanklara karşı çıkan tüm vatandaşlarımızdan Allah razı olsun. Bu uğurda şehit olan kardeşlerimize Rabbim ecirlerini versin, Cenneti ile cemali ile müşerref kılsın. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Şehitlerimiz ölümleri ile ölümü korkutmuştur. Onların şahadeti milyonlarca insanı heyecanlandırdı, onların mücadele azmini kamçıladı.  Şunun da bilinmesini isterim ki; biz şu an halk olarak topyekun ikinci Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Dinimizi, namusumuzu, canımızı, neslimizi taşıyan bu gemiyi batırmak isteyen ( FETÖ demek istemiyorum) münafıkların başı Abdullah İbn Ubeyy b. Selûl dediğimiz bu adamların hareketi bu gemiyi batırmak isterken hepimizin beraber batacağımızın da bilinmesini isterim. Halkımız bilsinler ki bu adamlar başarılı olsaydı hiç kimseye acımayacaklardı diyorum ve bu linçle meydanlarda olmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Çünkü orda bulunmamız bizim dimdik olarak ayakta durduğumuzun mesajını dünyaya vermektedir. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Dış, destekli, FETÖPDY, örgütü, tarafından, 15, Temmuz, 2016, tarihinde, gerçekl
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Az Bulutlu
Güncelleme: 17.11.2018
Bugün
- 16°
Pazar
- 17°
Pazartesi
- 17°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.11.2018
İmsak
05:34
Sabah
06:59
Öğle
12:17
İkindi
14:58
Akşam
17:23
Yatsı
18:41
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı